Bursa
Açık
19.1°
Yüksel Baysal
Yüksel Baysal

Sel felaketinin içinden geçtim!

23 Haziran 2020 Salı, 19:19

Pazar gününü Nuray-Şadi Özdemir ailesinin daveti üzerine Kestel-Alaçam'da geçirdik.

Uludağ'ın eteklerinde dokusu büyük oranda korunmuş bir yer; Bursa'nın cenneti andıran köşesi...

Köye doğru çıktığımızda Uludağ bütün görkemiyle bize bakıyordu.

Yukarı doğru yükseldikçe yeşil örtü arttı, orman çeşitlendi.

Uludağ'ın karlı doruklarında yer yer görünen beyazlıklar, artık ilkbahardan yaz dönemine geçişin habercisi gibiydi.

Bu köy, terleyen insanların güneş ışıklarının yoğunluğundan kaçış mekanı...

Aşağısı sıcaklıktan yanarken, Alaçam sadece püfül püfül esmiyor, serinliği üşütüyor da...

***

Akşam üzerine doğru hava bozmaya başladı.

Önce yağmur yağdı, Uludağ'dan başlayan, Katırlı dağlarında biten harika bir gökkuşağı çıktı.

Ardından gök delindi, aşağıya doğru taş yağdırmaya başladı.

Yağan dolular çatılarda öylesine ses çıkartıyordu ki, gazeteci dostum Yusuf Kayışoğlu ile konuşmak için fiziki mesafemizi ihlal etmek zorunda kaldık.

Hep birlikte, inanılmaz bir dolu sağanağı altında, biraz da üşüyerek çaylarımızı yudumladık.

Dönüş yolunda selin toprakları sürüklediğine tanık olduk.

Bursa Çimento-Gözede arasındaki düzlüğe inince, araç kuyruğunu gördük.

Kayın biraderim Bahadır Soydan'la çıktık, Hüdavendigar suyun oraya doğru yürüdüğümüzde gördüğümüz manzara karşısında dehşete kapıldık.

Tarım arazilerinin olduğu bölgede yeni bir gölet oluşmuştu.

Yol üzerindeki sular diz boyunun çok üstünde, araç geçişine uygun değildi.

Geri döndük, Kazancı yokuşundan, Ümitalan'a inerek, oradan Bursa'ya geldik.

Uzun bir yolculuk oldu.

***

Elbette sel felaketine yapacak bir şey yok.

Ancak, unutmayalım ki, "Doğa bir gün verdiklerini geri alıyor!"

Keşke içinde yaşadığımız, nefes aldığımız toprakları bu kadar hor kullanmasak...

Keşke her yeri betonlaştırmasak...

Keşke ağaçları kesmesek, derelerin önünü tıkamasak...

Sonuç, büyük maddi kayıplar...

İnsanlarımızın denizin, derenin olmadığı şehir ortasında güpe gündüz ölümü...

***

Bu yazının dipnotu: Yoğun yağış sonrasında Ankara ve İstanbul'daki olumsuzlukları diline dolayıp belediye başkanları Mansur Yavaş ve Ekrem İmamoğlu'na saranları ilahi adalet çarptı. Sen 25 yıl bu şehirleri yönet! Doğru düzgün bir altyapı kurma; sonra da yeni seçilen belediye başkanını suçla! Bu arada Bursa'nın başı sağ olsun! Ölenlere rahmet diliyorum.

BURSA'NIN VİCDANI AKADEMİK ODALAR YİNE DOĞRULARI SÖYLEDİ

Bu kentin doğrucu Davut'u, vicdanı akademik odalardır...

Sözü dinlenmese de, söyledikleri dikkate alınmasa da, yaptıkları uyarılar onları hep haklı çıkardı.

Bursa Akademik Odalar yerleşkesinde, TMMOB İl Koodirnasyon Sekreteri Feridun Tetik öncülüğünde sel felaketinin bütün boyutlarını anlatan bir toplantı düzenlendi.

***

Toplantının açılışında Feridun Tetik önemli bir anımsatmada bulundu:

"25 Eylül 2010 tarihinde Jeoloji Mühendisleri Odası Güney Marmara Şubesi basın açıklamasında; Bursa'nın jeolojik yapısı nedeniyle sel ve su taşkınlarına elverişli olduğunu belirterek, doğal afet kaynaklı acı olaylar yaşanmadan gerekli tedbirlerin alınması konusunda yetkilileri uyarmıştır. Aynı basın açıklamasında Jeolojik açıdan Bursa ve civarındaki genç oluşukların geniş alanlar kapladığına dikkati çekilmiştir.

'Bu genç oluşuklar kütle hareketlerine duyarlı, jeolojik birimlerden yani kaya ve zemin gruplarından oluşmaktadır. Bu alanların üzerinde de mühendislik yapıları önemli ölçüde yer almaktadır. Bursa'da topoğrafik, jeolojik ve jeomorfolojik koşullar sel ve taşkın olaylarına elverişli bir ortam sunmaktadır. Bu durum bilinmesine rağmen yerel yönetimlerin bu koşulları dikkate almadan yerleşime göz yummaları olası can ve mal kaybı riskini arttırmaktadır. Bu nedenle belediyeler, İl Özel İdaresi, İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü, Bayındırlık ve İskan Müdürlüğü gibi kurumların acilen Bursa da heyelan, taşkın ve su baskını gibi kuvvetli yer hareketlerine yönelik duyarlılık, tehlike ve risk dağılımını gösteren bölge haritalarını hazırlaması gerekmektedir' denilmiştir."

Bu uyarılara kulak asan oldu mu?

Seçim öncesinde 'şehri sivil toplum örgütleriyle yöneteceğiz, katılımcı yönetim' nutukları atanlar ne yazık ki, bu sese kulak vermedi.

Ve felaket geldi bizi buldu.

***

Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Prof. Dr. Erkan Yaslıoğlu, Meteorloji Odası Bursa Temsilcisi Feryal Bikçici, Mimarlar Odası Başkanı Şirin Rodoplu ile Makine Mühendisleri Odası Başkanı Fikri Düşünceli'nin konuştuğu, Kimya Mühendisleri Odası kurucu başkanı Ali Akça'nın da katkı sunduğu toplantının ayrıntılarını yarınki yazımda aktarağım.

***

Ancak, fizik mesafe ölçüsünde izlediğim toplantıda İKK Sekreteri Tetik'in son sözleri şöyleydi:

"Plansızlığın ve denetimsizliğin sonuçları her yağmurda, lodosta, yangında yaşanan acı deneyimlerden ders çıkarmadığımız ve oluşabilecek yeni afetlere yeterince hazır olmadığımız açıkça ortaya çıkmıştır. Biz TMMOB Bursa İl Koordinasyon Kurulu olarak doğal afetlerden, yangınlardan, depremlerden önce ve sonra yaptığımız uyarıların ve çözüm önerilerinin hiç dikkate alınmadığını maalesef görüyor ve ülkeyi ve kenti yönetenleri bilimin ve bilimsel çalışmanın sonucu ortaya çıkan eksiklikleri ve çözüm önerilerini dikkate almaya, 'Afet sonrası yardım ve yara sarma' politikalarını terk edip, 'Dirençli kentler' sloganından hareketle afetler öncesinde riskleri azaltmak amacıyla çok yönlü önlemler almaya davet ediyoruz."