Bursa
Çok Bulutlu
25.3°
Yüksel Baysal
Yüksel Baysal

Sahte kabadayılar, darbe ve yeni vesayet odakları!

04 Mayıs 2020 Pazartesi, 20:28

Yıllar önce, bir grup arkadaş, cezaevinden çıkan Devlet eski Bakanı Cavit Çağlar'ı Demokrasi ve Uzlaşma Grubu adına Nergis'teki odasında ziyaret etmiştik.

Niyazi Pakyürek, Harun Akın, Sami Bilge, Gıyasettin Bingöl, ekip olarak oradaydık.

Çağlar'ın hiç unutamadığım bir sözü oldu:

"Yükselciğim, Türkiye bir anonim şirkete benzer! Bunun da en büyük hissesi, Türk Silahlı Kuvvetleri'ne aittir" demişti.

28 Şubat sürecinde yaptığım televizyon programları, dönemin askeri yetkilileri tarafından sakıncalı bulunmuş, işten çıkarılmam için yoğun baskılar yapılmıştı.

İnsan Hakları Derneği Başkanı Akın Birdal'ı televizyona çıkardığım gün, dönemin askeri komutanlarından biri aramış, "Biz bunlarla burada savaşıyoruz, sen orada onlara propaganda imkanı veriyorsun" demişti.

Bursa Cumhuriyet Başsavcı vekili (Hala görevde olduğu için ismini veremiyorum) dostum, "Sayın Baysal, gözaltına alınma sürecini de konuştular ama şimdilik işten çıkarılmana kararı verildi" demişti bana...

Kısa süre sonra Olay'daki yetkili Engin Özpınar formaliteleri yerine getirdi, 2001 sonunda işten çıkarıldım (Ben işten çıkarıldığımda Çağlar içerdeydi).

Eski Bakan Çağlar, o benzetmeyle bunu ima etmişti bana...

***

Devir değişti, AK Parti döneminde "askeri vesayet" ortadan kaldırıldı.

Çok da iyi oldu.

Artık hiçbirimiz kuvvet komutanlarının adlarını bilmiyoruz.

Emniyet Genel Müdürü veya SGK Genel Müdürü'nün adlarını bilmediğimiz gibi...

Onlar da bu devletin asli sahipleriymiş gibi davranmaktan vazgeçtiler.

***

Darbe gibi söylemler, aslında iktidar kanadının, oluşan ekonomik sıkıntıları gözden kaçırmak için uydurduğu bahaneler...

Dolar 7 lirayı geçti. 144 bin işletme kapandı. Berber, kuaför salonunda 540 bin çalişan. AVM'lerde 523 bin emekçi işsiz! Kahvehane, yurt ve kantin çalışanları 409 bin... Hiçbir gelirleri yok! Fabrikalar kapalı, küçük esnafı saymıyorum bile! İnsanların yarını karanlık, herkes ekonomik olarak batma noktasında...

Neyin darbe söylemidir böyle?

CHP veya onun destekçilerinin değil darbe yapmak, sokağa çıkma gücü bile yok!

Devletin bütün kurumları, silahlı güçlerin tamamı, AKP-MHP kontrolünde...

Sahte kabadayılar, arkalarındaki bu güce güvenerek, meydan okuyorlar!

CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu'nun her yana çekilebilecek sözleri, darbe iması olmasa da, yanlış bir ifade oldu. "Suyumuzu bulandırdın" diyen sahte kabadayılar aportta bekliyor çünkü!

Ancak Özgür Özel'in sözlerinde bir gram yanlış yok.

Güzel bir örnektir, sonradan hükmü ortadan kaldırılan bir ayet var; "İçkiliyken namaza yaklaşma" diye...

Bu sözlerin en başındaki içkiliyken bölümünü kaldırıp, "Namaza yaklaşma" derseniz, doğruyu mu ifade etmiş olursunuz?

GERÇEK VESAYET NEREDE?

Görünen o ki, Türkiye'de askeri vesayet bitti ama siyasal ve dini vesayet bütün şiddetiyle devam ediyor.

Atılan bir tweet'i paylaştığı için Gazeteci Hakan Aygün Bodrum'da tutuklanmadı mı?

Peki ne dedi Aygün?

A Haber'deki haberin bu bölümünü aynen paylaşmak istiyorum:

"HAKAN AYGÜN'ÜN HAKARET İÇERİKLİ PAYLAŞIMLARI

Sevk yazısında; Hakan Aygün'ün; sosyal paylaşım sitesi Twitter ve Facebook'taki şahsi hesabından, 'Alkol artık haram değil, size helal kıldık', 'Korona Suresi', 'IBAN suresi ayet 1. Ey IBAN edenler... Biz size ayrı bankalardan IBAN Numaraları verdik ki IBAN edesiniz diye, Hiç şüphesiz ki ahiret gününde IBAN edenle IBAN etmeyenler ayrılacaktır!' şeklinde paylaşımda bulunduğu, söz konusu paylaşımlarının TCK 216/1'de düzenlenen suçu oluşturduğu ifade edildi.."

***

Bu ifadeler şık mı, değil elbette... İçinde alkol olan maddeleri temizlik amacıyla kullanmakla içmek arasında fark yok mu?

IBAN'ın yanlışlığını vurgulamak için ille de Ku'ran-ı Kerim'e, ayetlere mi gönderme yapmak gerek?

Ama bütün bunlar bir gazetecinin tutuklanmasını gerektirmez, olsa olsa kınanmasını gerektirir.

Kaldı ki, "Ayet sallayan" adamı bu iktidar büyükelçi yapmadı mı?

Diyeceğim o ki, yeni güç odağı öç almak isteyenler ve Diyanet İşleri Başkanlığı...

İşadamı Çağlar'ın bugün serbest konuşma olanağı olsaydı sanırım, "Yükselciğim, Türkiye bir anonim şirketse yüzde 51'i tek adama ve ona tam destek veren Diyanet İşleri Başkanı'na aittir" derdi.

***

Bu yazının dipnotu: MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin CHP ve darbeye karşı söylemi bir anlamda, "O kızım sana söylüyorum o gelinim sen anla!" gibi okunabilir. Benden uyarması, esas olarak darbeye teşebbüs gücü olanlar (Bunlar kesinlikle CHP'liler değil) MHP'nin bu söylemini dikkate alsınlar!