Bursa
Açık
19.5°
Yüksel Baysal
Yüksel Baysal

Sahte gıdaya İskender'in adını da karıştırdılar!

17 Ocak 2020 Cuma, 23:55

Önceki gün Kapalıçarşı'dan Ulucami'ye doğru çıkıyorum; yol kenarında dizili restoranlardan yükselen et kokusu eşliğinde bağırıyordu çığırtkanlar, "Has Bursa İskender'i, buyurun!" diye...

***

Oysa, biliyoruz ki, İskender o değil!

Dağlarda kekikle beslenen kuzu etinden yapılan, özel dövülmüş sarımsakla çırpılmış yoğurt ve altı pide döşeli, üzerine kızgın tereyağı dökülen müthiş bir lezzet!

Patlıcanı bile çok özel bir şekilde hazırlanıyor; yağın içine batırılıp tabağın kenarına konulmuyor!

***

1867 yılında keşfedilmesinden bu yana İskender lezzetini yakalamak için çok özel ürünler ve çok özel çalışmalar yapıldı.

Bugün artık ünü Türkiye'yi bile aşmış marka haline geldi İskender!

O kadar ki, bugün Türkiye'nin gastronomi haritasında Bursa sadece İskender'le temsil ediliyor.

***

Bu şehre değer katan, bu şehrin gastronomi tarihine adını altın harflerle yazdıran bir isim var:

Yavuz İskenderoğlu..

Ben onu 1990'lı yıllarda Oda restorandan beri tanıyorum.

Kendini geliştirdi, Türkiye'nin dört bir yanına yayıldı; dedesinden kalma İskender kebabını marka yaptı.

Özal, Demirel, Ecevit, Mesut Yılmaz, Kemal Kılıçdaroğlu, Tayyip Erdoğan, aklınıza kim gelirse, hepsine kebap yedirdi.

***

Birkaç gün önce Tarım Bakanlığı, gıdada taklit ve tağşiş yapan firmaları açıkladı.

İçlerinde "İskender Kebap" da var.

İşte Yavuz İskenderoğlu'nun dertli olduğu konu bu!

Onlarca telefon almış, "Bu durum nedir?" diye...

Açtığı yüzlerce davaya rağmen durum değişmemiş, halen sahte gıdalarına İskender adını veren 2 bine yakın işletme olduğunu tahmin ediliyor.

***

Aslında bu mücadelenin, başta Tarım Bakanlığı olmak üzere, yiyecek-içecekle ilgili bütün kamu kurum ve kuruluşlarını ilgilendirmesi lazım.

Ne yazık ki, bu konuda arzu edilen düzeyde bir denetim ve çalışma yok.

***

Dün konuştuğumda Tarım İl Müdürlüğü'ne başvurusundan söz etti.

Bursa İskender adının "Taklit ve Tağşiş" yapanlar arasında anılmasına karşı İskenderoğlu, resmi bir yazı yazarak, "İskender markasının aynı zamanda bir kalite sembolü haline gelmesi ve bir yönüyle de ülkemizi temsil eden değerler arasında bulunması yönü de dikkate alındığında, üçüncü şahısların kalite ve sair şartlara uymaksızın üretim yapmalarına bağlı olarak markanın itibarına zarar verme, ayırt edici niteliğini zedelemesine en somut örnek" olarak bu durumu gösterdi.

İskenderoğlu, marka için "Yaygın ve etkin bir koruma" istedi.

Yavuz İskenderoğlu, konuyu pek çok kez ağırladığı Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'a da götüreceğini söyledi.