Bursa
Parçalı Bulutlu
24.6°
Yüksel Baysal
Yüksel Baysal

Prof. Dr. Tatlıoğlu, neye 'pespayelik' diyerek isyan etti?

20 Nisan 2020 Pazartesi, 18:31

Üyesi olmaktan onur duyduğum bir platformumuz var: Demokrasi ve Uzlaşma Grubu...

Her düşünceyi, toplumsal her rengi içinde barındırmaya çalışan ekibimizde, gurur duyduğumuz iki de vekilimiz var.

İYİ Parti Milletvekili Prof. Dr. İsmail Tatlıoğlu ile AK Parti Bursa Milletvekili Refik Özen...

Yanlış anlaşılmasın, her iki milletvekilimiz, seçimlerden çok önce, hatta ufukta hiç öyle bir şey olacaklarına ihtimal vermeden, bu grubun içindeydiler.

Prof. Dr. İsmail Tatlıoğlu, 2004 yılından bu yana Mudanya'da oturuyor.

TBMM'de çalışmalarını tamamladıktan sonra Ankara'dan Bursa'ya geldi, Mudanya'daki evine yerleşti.

Gelir gelmez de sahile çıkıp gözlem yaptıktan sonra grubumuzda Mudanya sahilindeki rezaletin fotoğraflarını paylaştı.

Ne zamandır bu sorunla boğuşuyor Mudanya ve de Bursa!

2015 yılında "Mudanya'daki kördüğüm nasıl çözülecek?" başlıklı bir yazı kaleme almıştım (Hayri Türkyılmaz'a sallamayı en önemli düşmanlık görevi bilenler bu konuları yazmazlar).

Şöyle başlıyordu yazı:

"Konu Büyükşehir Belediyesi olunca, diller tutuluyor, kalemlerin sivri ucu toprağa gömülüyor, sesler kısılıyor. Ne bir eleştiri yazısı gündeme geliyor ne de bir karşı çıkış... Oysa yerel basının öncelikle görevi, yerel yönetimleri denetlemek, yanlışları dile getirerek, yöneticileri uyarmaktır!"

O dönem Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe'ydi ve bunlar yazılabiliyordu hala...

Aynı yazıda Mudanya Belediye Başkanı Hayri Türkyılmaz'ın sözlerine de yer vermiştim:

"Bir yıldır Mudanya ve Bursa halkı sahillerimizden yararlanamıyor. Esnaf perişan! İlçemiz adeta cezalandırıldı. Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe, 'düğüm çözüldü' dedi, ama tam tersine kördüğüm oldu. Ne zaman ve nasıl biteceği de belli değil!"

İş şöyle başlıyor:

2014 yılında, yani bundan tam 6 yıl önce Yörük İnşaat ihaleyi kazanıyor. Diğer firmalar sonuca itiraz ediyor.

Sonraki gelişmeleri o yazımdan aktarayım:

"Büyükşehir Belediyesi, İdare Mahkemesi'nin verdiği hükme dayanarak 15 Mayıs 2015'te sözleşmenin feshine karar veriyor. Üst mahkemenin kararını beklemeden, 7 Haziran seçimleri öncesinde 'Siyasi reklam için' alelacele işi yeni firmaya veriyor. Belediye işi veriyor ama Danıştay kararı 11 gün sonra Yörük İnşaat lehine çıkıyor. İşin kördüğüm olduğu nokta burada başlıyor. Yeni firma Hidrolik İnşaat da işe başlıyor, ama Danıştay karar verince, o firma da işi durduruyor. Sorun şu, ihale yeniden mi yapılacak? Yapılırsa inşaat ne zaman başlayıp, bitecek? Eski firmaya iş verilecek mi? Hiçbir şey belli değil... Başkan Türkyılmaz'ın dediği gibi 'Yara kangren olmuş durumda...'"

Sonra ne mi oldu?

Sahil bir şekilde bitirildi, ancak Büyükşehir Belediyesi teslim almak istemedi.

Bir süre sonra Mudanya'nın rengine doyum olmaz sahilinde yapılan işlerin foyası döküldü.

Konunun yine takipçisi oldum.

Mudanya Belediye Meclis Üyesi, İnşaat Mühendisi Mustafa Özçelik o tarihte şunları söylemişti:

"Projelendirmeye esas olacak meteorolojik, fiziki, tarihi, yaşamsal değerler gözetilmediği, açılıştan sonraki süreçte yaşananlardan da anlaşılmaktadır. İlk lodosta oturma gruplarının gölgelikleri uçtu. Kısa bir sürede, yürüyüş yollarındaki kaplamalar genleşmeden dolayı deforme olmuş, kabarmış, yer yer kırılmalar oluştu. Paslanmaz korkuluklar paslanmaya yüz tuttu, metal korkuluklar ve oturma gruplarının metal ayakları paslandı. Parapetlerin ve kaplamaların yüzey suyu tahliyeleri yapılmadığından her yağmurda göllenmeler meydana geldi. Sonradan yapılan tahliye delikleri imalatı da bozulmalara neden oldu. Yürüyüş alanlarındaki zemin iyi sıkıştırılmadığından çökmeler nedeni ile farklı malzemelerinin oluşturduğu kot farkından ötürü yürüyüş konforu düştü. Renkli yüzey sertleştirme kullanılan bölgelerin boyalarının renkleri bozuldu."

***

Bu arada Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı değişti; Recep Altepe'nin yerine Alinur Aktaş geldi.

Büyükşehir bundan sonra, ilgili firmaya bazı düzeltmeler yaptırarak işi teslim aldı ama sonuç değişmedi.

Bugün halen Mudanya Belediyesi ile Mütareke binası arasına tehlike işareti olan çitler çekildi. Yüklenici firma ne yaptıysa hepsi bozuldu. Demirler paslandı, yürüyüş yolları çukura battı, tahtalar söküldü. Denizin dalgaları her yana dağıldı.

Özetle Mudanyalı dört yıl beklediği güzelliği göremedi.

Ankara'dan dönen İsmail Hoca, yürüyüş sırasında bu manzaraya tanıklık edince, üzüldü, tepki koydu.

Fotoğrafları grubumuzda paylaştıktan sonrra aradım, görüşlerini aldım:

"Yüreğim acıdı. Dört yıl orası Mudanya'yı mağdur etti; büyük yatırım yapılacak diye... Ortaya ne çıktı? Mezbelelik... Mudanya, aslında Fransa'daki Cannes gibi, Nice gibi bir yer. Henüz Bursa'nın bile tam farkında olmadığı bir değer. Ne kadar pespaye bir durum. Bunun ihalesini yapanın, bunun inşaatını tamamlayanın, bunun kabulünü yapanın hiç mi vicdanı yok? Kamuya yönelik güven ayaklar altına alındı."