Bursa
Açık
18.3°
Yüksel Baysal
Yüksel Baysal

Nihal Atsız ile Sabahattin Ali'nin arkadaşlığı

01 Ocak 2020 Çarşamba, 01:28

Türk milliyetçilerinin "hakkı yenmiş" bir ideologudur Nihat Atsız...

Irkçı-Turancı görüşlerini hiç sakınmadan açıklamış, Tek Parti döneminde baskılarla da karşılamıştır.

Sabahattin Ali'nin yaşam öyküsünün anlatıldığı pek çok yapıtta Nihat Atsız'ın adı bol bol geçer!

Osman Balcıgil'in yazdığı 'yeşil mürekkep" romanının kahramanlarından biridir Nihat Atsız...

28 Kasım 1928 tarihinde Almanya'ya giderken Sabahattin Ali'yi yolcu eden iki kişiden biriydi.

Ancak, süreç içinde Almanya'da Hitler faşizmine karşı çıkan Sabahattin Ali, Türkiye'ye döndüğünde Hitler'i savunan yakın arkadaşı Nihal Atsız'la yollarını ayırdı.

Kitapta anlatıldığı kadarıyla 1933 yılında Edirne'ye edebiyat öğretmeni olarak tayin edilen Atsız, gençleri kışkırtarak, Yahudilerin ibadethanelerine, okullarına, işyerlerine saldırttı.

(Sayfa-151).

***

4 Aralık 1945 tarihinde yine Atsız ve ırkçı-milliyetçi tayfa devletin kışkırtmasıyla sahnedeydi.

Bu kez Zekeriya Sertel'in çıkardığı Tan gazetesi ve matbaası hedef alındı.

O gün Beyoğlu'nda pek çok kitapçı da yağmalandı. Allah Allah nidalarıyla "Komünistler ölüm!" sloganlarıyla Sabahattin Ali'nin çıkardığı "Yeni Dünya" da tahrip edilen yayın organları arasındaydı.

Sonraki süreçte bir kez daha karşı karşıya geldi Nihat Atsız ve Sabahattin Ali...

Bu kez hakaret davası açan Sabahattin Ali'ydi, Atsız az bir ceza da aldı.

Ama Sabahattin Ali ırkçı yayınların hedefi olmaya devam etti.

***

Aslında Sabahattin Ali'yi ülkeden kaçıran iklim buydu.

Yasal yollardan gidemeyeceği için kaçak olarak sınıra gitti, tuzağa düştü, katiller onun sınırda canına kıydı.

41 yaşında en verimli çağında bu ülkenin en büyük yazarlarından biri yok edildi.

Ve halen faili meçhul olarak kalmaya devam ediyor.

SABAHATTİN ALİ'NİN YOLU BURSA'DAN GEÇMİŞTİ

Her kitapta yaşadığım kent Bursa adını görünce heyecanlanırım.

Sabahattin Ali'nin öykülerinde, romanlarında Bursa pek geçmez.

Daha doğrusu bir kez yol üzerinde bir gece kaldığı Orhangazi'yi, oradaki berber dükkanında kendisine anlatılan hikayeyi yazar.

Ancak Osman Balcıgil'in yazdığı "Bir 'Sabahattin Ali' Romanı- yeşil mürekkep" adlı yapıttan öğreniyoruz ki, Almanya'dan eğitimini tamamlayamadan 1930'lu yıllarda dönen Sabahattin Ali'nin ilk tayin yeri Bursa Orhaneli olmuş...

"İstanbul'dan Bursa'ya doğru yelken açmadan önce, yapılacak birkaç önemli işi vardı genç adamın."

(sayfa-54)

"Sabahattin, tahta bavuluyla ayrıldı Cuma günü akşamüstü Pertev'in (ünlü halk bilimci Pertev Naili Boratav) evinden.Hafta sonunu Erenköy'de akrabalarında geçirecek, sonra Bursa'ya doğru yola çıkacaktı."

(Sayfa-58)

"Neyse ki Bursa'da kendine bir öğretmenlik bulmuştu Sabahattin."

(Sayfa-58)

"Pertev'i, Resimli Ay'ı ve Salih amcasını ziyaret etmiş, Bursa'ya ulaşmıştı. Bu sayede cebine öğretmen maaşı girecek, yaz aylarını harçlıksız geçirmeyecekti. Bursa'dayken, Gazi Eğitim Enstitüsü tarafından açılan Almanca yeterlilik sınavını kazandı. Bakanlığın planlamasına göre 1930-31 öğretim döneminde Aydın'da Almanca öğretmenliği yapacaktı. Çabucak gelen yaz tatilinden istifade, arkasına bile bakmadan Bursa'yı geride bırakıp İstanbul'a kaçtı genç adam."

(Sayfa-61)

***

Buradaki ifade ilginç, "Arkasına bile bakmadan bırakıp kaçmak!"

1930'lu yılların Orhaneli'si düşünüldüğünde Edremit'te büyümüş, İstanbul, Almanya'da yaşamış bir yazar için makul bir davranış sanırım.