Bursa
Açık
19.5°
Yüksel Baysal
Yüksel Baysal

Mustafa Kemal Samsun'a giderken!

18 Mayıs 2020 Pazartesi, 18:40

Daha önce de iki kez, Nuri Ulusu'nun "Atatürk'ün Yanı Başında" adlı yapıtından söz etmiştim.

Çankaya Köşkü'nün kütüphanecisi, Mustafa Kemal Atatürk'ün yanında 12 yıl geceli-gündüzlü bulunan Ulusu'nun anıları ancak 2008 yılında gün ışığına çıkabildi.

Bundan dolayı çok yeni ve çok değerli...

Aynı zamanda polis memuru olduğu için başkalarının anılarını değil, kendi gözlemlerini kayda aldığı için önemli...

Babası Bandırma Vapuru'nda çalışan Nuri Ulusu, çocuk denilen yaşta, Atatürk'ün Kurtuluş Savaşı'na başladığı ana tanıklık eden az sayıda insandan biri aynı zamanda...

Annesiyle birlikte babasını ve de Mustafa Kemal Atatürk'ü, Kız Kulesi açıklarında demirleyen Bandırma Vapuru'na yolcu ederken şunları anlatır:

"Sene 1919, 16 Mayıs güneşli bir ilkbahar günü merhum babamın, alelacele eve gelerek anneme, 'Hanım, çamaşırlarımı hazırla, biz Samsun'a Mustafa Kemal Paşa'yı götüreceğiz, dönüşte de yolcu ve yük alarak İstanbul'a dönceğiz' dediği anki heyecanımı unatamam."

***

Mustafa Kemal'in adını Harp Tarihi mecmualarından okuyan, kahramanlıklarını bilen Kayserili Hacı Tevfik Kaptan'nın oğlu Nuri Ulusu, Atatürk'ün elini öper, sonra karaya çıkar.

O anı da şöyle anlatır:

"Bandırma vapuru, Mustafa Kemal'ini, babamı alarak yavaş yavaş gözden kaybolana kadar, ana oğul yaşlı gözlerle sarmaş dolaş, anamın dualarıyla onları, bu büyük kahramanları uğurladık.

Şartlar o kadar aleyhteydi ki... Yurdun dört bir yanı düşmanlar tarafından istila edilmiş, ordular dağıtılmış, kalabilen donanma enterne edilmişti. Boğazlar, kaleler, müstahkem mevkiler yabancı askerlerle işgal edilmiş olan yurdumu bir Mustafa Kemal tek başına nasıl kurtaracaktı?"

İşte o günkü gerçek tablonun ve umutsuzluğun fotoğrafı buydu. "Geldikleri gibi giderler" dedikten 6 ay sonra Mustafa Kemal Atatürk Samsun'a kafasında türlü planlarla gidiyordu.

Yanında 21 kurmayı, sadece 25 er ve erbaş, 8 katip-müşavir vardı.

Elbette Padişah Vahdettin tarafından yetkilendirme belgesi... O belge Mustafa Kemal'e, işgale direnmek için değil, Türklerin milliyetçi, saldırgan (!) tutumlarını engellemek amacıyla verilmişti.

Yine de İngilizler durumdan şüphelenmiş, Mustafa Kemal'in niyetlerini sezmiş olacaklar ki, Bandırma vapurundakiler tedirgindi.

Nuri Ulusu o tedirginliği şöyle anlatır:

"İstanbul'dan Samsun'a kadar köhne Bandırma vapurunun kıç tarafındaki 1. mevki kamaralarının güvertesinde bulunan küçük salonda, başının altına koyduğu yastıkla kanapeye uzanmak suretiyle, gece ve gündüzü geçiren Paşa, düşman tarafından takip edileceği ve hatta geminin batırılacağını hesap ederek hiç uyumamış. Gemi süvarisine daima kıyıyı takip etmek suretiyle seyretmesini, vukuu bulacak saldırıya karşı ise neresi olursa olsun gemiyi baştankara ederek sahile çıkmasının teminini emir vermiş. Nitekim takip edilmiş ama vakit geçtiği için Paşa sağ salim Samsun'a varmış."

***

Bu yazının dipnotu: Kitabı Futbol Federasyonu eski başkanlarından Mustafa Kemal Ulusu derledi. Doğan Kitap'tan yayınlanan bu önemli yapıtın elimde 4. baskısı var. Mustafa Kemal Atatürk'ün gerçek kimliğini, kişiliğini, duruşunu önyargısız okumak isteyenler için bulunmaz bir kaynak.