Bursa
Çok Bulutlu
26.7°
Yüksel Baysal
Yüksel Baysal

Kırcılar bile konkordato ilan etmek zorunda kaldı!

29 Haziran 2020 Pazartesi, 18:07

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ekonomiden sorumlu Bakan Berat Albayrak, pembe tablolar çize-dursun, önemli iş insanları, şirketler zor günler geçirmeye devam ediyor.

En son örnek, Bursa'nın en önemli markalarından biri olan Kırcılar'ın konkordato ilan etmesiydi.

Kırcılar Deri ve Kırcılar Turizm adlı iki şirket için Mustafa ile Hasan Kırcı, geçici olarak borçlularından kurtulmak amacıyla "konkordato" için başvurdu.

YeniDönem gazetesinden Nuri Yavuz'un belirttiğine göre, Ömer Gülmüş başkanlığındaki T.C. Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, Kırcılar'a 3 aylık geçici süre verdi.

Bakmayın siz üç aylık süreye, o büyük olasılıkla 23 aya kadar uzatılacak.

***

Oldum olası bu konkordato işlerinden kıllanırım.

İşin içinde emlak zengini, dünyanın çeşitli yerlerinde ve de Türkiye'nin dört bir yanında mülkü olan Kırcılar olunca biraz olaya kuşkulu yaklaşmakta yarar var.

Mustafa Kırcı'nın şu sözü söylediğini anımsıyorum:

"Nerede bir Kırcı markası görüyorsanız, orası bizim malımızdır. Kira değildir."

***

Böylesine mülk zengini olan Kırcılar'ın bir diğer özelliği, bir dönem FETÖ operasyonu geçirmiş olsa da, AK Parti'ye yakın olmaları...

Öyle olmasa, Bursa'nın orta yerinde, Fomara, Şehreküstü, 15 Temmuz meydanının kenarında o binaya izin verilir miydi?

AK Parti o binada kiracı olmasa, o bina yerinde kalır mıydı?

***

Neyse, olayı biraz araştırınca, ortaya bir fotoğraf çıktı.

Soru şu; konkordato komiseri olarak kim atandı?

Kredi Garanti Fonu (KGF) Bursa Şube Müdürlüğü görevinden emekli Yıldırım Can Arpaçay...

Peki bu Arpaçay ile Kırcı arasında bir ilişki var mı?

RUMELİSİAD'da Kırcı'nın elinden aldığı plaket sayılır mı, bilemem ama tanıştıkları kesin...

Aklımıza soru işaretleri takılmış olsa da, tesadüf deyip geçelim!

Evet, ciddi hiçbir şirket kolay kolay konkordato yoluna başvurmaz ama 23 ay boyunca alacaklıların kapıya dayanmamasını sağlamak da çok önemli bir nefes alma zamanı değil mi?

Haa, Kırcılar bunu hak ediyor mu?

Kuşkusuz, Türkiye'nin önemli markalarından biridir Kırcılar...

Yurt dışında bile mağazaları olan, Antalya, Kuşadası, Kapadokya başta olmak üzere pek çok turizm merkezinde turistlere deri satan Kırcılar'ın batması, bu ülkenin markalarını heba etmesi anlamına da gelir.

Bu da ülkeye zarar verir.

Sanırım piyasalar açıldıktan sonra mülklerin değerinin artacağını düşünen Kırcılar, o mülklerin satışından elde edeceği gelirle borçlarını ödeyebileceklerini hesap ediyorlar.

Umalım ki, konkordatodaki hesapları çarşıya uyar!

***

Bu yazının dipnotu: Ekonomi Gazetecileri Derneği başkanlığı da yapan Nuri Yavuz kardeşim, Demirtaş Organize'de, Sofiteks ile Promaks Konfeksiyon'un da konkordato ilan ettiğini yazdı. Kuşkusuz kendi alanlarında önemli şirketler bunlar ama Kırcılar gibi Bursa markası olmadığı için ben buraya odaklandım.

Bir ülkücünün en son manifestosu

Bursa'nın tanınmış iş adamlarından biridir Mete Tetik...

Eşi Şule Tetik, bir zamanlar ANAP'ın önde gelen isimleri arasındaydı.

Uludağ OSB'de fabrikası olan, bilim, Ar-Ge konusunda kafa patlatan, Türkçü fikirleriyle bilinen Mete Tetik'in ekonomik konularla ilgili gönderdiği mesajı sizinle paylaşmak istiyorum:

"Tek adamdan sisteme geçmek zorundayız; İsveç, Norveç, Damimarka başbakanları 30'lu yaşlarda ha keza bakanlar da...

İthale dayalı ekonomiden hızla vazgeçip üretim ekonomisine geçmeliyiz. Yüzde 10 vergi, yüzde 10 KDV olmalı; küçük esnaftan götürü vergi alınmalı...

Avrupa'yla entegre olacak hiç bir ekonomide açık hesap olamaz o zaman resmi çek olmayan bir çek karşılıksız çıkarsa mahkemeye verilememeli...

Vergi kaçırana 3 faturaya kadar mal bedelinin 10 misli ceza kesilmeli... Dolasıyla kimse faturası olmayan mala sahip çıkamaz. Bunda israr edene hapis cezası gelmeli...

Vatanımızda topraklarımızın yüzde 70'i hala devletin elinde...

Devletimiz en az 5 milyon metrekare ekim alanları oluşturmalı; mısır-arpa-yonca gibi şeyler ekilip hayvancılığa ucuz yem temin edilmeli...

Tarımı büyük ölçeklerde yapmak lazım.

Acil ilaç moleküler biyoloji, organik kimya ve polimer kimyada araştırma laboratuvarları kurulmalı...

Bu işler üniversitelerde değil sanayide olmalı...

7/24 araştırma yapacak şekilde bilim adamlarımızın hayatı film yapılmalı Oktay Sinanoğlu gibi...

Doğal gaz aramalarına büyük destek verilmeli...

***

En büyük problemimiz zeginleşememek...

Milletimizin refahını nasıl artıracağız?

Bu gidişle 14 bin dolar fertbaşı geliri geçmemiz...

Ham madde ihracı ve de katma değeri az mal ihracı bizi umut ettiğimiz yere getiremez.

Almanya'nın ihraç malı kg fiyatı bizimkinin 3.5 katı; zaten gayri milli hasılası da 3.5 katı fazla..."