Bursa
Açık
32.2°
Yüksel Baysal
Yüksel Baysal

Hüseyin Akkuş ile nasıl barıştım?

05 Şubat 2020 Çarşamba, 23:00

Bizim kaderimizdir, siyasetçiyi överken - yaptığı doğruları alkışlarken, iyi oluruz!

Eleştirince bizden kötüsü yoktur.

Hüseyin Akkuş, CHP Bursa İl Başkanlığına ilk aday olduğunda Görükle Belediye Başkanlığı yaptığı dönemde çalıp çırpmadığını, tam tersine para ve aileden kalan arazileri kaybettiğini yazmıştım.

Dahası, 1999 seçimlerinde DSP'den gelen "Çantada keklik" belediye başkanlığı teklifini, "Ben CHP'liyim, başka partiye gitmem" diyerek reddettiğini de anılarımdan çıkarıp kamuoyuna sunmuştum.

***

İl Başkanlığı sırasındaki yanlış uygulamalarını, eksiklerini yazınca 1988'den beri arkadaş olduğumuz, aynı sosyalist gelenekten geldiğimiz Akkuş, selam vermemeye başladı.

***

Sanırım değerli kardeşim Tayfun Çavuşoğlu'nun da teşvikiyle 'enBursa.com'u ziyareti sırasında buzlar çözüldü, barıştık.

Gerçi ben zaten küs değildim.

Kendisi "Yüksel, bana 'örgütte karşılığı yok' diyerek hakaret etti" dese de, bunun bir eleştiri olduğunu buradan bir kez daha ilan etmiş olayım.

***

Gelelim söylediklerine...

31 Mart seçimlerinde özetle "Başarılıyız" dedi.

Gerekçe olarak da, referandum sonuçlarını gösterdi:

"Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi referandumunda yüzde 53 ile evet çıkan Türkiye'de tek büyük il Bursa'ydı. Biz yüzde 47 oy aldık, AKP yüzde 49 ile kazandı. Biz oyumuzu daha önceki yerel seçimlerdeki oran olan yüzde 30'dan 47'e çıkardık."

Bu noktada Hüseyin Akkuş'un bir iddiası daha var:

"Sayın Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu da Bursa'nın başarılı olduğuna inanıyor."

Öyleyse neden çıktığı her televizyon programında "Bursa için üzgünüm, çok umutluydum" cümlelerini kurdu?

***

Gittiği her yerde kendisine sorulan "Nilüfer Belediye Başkan Adaylığı düşündünüz, deftere imza atmadınız" eleştirilerine karşı ilk kez başka bir gerekçe duydum Hüseyin Akkuş'tan:

"Sayın Bozbey, Nilüfer'de kalmak için ısrar etti. Ben de partimi Büyükşehir'de adaysız bırakmamak için göreve hazır olduğumu Genel Başkanım Kemal Kılıçdaroğlu'na söyledim."

Deftere bu nedenle imza atmamışsa, takdire şayan bir durum...

***

Ancak bu bilgiyi dönemin İl Sekreteri Erol Gülmez'e sordum.

Gülmez, "Doğru değil, çünkü ben dahil birkaç arkadaşa, 'Mustafa Bozbey istifa edip İYİ Parti'den aday olabilir. Onun karşısında Özgür Şahin zayıf kalır. Ben aday olacağım' demişti. Şimdi yaptığı yanlışa yeni bir gerekçe bulmaya çalışıyor" yanıtını verdi.

***

Muhabir arkadaşımız Burak Demirci, yeniden seçildiği takdirde Mustafa Bozbey'e bakış açısını sordu.

Akkuş, "Olumsuzluk üzerine siyaset yapmam. Kişisel egolarımızı dışarıda bırakmak lazım... Sayın Bozbey önemli bir figürdür. Bursa'da karşılığı olan insanların birincisidir. Ben böyle bir insanı düşmanlaştırmam" dedi.

***

Hüseyin Akkuş'la birlikte ziyaretimize gelen Dr. Demirhan Aslan, doğrusu, daha gerçekçi değerlendirmelerde bulundu.

Özeleştiri konusunda Akkuş geri atmazken, İl Yönetim Kurulu Üyesi Aslan, "Bozbey ile yeterince koordineli çalışama yapmadık" dedi.

İl Yönetim Kurulu'nun en çok açığa düştüğü Mustafakemalpaşa konusunda ise Başkan Hüseyin Akkuş, Eşref Yıldız, Gürkan Esen ve Hayri Öztetikler'i eleştirirken, "Bu arkadaşlar 'burada CHP ile seçim kazanılamaz. DP ile seçime girelim' dediler. Bunu nasıl açıklayacaklar?" şeklinde karşı eleştiri yöneltti.

***

Bu yazının dip notu: YeniDönem Gazetesi'nden Turgay Akbulut arkadaşımız, "Mustafa Bozbey'e seçimi Akkuş mu kaybettirdi?" sorusuna yanıt aramış yazısında... Sadece Akkuş'u günah keçisi ilan etmek, arkasındaki Orhan Sarıbal-Erkan Aydın'ın yanlış politikalarını es geçmek, Mustafa Bozbey'in isteksiz bir şekilde sürece dahil olması bu sonucu doğurdu. Daha doğrusu, "isteksiz sevişmeden burunsuz bir çocuk doğdu!"