Bursa
Açık
31.5°
Yüksel Baysal
Yüksel Baysal

Denize hapsedilen Bursa'nın kilidini BUDO açtı!

30 Haziran 2020 Salı, 17:44

Tarih boyunca Mudanya'dan ve Gemlik'ten denize açılan Bursa, son yüzyıl içinde adeta kendi sınırları içinde hapsolarak yaşadı. Burnunun ucunda bulunan bu iki ilçeyi görmeyen Bursa halkı ve yöneticileri, sınırlarının bittiği Yalova'ya taşındı durdu uzun yıllar... Tek gidiş gelişli yollarda zaman kaybetti, kazalar yaptı, yaralandı, sakat kaldı, pisi pisine öldü.

Kendine dayatılan ulaşım politikasına boyun eğmesinin bir sonucuydu bu...

Oysa Bursa'nın denizle olan macerası bin yıllara dayanıyor. Bitinya, Roma, Bizans ve Osmanlı dönemlerinde Bursa'da üretilen ürünlerin büyük bölümü Mudanya yoluyla İstanbul'a, oradan da dünyaya gönderiliyordu. Ürünlerin yanı sıra yolcu taşımacılığı da yapılıyordu. Osmanlı döneminde Pereme ve Piyade denilen kayıklarla İstanbul'dan Bursa'ya yolcu taşınabiliyordu. Sonradan çıkan buharlı gemiler sayesinde yolculuk lüks hale gelmeye başladı. Tarih, çeşitli Osmanlı padişahlarının İstanbul'dan Bursa'ya deniz yoluyla geldiğinin kanıtlarıyla dolu... Kimi Saltanat kayığıyla gelmiş, kimi buharlı gemiyle...

AHMET VEFİK PAŞA VE BURSA ULAŞIMI

Modern Bursa'ya giden yolu döşeyen en önemli kişi kuşkusuz Ahmet Vefik Paşa'dır. Sevilay Kaygalak'ın İletişim Yayınları'ndan çıkan 'Kapitalizmin Taşrası' adlı çalışması, bu konuda tarihe önemli notlar düşmektedir.

1855 depreminin ardından Bursa'ya atanan Paşa, Bursa'da bazı caddeleri açan, Gemlik ve Mudanya yollarını düzenleyen çok önemli bir devlet adamıdır. Bursa ile İstanbul arasında ilk deniz ulaşımını düşünen kişi de yine Ahmet Vefik Paşa'dır.

***

1864 yılında İstanbul'a, padişaha yazdığı "tezkirede" Bursa ipeğinin dünya pazarlarına ulaştırılması için vapur seferlerinin başlatılmasını istemiş, hatta Müslüman ve gayrimüslim iş adamlarından bu iş için 7 bin altın toplamıştı. Bu başvurudan kısa bir süre sonra önce Gemlik'ten, 1871 yılında da Mudanya'dan İstanbul'a gemi seferleri başlamış oldu.

Doç. Dr. Cafer Çiftçi'nin 'Mudanya Gümrüğü ve İskelesi' adlı önemli çalışmasında ise 1870 yılında da Fevaid-i Osmaniye Kumpanyası gemilerinin sefer yaptığını yazıyor:

"Bu dönemde her hafta cuma ve salı günleri, İstanbul'dan sabahleyin bir vapurun kalkıp dört beş saatte Mudanya iskelesine gelerek yolcu ve hamulesini çıkardığı görülmektedir. Aynı vapur akşamüzeri Gemlik iskelesine gitmekte, o gece ve ertesi günleri burada ikamet etmekte, pazar ve Perşembe günleri sabahleyin buradan kalkıp iki saatte Mudanya iskelesine gelerek yolcu ve saireyi aldıktan sonra İstanbul'a geri dönmektedir."

Burada şu notu da aktarmadan geçemeyeceğim. 1904 yılında Bursa'dan Fransa'ya ayda iki kez seferler yapılmaya başlandı. Kuşkusuz bu, yük taşımacılığı alanında önemli bir atılımdı. Çünkü İstanbul'u by-pass ederek yapılan bu ticaret Bursa'nın dünyaya açılması için önemli bir adımdı.

VE İLK ADIM ATILIYOR

Balkan savaşlarının hemen öncesinde 1908 devriminin ateşlediği Jön-Türk Hareketinin de etkisiyle Mudanya-İstanbul arasında deniz taşımacılığı yapmak için bir şirket kuruluyor. Osmanlı Seyri Sefain Anonim Şirketi...

Hikayeyi tarihler yazar. İstanbul'da deniz taşımacılığı yapan Şirket-i Hayriye'nin kuruluş düşüncesi Bursa'da atılmıştı. Meşhur, "Bursa Osmanlı'nın dibacesidir" yani başlangıcıdır diyen Keçecizade Fuat Paşa'nın öncülüğünde İstanbul'un deniz taşımacılığını yapacak şirket düşünülmüş ama ne yazık ki aynı tarihte Bursa için küçük bir adım bile atılmamıştı.

Daha sonra bu şirketin Bursa için de taşımacılık yaptığı biliniyor.

Yukarıda sözünü ettiğimiz ve 1911 yılında kurulan Osmanlı Seyri Sefain Anonim Şirketi'nin düşünce babası da hemşerimiz Celal Bayar'dı. Bayar'ın kayınpederinin ağabeyi olan, aynı zamanda Bursa Ticaret ve Sanayi Odası'nın da Meclis Başkanı İnegöllüzade Mehmet Saffet Bey, şehrin tüccarlarını bir araya getirerek şirketin kurulmasına önayak olmuştu. Şirketin ilk vapuru Meserret, hem yük hem de yolcu taşıyordu. O dönemde Bursa'dan İstanbul'a yabancıların vapurlarının yanı sıra Bahriye Nezareti (Denizcilik Bakanlığı) gemileri de yolcu taşıyordu. Ancak, yolcuların büyük çoğunluğu yabancıların vapurlarını tercih ediyordu. Çünkü onlar daha yeni, rahat ve batma tehlikesi daha azdı. Meserret, kısa bir süre de olsa, yolculara güven ve konforu sunmuştu. Celal Bayar'ın İzmir'e gidişinden sonra şirket ortakları arasında baş gösteren anlaşmazlıklar nedeniyle şirket batınca, bu gemi de tarihe karışmıştı.

1920'li yıllarda çeşitli çabalar olduysa da, hiçbiri uzun vadeli olmadı. Üç tarafı denizle çevrili güzel ülkemde ne yazık ki, bir yerden öbür yere gitmek için denizi değil, karayı kullanmaya devam ettik. Öldük, yaralandık, büyük zarar gördük ama kara yolundan vazgeçmedik. Nedense aklımıza bir türlü deniz yolunu kullanmak gelmedi?

İDO İSKELESİ KURULUYOR

Ne zaman ki, Hikmet Şahin 2004 yılında belediye başkanı oldu, İstanbul Deniz Otobüsleri İşletmesi (İDO) ile anlaştı, Güzelyalı/Burgaz'da bir basit iskele yaparak kenti denizle buluşturdu. Ulaşım kaderimiz değişti. Hikmet Şahin'in attığı bu önemli adımı daha sonra daha büyük bir adım takip etti. Büyükşehir Belediye eski Başkanı Recep Altepe, büyük bir risk alarak, bu kez Bursa'yı denizle buluşturmakla kalmadı, adeta denizi Bursa'ya taşıdı. Bursa Deniz Otobüsleri İşletmesi'ni (BUDO) kurarak hem bir Bursa markası yarattı hem de İstanbul'un deniz ulaşımı tekelini kırdı.

***

23 Ocak 2013 Çarşamba günü Bursa açısından tarihi bir gündü. BUDO'nun ilk deniz gezisine katılan birisi olarak, hem o günün onurunu yaşadım hem de çerçeveletilmiş bir şekilde aldığım ilk bileti onurla saklamaya devam ediyorum.

Onun için 23 Ocak 2013, Bursa'nın ulaşım tarihinin yeniden yazıldığı gündür. Artık Bursa'dan İstanbul'a güvenli, rahat, huzurlu bir deniz yolculuğu yapabiliyoruz. Hem de Bursa'nın bir kuruluşuyla...

Bizi yeniden eski günlere döndürmek isteyenleren izin vermeyelim lütfen!

***

Bu yazının dipnotu: Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, BUDO'nun elden çıkarılmayacağını açıkladı. Böylesine önemli bir kuruluşa sahip çıkması Bursa açısından mutluluk verici. Ancak gemilerin satılması, sefer sayılarının azaltılması, CHP'li İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile anlaşmamak için bahaneler üretilmesinin (Mal sahibi olanla görüşmemek ne demek?) nedenlerini de açıklamak zorundadır.