Bursa
Açık
19.1°
Yüksel Baysal
Yüksel Baysal

CHP Mustafakemalpaşa'da kim doğruyu söylüyor?

19 Aralık 2019 Perşembe, 18:51

CHP Bursa-Mustafakemalpaşa ilçe kongresi bitti.

Tandoğan Kuru, seçimi az bir farkla da olsa kazandı. Onca uğraşmasına, bazı mahallelerde delege çıkmamasına karşın aldığı oy 115, rakibi Anıl Cengiz'inki ise 95 oldu.

Ancak bu ilçede de tartışma bitecek gibi görünmüyor.

Tıpkı Osmangazi'de olduğu gibi sanki ortada bir seçim başarısı var, ilçe başkanları yeniden göreve talip oluyorlar, CHP'nin yönetimler tarafından ayarlanmış delegesi de sağduyuyu bir kenara bırakıp, aynı insanları yeniden başarısız olsun diye göreve getiriyor.

CHP Mustafakemalpaşa İlçe kongresine katılım çok azdı..

****

Osmangazi kongresinde İlçe Başkanı Tandoğan Kuru ile karşılamış, söylediklerinin bir kısmını yazmıştım.

"CHP Mustafakemalpaşa'da ortaya çıkan belge" başlıklı o yazıyı okumak isteyenler için burada!)

Demokrat Parti'yi dizayn edip Orhan Alper'i oradan aday çıkarıp, Millet İttifakı'na seçim kaybettirme sürecini konuştuğumuzda orada bulunan DP'nin üçüncü sıra Belediye Meclis adayı Faruk Bayezıt'ı tanık olarak çağırdım.

Aralarında tartıştılar ama anlaşamadılar.

Faruk Bayezıt bu konuşmayı ve süreci köşesine taşıdı:

"Neyse gelelim yerel seçim sürecinde yaşananlara. Sayın Yüksel Baysal bir süredir Mustafakemalpaşa ile ilgili yazılar yazmakta idi. Benimle de yerel seçim sürecini konuşmak istemişti. Bu süreç hakkında anlatacaklarım kongre sürecinde yakışıksız olacağı için sürekli ertelemiştim. Gelin görün ki, Cumartesi günü Osmangazi kongresinde salon önünde Tandoğan Kuru ile Yüksel Baysal konuşurken beni davet ettiklerinde, Tandoğan Kuru'nun o süreci inkar eden, şahsımı da yalancılıkla itham eden sözlerine kadar sustum

Gelelim sürece.

CHP'nin en yanlış işlerinden olan erken aday açıklayıp, sonra da adayları yol ortasında bırakmasına. Orhan Alper ismini aday olarak açıkladı Tandoğan Kuru. AK Parti geçmişi olması sebebiyle ve de Mustafakemalpaşa'ya olan sevgim ile ilk tepkiyi veren ve karşı çıkan ben oldum. Hatta Messenger yazışmalarında Tandoğan Kuru ile bu konuda yaptığım yazışmalar hala durur.

Sonrasında ittifak sonucu Mustafakemalpaşa İYİ Parti'ye bırakılıp, dönemin ilçe başkanı, meclis listesini CHP ilçe yönetimini yok sayıp, seçim kuruluna gününden önce teslim edip ortadan kaybolunca, haksızlığa bir tepki olarak Orhan Alper'in sahada da bir karşılığı olduğunu düşünerek DP Mustafakemalpaşa İlçe Başkanı Sayın Ahmet Kaymaz, İl Başkanı Çağrı Kaplan ve GİK üyesi dostlar ile irtibata geçip DP'nin adaylığını teklif etmeyi kararlaştırdık.

İlk görüşmeyi de Tandoğan Kuru ile yaptım. Aldığım cevap "Meclis listesinde 1. Sıra Orhan Alper olmaz ise KUŞ SİZİNDİR." Tabi Cumartesi günü Tandoğan Kuru'nun ilk inkar ettiği bu oldu. 'Ben öyle bir kelime kullanmadım' dedi. Hiç önemli değil, ben ekşi yemedim karnım ağırsın. Sonrasında Orhan Alper ile çeşitli defalar ilçe başkanı Ahmet Kaymaz ve Tandoğan Kuru bilgisinde 4-5 defa görüştüm. 21 Şubat'a kadar Sayın Alper git-geller yaşadı. Kaldı ki, bu süreçte DP Genel Başkanı Sayın Gültekin Uysal dahi kendisi ile telefon görüşmesi yaptı. Ve 21 Şubat'ta son kararı verip saat 16.40 civarı son anda ilçe seçim kuruluna müracaatı yapıldı. Tabi bir yandan da meclis üyelikleri tekrar yazılması gerekiyordu. DP ilçe teşkilatlarının 1. sıra adayı şahsımdı. Orhan Alper de belediye başkan adaylığını kabul edince ben de DP ilçe başkanı Ahmet Kaymaz'a 'Başkan 'Evraklarım da, yetkim de sende ben gidiyorum' dediğimde; 'Abi gitme, galiba bir şeyler değişecek' dedi. Dediği de oldu. Az sonra Kaymaz, 'Abi gelir misin?' dedi. Adliye binasının karşısındaki bir arzuhalcideyiz. Arkadaki odada. İçeride Orhan Alper, Tandoğan Kuru, Ahmet Kaymaz, Erol Bora, Metin Yılmaz ve ben varım. Tandoğan Kuru 'Abi 1 ve 2 ye Erol Bora ve Metin Yılmaz'ı yazalım. Giderleri karşılayacaklar. Seni de 3'e yazalım. Hem imkanların belli seni üzmemiş olur" dedi. Bende 'Amacımız üzüm yemek, bağcı değil. İsterseniz hiç yazmaya bilirsiniz' dedim ve 'sorun yok' deyip Bursa'ya döndüm. Anlayacağınız gibi Cumartesi günü Yüksel Baysal bunu da sorduğunda, Tandoğan Kuru 'Öyle bir şey dediysem dünyanın en şerefsiz adamıyım" deyip yalanladı. Seçim süreci yaşananlar bunlardı. İlk ağızdan okudunuz. Ha yanımda siyaset ile hiç ilgisi olmayan bir arkadaşım da bunların hepsine birebir şahittir.

Kimse Mustafakemalpaşa seçiminin kaybedilmesini ne şahsıma ne de Tandoğan Kuru'ya bağlamasın. Kapısının önünü süpürsün.

Söz gümüşse, sükut altın'dır denir. Ama sükut etmeyince gerçeklerin ortaya çıkma zorunluluğu vardır. Söylediğinin arkasında durmak bir erdemdir

Siyaseti kişilerle uğraşarak yapmak yöneticilik değildir. 78.792 seçmeni olan bir bölgede bin küsur üye ile kongreye gidiyorsan, kusuru başkasında değil kendinde arayacaksın.

Yazının son sözü. Madem Faruk Bayezit 21 Şubat'a kadar olanlar ile ilgili yalan söylüyor, 21 Şubat'ta adliye binasının karşısındaki arzuhalcide sen neden vardın Tandoğan Kuru?"