Bursa
Açık
19.1°
Yüksel Baysal
Yüksel Baysal

Bursa'ya bu ihanet yapılmamalı!

29 Nisan 2020 Çarşamba, 22:39

Hemen herkesin geçip gittiği Şehreküstü Meydanı'nda Bursa Müftülüğü'ne ait binanın yerine yeni inşaat başlamasına ilişkin haber bomba gibi patladı.

Çok sayıda mesaj aldım, bazı telefon görüşmeleri yaptım.

CHP Bursa İl Başkanı İsmet Karaca, olayın üzerinde durdu, gerekli incelemeleri yapacağını ifade etti.

Çok şükür ki, sadece belirli bir kesimden değil, muhafazakar-dindar dostlardan da yoğun tepki geldi.

Örneğin Bursa Düşünce Kulübü Başkanı Ercan Yakut aradı, orada bina yapılmasının çok yanlış olduğunu, gerekli araştırmaları yaptıktan sonra konuyla ilgili açıklama yapacaklarını söyledi.

O meydanın genişlemesi için yaşadığı yerin kamulaştırılmasına ses çıkarmayan Ahmet Sevinç, DYP Nilüfer eski İlçe Başkanı Ömer Seymen meydana inşaat yapılmasına tepki koydular.

İstanbul Caddesi Sanayicileri ve İşadamları Derneği Başkanı Yakup Altunöz de mesajında şunları söyledi:

"Değerli Yüksel Bey arkadaşım, Bursa İl Müftülüğü ile alakalı yazını dikkatlice okudum ve görüşlerinize de aynen katıldım. 62 yıldır Bursa'da yaşayan bir iş insanı olarak, birçok icraatın subjektif kararlar ile ifa edildiğini gördüm ve sayısız, bu gelişi güzel uygulamalar ile Bursa'mızı perişan hale getirdik."

İsmini açıklamak istemeyen ama iktidara yakın dostlar bu işten ötürü üzüntü duyduklarını söylediler.

Ortak temennileri şuydu:

"Diyanet Vakfı ve Bursa Müftülüğü bu şehre bu ihanete etmemeli!"

***

Bu yazının dipnotu: Bursa Büyükşehir eski Belediye Başkanı Recep Altepe acaba bu konuda ne düşünüyor? Yüreği yanıyor mu?

ALİNUR AKTAŞ'IN YAPTIĞI YANLIŞ

Bazı arkadaşlar nemalandıkları için olsa gerek, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş'ın Ulu Cami'de program yapmasını eleştirenleri eleştirdiler.

Anlıyorum ekmek kapılarıdır ama bu kadar ortaya atılmalarına gerek var mı?

Demezler mi adama, "Davula vurdum, zurnadan ses geldi!

***

Başkan Alinur Aktaş'ın yaptığı nereden baksan yanlış, nasıl baksan yanlış!

Evet ortada ayakkabı yok; olması da düşünülemez (camiye terlikle girilmesinin doğruluğunu, yanlışlığını okuyucuya bırakıyorum).

Ancak Başkan Aktaş'ın cami içinden yayın yapması başka yetkililer için de benzer hak doğurmaz mı?

***

Şöyle düşünelim, Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem, Kuba Camisi'nde bir televizyon söyleşisi yapsa, onu da kendi belediye sitesinden yayınlamış olsa, acep bu arkadaşlar ne derdi?

Müftülük zaten izin vermezdi ama oldu da hoca inisiyatif kullandı; o hocanın başına neler gelmezdi?

Galiba yapılan işin yanlış olduğunu anlayan Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, sonraki akşam yaptığı yayınların tamamını camilerin içinden değil, bahçelerinden gerçekleştirdi.

***

Konuyla ilgili konuştuğum CHP Bursa İl Başkanı İsmet Karaca, yapılan bazı eleştirilere karşı şunları söyledi:

"Ben camiye giderim gitmem, onu sorgulamak kimsenin haddi değil! Kilisede benzer bir sunum yapılsa, ona da karşı çıkarım. Aldıkları reklamın hakkını vermek için yazıyorlar. Herkesin inancına saygılıyız. Herkes elini vicdanına koysun, yapılan iş doğru mu, yanlış mı? Yapılan işlem doğruysa, neden bir gün sonra Muradiye Camisi'nin bahçesinde program yapıldı? Hatta bir sonraki gün de bu kez Yeşil Cami'nin önünde program yapıldı. Camiler kapalı, insanlar giremiyor ama siz gidip ibadet yerini stüdyoya dönüştürüyorsunuz! Gerek var mıydı bu gösteriye?"

***

Bu arada entelektüel derinliğiyle tanıdığımız AK Parti Bursa İl Başkanı Ayhan Salman'ın eleştirisinin sıradan olduğunu belirtmeliyim.

Acaba CHP Bursa İl Başkanı İsmet Karaca'nın camiye gidip gitmediği konusunda bir test mi yaptırdı?

***

Bu yazının dipnotu: İmam-ı Azam Ebu Hanife, "Sultan sofrasına oturan alimin fetvasına itibar edilmez" demiş ya, ben de "Güç sahiplerinin artıklarından beslenen gazetecinin (!) yazısına itibar edilmez" diyorum..