Bursa
Açık
32.3°
Yüksel Baysal
Yüksel Baysal

Bursa'nın başyapıtı Yeşil Cami'ye Nobel ödülü!

23 Aralık 2019 Pazartesi, 23:25

İş insanı dediğin İrfan Demirdüzen gibi olur.

Vatandaştan araziyi toplayıp, sanayi arsasına dönüştürdükten sonra satana rantçı denir; sanayici değil!

İlkokul bitirmemiş kişi bile döndürebilir bu fırıldakları!

***

Peki, ne yapmış İrfan Demirdüzen?

Yurt dışından gelen konuklarını gezdirdiği Yeşil Cami için yeterli kaynak olmadığını düşünerek koca bir kitabın oluşumunu sağlamış...

Başta Prof. Dr. Yusuf Oğuzoğlu olmak üzere, kültür, sanat, bilim insanlarını bu konu etrafında bir araya getirmiş...

Ortaya "Bursa Yeşil Cami" adıyla harika bir yapıt çıkmış...

Hem Türkçe, hem İngilizce...

Hem bol fotoğraflı hem de uzman anlatımlarıyla Yeşil Cami'nin öyküsü...

***

Geçtiğimiz hafta sonu, Yusuf Oğuzoğlu'nun çağrısıyla Mudanya-Montania Otel'de kitabın tanıtım toplantısına katıldım.

Bu buluşma kitap tanıtımından daha çok, yapıta emek verenlerin paneli gibi oldu.

Yazarların her biri kürsüye çıktı, yazdığı makaleyle ilgili kısaca bilgi verdi.

İlk söz alan Prof. Dr. Yusuf Oğuzoğlu, Yeşil Cami'nin yapılış tarihini anlattı. İki yaratıcısı var bu caminin, Padişah Çelebi Mehmet ile daha sonra gözlerine mil çekilen Hacı İvaz Paşa...

1419 yılında inşaatına başlanan cami, 1421 yılında bitirildi.

Oğuzoğlu, Osmanlı'nın o dönemi ve Hacı İvaz Paşa'nın yaşam öyküsünü kitapta ayrıntılı bir şekilde aktardı.

***

ÇEKÜL Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi, Mimar Mithat Kırayoğlu da, tarihsel süreçte Osmanlı mimarisinin başlangıcının Bursa olduğunu ifade ederek, şunları söyledi:

"Fiziki mekân Bursa'dır. Evler, mahalle ve sokaklar, cami ve medreseler Bursa'da belirlenmiştir. Osmanlı, çarşı yapmasını da Bursa'da öğrenmiştir. Selçuklu camileri çok kubbeli camilerdir. Yıldırım Külliyesi ve camisi farklıdır. Yeşil Cami anıtsal yapı ve camilerde bir duraktır. Timur'un ordusundan, Moğol saldırısından kaçan sanatkârlar Yeşil Camii'nde buluştular. Tezyinatıyla büyük bir eserdir."

Yeşil Cami'yi yapan Hacı İvaz Paşa, ama yeniden kazandıran ismin Ahmet Vefik Paşa olduğunu kaç kişi biliyor acaba?

Adına "Küçük Kıyamet" denilen 1855 depreminden sonra Bursa'ya Anadolu Sağ Kol Ciheti olarak gelen Ahmet Vefik Efendi, 1863 Mart'ından 1864 Eylül'üne kadar Bursa'da görev yapmıştı.

Ahmet Vefik Efendi, 1855 depreminde büyük zarar gören Yeşil Cami'nin çatlak kubbesini Fransız mimar getirterek tamir ettirmişti.

Doç. Dr. İsmail Yaşayanlar bu tamirat işini yazarken Ahmet Vefik Paşa'nın Fransız mimar Leon Parville'yi çağırdığını, yıkılmak üzere olan kubbenin demir çemberlerle çevrildikten sonra arasına sıvı çimento akıtılarak kurtarıldığının altını çizer.

***

Dilek Yıldız Karakaş da, genel olarak Yeşil Külliye, özel olarak da Yeşil Cami'yi temel alarak yapılan yağlı boya tabloları anlattı.

Türk müzeciliğinin kurucusu Osman Hamdi'nin, kamuoyunda daha çok "Kaplumbağa Terbiyecisi" diye bilinen "Kaplumbağalı Adam" tablosunun Yeşil Cami'nin içini yansıttığı bilinir de, "Mihrap Önünde Kuran Okuyan Adam" tablosu ile 1890 "Yeşil Cami'de Kuran Dersi" çok bilinmez!

Diyeceğim o ki, Yeşil Cami, mimari anlamda Osmanlı'nın en önemli eserlerinden biri kabul edilirken, aynı zamanda pek çok ressama ilham kaynağı olmuş, bir şaheserdir!

YEŞİL CAMİ'YE NOBEL ÖDÜLÜ!

Kitabın tanıtım toplantısında aktarılanlar böyleydi, ama Yeşil Cami ile ilgili benim de söyleyeceklerim var.

Yeşil Cami deyince akla gelen isimlerden biri de ünlü yazar Andre Gide...

1914 yılında Bursa'yı ziyaret eden Nobel ödüllü Yazar Gide, Yeşil Cami'ye hayran kalmıştı.

'Yansımalar' adlı yapıtında 'Türkiye Gezisi' adlı bölümde Bursa ve İznik ziyaretlerini anlatırken, Yeşil Cami'ye özel bir bölüm ayırmıştı:

"Ayaklarımın ucunda nurlu bir sükunun hüküm sürdüğü Bursa'nın yeşili... Her yerde bir durgunluk, bir sessizlik... Hava tarife sığmaz bir berraklıkta; gökyüzü düşüncem gibi aydın. Ne olur? Her şeye yeniden başlasam ve yeni zahmetlere katlansam! Heyecanın bir süt gibi süzüldüğü hücrelerde bu nefis yumuşaklığı bayıla bayıla duysam. Çamların gölgesinde, derin bahçeleriyle nazlı bir gül, saflık gülü olan Bursa, gençliğimde seni görmemiş, tanımamış olmam ne talihsizlik?"

(Yardımcı Doç. Dr. Fuat Boyacıoğlu).

Bu izlenimlerden sonra Yeşil Cami'nin içini de şöyle betimlemişti Andre Gide:

"Dinlenme, aydınlığa dalma, denge yeri, kutsal gök mavisi, kırışıksız gök mavisi, zihnin yetkin sağlığına kavuştuğu yer... Enfes, bir tanrı yerleşmiş senin içine ey cami. Sivri kemerin silmesinin ortasında ve onu kırarak, bu çakışma ve sevgi yerinde rahatlayan, çatışmaya ara verip dinlenmeye soyunan iki eğrinin tam kesişmeleri gereken bu gizli, etkin yerde insanlara öğüt veren ve bu yassı taşın manevi asılışını sağlayan o tanrıdır. Ey ince gülümseyiş! Parça aralıkları tam kıvamında ayarlı kemer! Karşılarında ne kadar da rahatça kuruluyorsun zihnimin zarif inceliği! Uzun süre bu kutsal mekânda derin derin düşündüm ve sonunda anladım ki ibadetlerimizi bekleyen kusur bulma tanrısı buradadır ve bizi arınmaya çağırmaktadır."

Yeşil Cami'nin içinin anlatıldığı bölümü çok beğenen, önceki dönem Bursa Büyükşehir Belediyesi Basın Müdürü Saffet Yılmaz, yazıyı tabela haline getirerek, caminin önüne koymuştu.

Ancak bir süre sonra cemaatten itiraz geldiği gerekçesiyle Recep Altepe'nin emriyle tabela oradan kaldırılmıştı.

Yobazlar, Nobel ödüllü bir yazarın, bu satırlarının orada konulmasını, "Gavurun bizi övmesi doğru değil" diyerek itiraz etmişlerdi.

Bursa'yı yönetenler de ne yazık ki, bu mahalle baskısına boyun eğmişti.

***

Galiba şimdi tam sırası?

Bursa'nın en önemli mimari eserlerinden bir olan Yeşil Cami'yi bu kadar iyi anlatan Nobel ödüllü yazarın yazdıkları Türkçe ve İngilizce olarak oraya konulmalı...

Bu yazının dip notu: İrfan Demirdüzen'in çektiği fotoğrafların yer aldığı yapıtta, yukarıda saydığım isimlerden başka, Zerren Tanındı, Filiz Yenişehirlioğlu, Burcu Kurt, Fatih Alper Taşbaş'ın yazıları var. İngilizceye Cüneyt Avşar çevirdi, Carol Stevens Yürür İngilizce editörlüğünü yaptı.