Bursa
Parçalı Bulutlu
21.9°
Selahattin Adıgüzeller
Selahattin Adıgüzeller
sadiguzeller@gmail.com

TMSF günlerinde Olay

19 Haziran 2020 Cuma, 19:54

Bizim enBursa.com sitesi, temiz ve dürüst habercilik adına yerel medyada cesaretli bir girişimde bulundu.

Arı kovanına çomak soktu da diyebiliriz!

Özellikle OLAY Medya'nın TMSF dönemindeki yönetimine ait belgeli iddiaları, sizler gibi okudukça şaşırıyor ve hayret ediyorum...

Çünkü o dönem ben de OLAY Gazetesi'nde yazıyordum.

Cavit Çağlar'ın konu açıldıkça "kan kustuk, kızılcık şerbeti içtik" dediği o yıllarda, neler neler olmuş meğer...

***

Medyada sohbet ederken, enBursa.com Genel Yayın Yönetmeni Esat Kaplan, "Kim bilir sen de nelere tanık olmuşsundur o dönem" diye takılınca, güldüm:

"Benim tanık olduğum olayları anlatsam kitap olur! Fakat benimkiler belgeli değil esprili!"

Yalan da değil hani...

Örneğin;

TMSF ilk el koyduğunda, "Biz şimdi devlet memuru mu olduk? Yandaş medya mı?" diye birbirine saf saf soran arkadaşları...

Yemekhanedeki küçük akvaryumu da demirbaşlara kaydetmeye çalışan TMSF görevlisine, "Hoop hemşerim! O akvaryum ve içindeki Japon balıkları benim, Cavit Bey'in değil!" diye diklenen Çaycı Mustafa'yı unutmak mümkün mü?

***

Atanan yönetimin ne kadar Atatürkçü olduklarını, medya çalışanlarına göstermek için ikinci katın girişine dev Atatürk çerçevesi asmalarını...

Yönetimle birlikte Cuma namazlarına gidenlerin, mescide inenlerin sayısındaki gözle görülür artışı...

Bayram öncesi hediye dağıtılan kahve ve madlen çikolataları almayanların fişlenmesini...

Ahmet Emin Yılmaz abimin yazılarına son verilmesini...

İsmail Kemankaş'ın başlattığı sendikalaşma çalışmalarını unutmak mümkün değil!

Hiç unutmuyorum...

Medyaya çay ve kahve makineleri koyma tehditlerine rağmen bizim katın çaycısı Cevriye Hanım'ı sendikaya girmekten vazgeçirememişti yönetim.

***

TMSF yönetimine yalakalık olsun diye odalarındaki duvarlardan Cavit Bey'in ve rahmetli Şükrü Şankaya'nın fotoğraflarını indirenler de kolay kolay unutulmaz!

Bir defasında İstanbul'dan gelen TMSF yöneticilerinden biri benim odadaki fotoğrafa da "modası geçmiş fotoğrafları kaldır artık" diye takılmıştı.

"Bazı fotoğraflar klasiktir, modası geçmez" deyince çok bozulmuş, kahvesini içmeden kalkmıştı yönetici.

Bu diyaloğa tanık olan yazar arkadaşlar, "Veda yazını yaz! Masanı topla, birazdan kovulma tebligatın gelir" esprisi yaparak korkutmuşlardı beni.

***

O gün kovulmadım ama birkaç gün sonra rahmetli Semih Pala'yı köşemde yazdığım için az daha kovuluyordum...

Kovsaydılar haklıydılar...

O günlerde rahmetli Pala, her gün sosyal medyadan OLAY'ın TMSF yöneticilerini eleştiriyor, şikâyet ediyor, aldıkları maaşlarını bile sorguluyordu çünkü...

Genel Müdür Yardımcısı Nezir Asaroğlu'nun Pensilvanya ziyareti dönüşü, izlenimlerini medyada bizlere anlatırken gözlerinin nasıl dolduğunu, sesinin titrediğini unutmak da hiç kolay değil!

Bu arada;

Emeklilik dönüşü, bana yeniden 212'li sözleşme yaptırarak sürekli basın kartı almama vesile olmasını da unutamam elbette.

***

Hemen her gün "TMSF ile anlaşma tamam. Cavit Bey geri dönüyor" umudu ve "Medya üç gün sonra ihaleye çıkıyor, satılıyoruz" söylentileri arasında habercilik yapıyor, köşe yazıyorduk...

Bu psikoloji unutulur mu hiç?

Fakat...

TMSF döneminde unutulmazlar TOP-10'u yap deseniz, ilk sıraya, TMSF yönetime el koyduktan sonra ziyaret ettiğimiz Çağlar'ın şu sözlerini koyarım:

"Moralinizi sakın bozmayın çocuklar! Kaleyi terk etmeyin! Benim devlete borcum yok aksine alacaklıyım! Er ya da geç medyayı geri alacağız! Bu bir siyasi operasyondur!"

Zaman onu haklı çıkardı.