Bursa
Açık
30.7°
Selahattin Adıgüzeller
Selahattin Adıgüzeller
sadiguzeller@gmail.com

Özlüce'de salyangoz satanlar!

01 Şubat 2020 Cumartesi, 22:31

Aslında yazımın başlığı, "Müslüman mahallesinde salyangoz satanlar" da olabilirdi.

Yazacağım olay Nilüfer ilçemizin en gözde mahallesi Özlüce'de geçtiği için değiştirdim.

***

Hafta içi...

Okul tatili için Eskişehir'den gelen kızım, sürekli görüştüğü Bursa'daki iki lise arkadaşıyla Özlüce'de buluşmuşlar...

Tam hangi kafeye gidelim diye aralarında konuşurken, birden iki kadın turist yaklaşmış yanlarına...

Esmer tenli ve çekik gözlü turistler, bizim kızlara önce İngilizce, "bölgede kilise var mı?" diye sormuşlar.

Olmadığını söylediklerinde, bu kez Türkçe konuşarak, Hz. İsa'yı anlatmaya başlamışlar...

***

Hem de nefes almadan adeta papağan gibi hiç durmadan konuşarak İsa'nın doğumundan, çarmıha gerilişine kadar öyle bir anlatıyorlar, Hristiyanlığı övüyorlarmış ki, kızlar ne yapacaklarını şaşırmışlar.

Turist diye saygısızlık da yapmak istememişler fakat ülkemizi, kentimizi gezmek, görmek amacıyla değil misyonerlik faaliyeti için geldiklerini anlamışlar tabii...

Gitmeye ve susmaya niyetleri olmadığı görünce de, bu kez bizim kızlar Müslüman olduklarını belirterek, başlamışlar İslamiyet'in güzelliklerini, peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa'yı (S.A) anlatmaya...

Bunun üzerine anında uzaklaşmış o iki turist görünümlü misyoner kadın, bir anda kaybolmuşlar ortalıktan.

***

Kızım evde bu yaşadıklarını anlatınca sinirim zıpladı yerinden...

"Bu kadar çok konuşturmasaydınız ve yaklaştırmasaydınız yanınıza, bu tipler misyonerlik yapmakla kalmaz, Corona virüsü bile bulaştırır insana" dedim...

Şu cesarete bakar mısınız?

Sen Bursa'ya gel, Özlüce'nin göbeğinde, gençlerimizin yolunu çevirip Hristiyanlık propagandası yap!

Şu an kim bilir kaç kişi var böyle, kentimizde ve ülkemizde, gençlerimiz peşinde dolaşıp, zehirlemeye çalışan?

Onları yakalayıp sattıkları salyangozları yedirmeden göndermemeli ülkelerine!

Başka türlü bitmezler!

ADNAN ALP'İN ARDINDAN...

İki üç ay kadar önceydi...

Setbaşı, Ünlü Cadde'de karşılaşmıştık...

Yolun ortasındaki bankların birinde oturup, sohbet etmiştik, soğuk havaya rağmen...

Ben ona sağlığının ne durumda olduğunu sordukça, o bana Bursaspor'u anlatıyordu.

Tek derdi ve ilacı yeşil-beyazdı!

Fiziki açıdan solgun görünse de morali yerindeydi.

Üzerinde eşofmanları, başında hiç eksik etmediği şapkası vardı. Huzur turuna çıkmış...

Aynı gazetelerde hiç çalışmasak da, stadyumdaki basın tribününde karşılaştığımızda kırk yıllık dost gibi sohbet ederdik.

Özellikle Ali Ay'ın başkanlığı döneminde Bursaspor'da yapılan, takımın ligden düşmesine vesile olan yönetimsel yanlışları, korkusuzca yazdı, TV ekranlarında söyledi.

Kalemi de, dili de sivriydi ama düzdü. Bu yüzden hastaneye tedavi olmaktan daha çok mahkemelere savunma vermeye koştu.

Son günlerde, hastalığının ilerlediğine dair haberler alıyordum.

Ölüm haberine üzüldüm. Çok sevdiği Bursaspor'un tekrar Süper Lig'e çıktığını görmesini isterdim.

Mekânın cennet olsun Adnan Alp!