Bursa
Açık
31.6°
Selahattin Adıgüzeller
Selahattin Adıgüzeller
sadiguzeller@gmail.com

Lupus ile Eylül

18 Nisan 2020 Cumartesi, 19:41

Çocukluğumun geçtiği ev bahçeliydi kedi, köpek, güvercin çok bakıp besledik. Severim hepsini...

Fakat bahçesiz evlerde özellikle köpek bakmak zor, hayvanın doğasına da aykırı gelirdi bana... O yüzden uzun süre direndim kızımın köpek alıp bakma sevdasına...

Üniversiteye gidince sahiplenmesine sesimi çıkaramadım.

Nereden bilirdim okul tatillerinde birlikte döneceklerini!

Eve döner dönmez de misafirliğini veto etmeyeyim diye benim üzerim oynadı ve kısa zamanda gönlümü çelmeyi başardı Lupus...

***

Shih Tzu ırkı dişi bir süs köpeği...

Kızım onu sahiplendiğinde 10 aylıktı. Şu an 2,5 yaşlarında. Ortalama ömürleri de 10-16 yılmış zaten...

Sevimli mi sevimli bir o kadar da zeki, derdini, isteğini hareket ve davranışlarıyla birçok insandan çok daha güzel anlatabiliyor Lupus...

Mutlu veya mutsuz olduğunuzu ses tonunuzdan, bakışınızdan anlıyor.

***

Vaktim olduğunda, parka ben götürüyorum.

Sokağa çıkacağı zaman sevinçten deliriyor, çimlerde koşturup, eve gelmek istemiyor diye kızıyordum ona...

Yalanım yok...

Korona virüs pandemi yüzünden evlere kapandığımız günden beri artık kızmıyor aksine sokakları özlemesine hak veriyorum.

Bugünlerde de sanki ben değil de Lupus beni parka çıkarıp gezdiriyormuş hissine kapılıyorum. O eve dönmek istese de ben geziyi uzatmanın yollarını arıyorum.

Onun boynunda tasması, benim yüzümde maske olmasına rağmen ikimiz de çocuklar gibi mutluyuz parkta!

***

Eylül de bildiğimiz sarı tüylü dişi bir muhabbet kuşumuz...

Geçtiğimiz Eylül ayında sokakta bulmuştu bir yakınımız, boş kafesimiz var diye bize verdi.

İlk günler yabaniydi sadece kafesinde 'cik cik' ötüyor, ele avuca gelmiyordu, şimdi tepemizden inmiyor, "babacık, aşkım, cici kuş" diyerek yalakalığın sınırlarını zorluyor.

Girmemekte direndiği için kafesinden dışarı çıkarmıyorduk ama korona virüsün bizleri evlerimize hapsettiği günden sonra Eylül'ü de azat ettim, kapısı hep açık!

Acıkınca, susayınca giriyor sadece kafesine...

O bari çıkarsın özgürlüğünün, baharın tadını!

Gelelim Lupus'la Eylül'ün ortak noktasına...

İkisi de inanılmaz derecede kıskanç!

Birbirlerini kıskanıyorlar...

Ben böyle fesatlık görmedim, hangisini biraz sevsek, diğer küsüp tavır, kapris yapıyor...

Lupus, evin içinde bir yerlere saklanıp çıkmıyor saatlerce yanımıza...

Eylül de kafesinin içinde, sırtını dönüp yüzümüze bakmıyor.

Ya ikisini aynı anda seviyor ya da bir arada olmadıkları zamanları kolluyoruz.

***

Bu böyle gidemezdi...

Aldım karşıma ikisini de uyardım sonunda...

"İnsan mısınız siz? Ya bırakırsınız bu kıskançlığı ya da eve bir de kara kedi getiririm, ikiniz de bu günlerinizi ararsınız, ona göre!" dedim...

Uyarım etkili oldu.

Şimdi kardeş gibiler...

Arada hava alsın diye Eylül'ü kafesiyle birlikte balkona çıkardığımızda koşarak peşimizden geliyor Lupus, başka kuşlar gelip zarar vermesin diye başında nöbet bekliyor saatlerce.

Hayvan dersiniz bir de...