Bursa
Açık
30.9°
Selahattin Adıgüzeller
Selahattin Adıgüzeller
sadiguzeller@gmail.com

Korona'dan kimler korkmalı?

18 Mart 2020 Çarşamba, 23:00

Öncelikle burnuyla oynamayı bir sanatsal aktivite olarak görenler çok korksun. Çünkü korona virüsünün en çok bulaştığı organların başında burun mukozası geliyormuş.

Parmağını burnuna soktuğun an hadi geçmiş olsun, doğru karantinaya!

Orada vaktin bol olacak nasılsa, karıştırırsın doya doya, sergi bile açarsın ömrün yeterse!

***

Diş macunu ve kürdan kullanmak yerine, dişlerinin kenarında kalan yiyecek artıklarını parmaklarıyla temizlemeyi sevenleri de bu gruba dahil edebiliriz.

Virüs parmak sayesinde ağızdan direkt bekleme yapmadan akciğere kadar inebilir.

Bağışıklık sistemi zayıfsa ve zamanında tedavi altına alınamazsa, Allah korusun bir parmak da hocadan yiyebilirler benden uyarması!

Yalnız burun, ağız değil, can sıkıntısından eliyle yüzünü, gözünü kaşıyanlarda da aynı risk var.

***

Hele suyla sabunla arası iyi olmayan hijyen fobisi olanlar da "yusuf yusuf" yapsınlar...

Uzmanlar virüs ilk ortaya çıktığı günden beri uyarıyor, günde 5-6 defa ve en az bir dakika boyunca sabunla köpürte köpürte bol suyla yıkamak gerekiyormuş ellerimizi...

Eller yıkanmadan, yiyeceklere de sevdiklerimize de dokunmak yok!

Dokunan hem kendi yanar hem sevdiklerini yakar!

O yüzden ne ka çeşme o ka öpüşme!

Çeşme uzaksa kolonya var!

Dök eline bol bol 80 derecelik limon kolonyasını, virüs bulsun 180 derecelik belasını!

***

Korona virüsten korkması gereken en önemli bir kesim de gamsızlar!

Hani, "Acı patlıcanı kırağı çalmaz! Kötülere bir şey olmaz. Bunlar hep ilaç kartellerinin oyunu kardeşim, yemem ben" sözünü kendine yaşam felsefesi yapanlar var ya işte onlar...

Uzmanların uyarılarını ciddiye almayıp, önerilerine kulak asmayıp, hayatına salgın yokmuş gibi aynen devam edenler, virüsün de arayıp da bulamadığı tiplerdir!

Tamam bu hayattan kimse sağ kurtulmayacak ama bu kadar da vurdum duymazlık olmaz!

Devletin asıl bu tiplere sokağa çıkma yasağı getirmesi gerekir!

Ben olsam değil sokağa, başlarını pencereden çıkarmalarını bile yasaklarım.

EVE KAPANANLARA ÖNERİLER

*Camiye gidemeyenler, evde bol bol kaza namazı kılabilir, geçmişleri için kuran okuyabilirler...

*Kahvehaneye gidemeyenler, cep telefonuna okey, tavla, pişti gibi oyunları yükleyip oynayabilirler...

*Cami ve kahvehaneye gitme alışkanlığı olmayanlar, bol bol kitap, gazete, dergi okuyabilir, arada cep telefonuna hafıza güçlendirici oyunlar yükleyip oynayabilirler.

*Kitap okuma, internete takılma alışkanlığı olmayanlar, bozuk ev aletlerini tamir edebilir, sağlam olanları bozabilirler...

*Elinden tamir işleri gelmeyenler, televizyonda belgesel, yemek ve izdivaç programlarına takılabilirler.

*Çok canları sıkıldığında ev işlerinde ve mutfakta eşlerine yardım edebilirler.

*Bu virüs belası yüzünden dünya ve ülke nüfusu azalacak kaygısıyla çocuk yapma girişiminde de bulunabilirler. (Son öneriyi espri olsun diye yazdım. Sakın ciddiye alayım demeyin ha!)