Bursa
Açık
31.7°
Selahattin Adıgüzeller
Selahattin Adıgüzeller
sadiguzeller@gmail.com

Karsak Deresi'ni zehirleyen kimler çıktı?

05 Mart 2020 Perşembe, 23:10

Orhangazi'den Gemlik körfezine kadar uzanan Karsak Deresi, geçtiğimiz günlerde bembeyaz köpükler içindeydi.

Belli ki, bölgedeki bir fabrika arıtmasız bir şekilde kimyasallı atığını kimseler görmeden salıverdi.

O kimyasal atıklar Marmara Denizi'ne kadar gitti.

Kim bilir bu kaçıncı çevre cinayeti?

***

Gemlik Belediye Başkanı Mehmet Uğur Sertaslan, derenin o halini fotoğraflı bir şekilde sosyal medya hesabından paylaşıp, sert cümlelerle tepkisini dile getirmişti.

Görmeseydi yine kimselerin ruhu duymayacaktı.

Başkan Sertaslan'ın tepkisi yazılı, görsel ve dijital medyada gündeme gelince, ilgili kurum ve kuruluşlar harekete geçtiler.

Gemlik Belediyesi Zabıtası ile birlikte bölgedeki işletmelerde denetlemeler yapıp numuneler alan Bursa Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü, kimyasal atığını Karsak Deresi'ne bırakan o işletmeleri kısa sürede tespit etmeyi başardı.

***

Yapılan resmi açıklamaya göre iki firma işlemiş bu çevre suçunu...

İkisine de 444'er bin lira para cezası kesilmiş!

Güzel!

Fakat para cezası yeter mi?

Yetmemeli!

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı nasıl ki, insan sağlığını tehdit edici gıda ürünlerinin üretimini yapıp satan, güvenilir markaları taklit edenleri, para cezasıyla yetinmeyip, isimlerini de medya aracılığıyla kamuoyuna açıklıyorsa...

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı da, hiç çekinmeden suyumuzu, toprağımızı, havamızı zehirleyenleri aynı şekilde açıklamalı!

Onların insan sağlığına verdiği zarar, diğerlerinden daha büyük değil mi?

At eşek kesip sucuk yapanlar, kiremit tozunu kırmızı toz biber diye satanlardan ne farkları var?

Onları da açıklayın kardeşim, saklamayın, bilmek, öğrenmek milletin en doğal hakkı!

KORONAFOBİ!

Dünkü yazımda, uzmanların korona virüsü tehlikesi geçene kadar tokalaşmalı, sarılıp öpüşmeli selamlaşma faslına ara verilmesi önerisini desteklediğimi yazmıştım.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'nın yaptığı gibi mümkünse iletişimi sosyal medya üzerinden yapılmasını önermiş ve "Skype'dan görüşelim, WhatsApp'tan öpüşelim" demiştim.

Yazım üzerine bazı okurlar "Messenger kullananlar ne yapsın?" diye sormuşlar.

Onlar da birbirini dürtsün!

Bu arada, korona korkusuna elleriyle yetinmeyip cep telefonunu da sabunlu suyla yıkayanların bile olduğunu duydum.

Islak mendille silinip dezenfekte edilmesini anlarım da telefonu sabunlu suyla yıkamak nasıl bir ruh halidir?

Yapanlar arasında bir dönem Hürriyet gibi bir gazetede köşe yazan Ömür Gedik adlı sanatçı da var!

Sosyal medya hesabından da "Keşke yıkamasaydım. Bozuldu güzelim telefonum" diye paylaşmış üzüntüsünü...

Ömür Hanım'ın beyin yakan o twitini görünce, korona virüsünün ülkemize neden gelmek istemediğini bir kez daha anladım!