Bursa
Açık
29.3°
Selahattin Adıgüzeller
Selahattin Adıgüzeller
sadiguzeller@gmail.com

Kahveyi kaynatırlar filleri oynatırlar!

18 Haziran 2020 Perşembe, 18:55

Bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı vardır derler...

Demesine derler de o eskidendi, günümüzde kahveden kahveye de fark var artık.

Közde pişirilen bildiğimiz bol köpüklü Türk kahvesiyle ikram edilen eyvallah, hele içilen ortam da güzelse seksen yıla kadar çıkabilir hatırı.

Fakat son yıllarda ülkemizde kahve mekânları, makineleri arttıkça çeşitleri de arttı...

Adını söylemekte zorlandığımız birçok kahve çeşidi çıktı ortaya...

O yüzden size önerim, ikram edilen kahvenin tadına bakmadan önce adını ve içeriğini sorun...

Sormazsanız ne olur?

Benim gibi içtiğinize bin pişman olabilirsiniz...

***

Adını vermeyeyim o kendini biliyor, sevdiğim bir siyasetçi dostuma uğramıştım bir gün...

Gezmeyi ve ağzının tadını bilen bu dostum, "Sana kendi ellerimle bir kahve yapacağım, tadı damağında kalacak. Bunu her yerde içemezsin, çok değerli" dedi.

Öyle kahve kültürüm pek yok, yok ama çok iddialı konuştuğu için meraklandım...

Az sonra gerçekten de kendi elleriyle yaptığı kahveyi getirdi.

Görüntüsü bildiğimiz bizim Türk kahvesinin telvesiz olanı, sadece aroması biraz farklıydı.

***

Hoşuma gitti tadı...

Dayanamayıp sordum ne kahvesi olduğunu...

"Hele hepsini iç, anlatacağım nasıl yapıldığını da" dedi gülerek dostum...

Gülüşünden huylansam da içtim sonuna kadar...

Üzerine suyumu da içtikten sonra başladı anlatmaya...

Tayland'dan ona da hediye gelmiş bu kahve, oldukça da pahalıymış...

Pahalı olmasının nedeni markasından ziyade üretimi aşamasında çekilen zahmetiymiş...

Bu kahveyi elde etmek için çekirdeklerini önce pirinç kepeği ile karıştırıp fillere yediriyorlarmış. Filler midelerinde öğütemedikleri bu çekirdekleri daha sonra dışkı yoluyla atıyormuş dışarı...

İşte, o dışkılarının arasından temizleyip kahveye döndürüyorlarmış çekirdekleri...

Kim bulduysa bu lezzeti, fincanına tüküreyim!

Benim gibi sizin de mideniz daha fazla kalkmadan lafı uzatmayayım, siyasetçi dostum kısaca bana fil dışkısından üretilen kahveyi içirmiş afiyetle!

Ben de içerken diyorum bunun aroması, köpüğü niye farklı, telvesinde sedyeye, serum şişesine benzer objeler neden görünüyor!

İşte o gün bugündür bana kahve dediklerinde Tayland'daki çimlerde tepişen filler geliyor!

Zorda kalmadıkça içmiyor, çayı tercih ediyorum.

Ve o siyasetçi dostuma ziyarete gittiğimde maden suyundan başka bir şey içmiyorum.

İntikamımı almak için de seçimleri bekliyorum! Aday olacak elbet bir yerlere!

Zevkler ve renkler tartışılmaz ama ben yine de sosyal sorumluluğum gereği kahve konusundaki uyarımı yapmış olayım sizlere de...

Ha unutmadan bir hatırlatmada daha bulunayım, o kahvenin yalnız filli versiyonu yokmuş, maymunlara da yediriyorlarmış!