Bursa
Açık
31.5°
Selahattin Adıgüzeller
Selahattin Adıgüzeller
sadiguzeller@gmail.com

Her eve lazım bir Faycan!

28 Ocak 2020 Salı, 23:09

Her deprem sonrası, depremleri önceden tahmin eden cihaz buluşuyla ilgili haberler çıkar mutlaka medyada...

Gelenek, Elazığ depremi sonrasında da devam etti.

Bu defa Balıkesirli elektronik mühendisi Cengiz Çetin, DeHa adını verdiği bir deprem uyarı cihazı geliştirmiş.

Oldukça iddialı...

***

Seri üretim için henüz patentini alamasa da, dünyada deprem kâhini olarak bilinen Tayvanlı Dyson Lin bile telefonla arayıp, cihaz hakkında bilgi almış.

Mucit Çetin'in deprem uyarı cihazı aynı zamanda cep telefonuyla uyumlu, sinyal direkt telefonunuza geliyor.

Habere göre, 5 şiddetine kadar depremlerde sizi 10 dakika öncesinden uyarıyormuş bu cihaz...

Diyelim ki, aldınız bu cihazdan ve sizi 10 dakika önceden uyardı, sağ salim kaçtınız güvenilir bir yere...

Fakat 10 dakika geçmesine rağmen deprem olmadı, ne yapacaksınız?

***

Yanlış alarm diyerek kesinlikle evinize tekrar dönmüyorsunuz...

Niye mi?

Çünkü cihaz asıl etkisini bundan sonra gösteriyor...

Cengiz Bey'in dediğine göre, 10 dakika içinde 5 şiddetinde deprem olmadıysa, ilk 2 saat içinde 6 şiddetinde deprem kapıda...

2 saat içinde 6 şiddetinde de deprem olmazsa, 5 saat içinde 7 şiddetinde deprem gelebilir diyor...

5 saat içinde o da olmadıysa işte o zaman yandık!

24 saat içinde 7 üzerindeki bir depremin olma ihtimali yüksekmiş.

24 saat içinde de deprem olmazsa, tehlike geçmiş demektir. Cihazı çöpe atıp eve dönebilirsiniz.

***

Mucit Çetin, son derece hassas deprem uyarı cihazını icat ederken, kedi, köpek ve kuş gibi evcil hayvanlardan esinlenmiş...

Bu tür tehlikeleri önceden hissettikleri bilimsel olarak kanıtlanan o hayvanların duyarlılığını, içgüdülerini cihazına yansıtmış.

Cengiz Bey, yansıtma işini nasıl gerçekleştirmiş bilemiyorum ama ben evimizdeki muhabbet kuşunun depreme karşı hassasiyetine bizzat tanık oldum.

Geçtiğimiz günlerde Aydın merkezli 5 şiddeti üzerinde deprem olmuş, Bursa'dan da hissedilmişti. İşte o depremden 3-5 dakika kadar öncesine kadar sessizce duran bizim muhabbet kuşu kafesinde öyle bir ötmeye ve çırpınmaya başladı ki, ne oluyor, biri mi saldırıyor, boğazına bir şey mi kaçtı diye yanına koştuk maile...

Meğer o minnacık kuş beyniyle bize depremi haber veriyormuş hayvancık, sallanınca anladık niyetini!

***

O günden sonra her ötüşünde, önce gözümüz tavandaki avizelere gidiyor, deprem mi oluyor diye bakıyoruz, sonra kapıya koşturuyoruz.

Adını da değiştirdik kuşun, artık bizim için o kâhin Faycan!

Yemini, suyunu, temizliğini ve sevgimizi, ilgimizi hiç ihmal etmiyoruz. Kafamdan inmiyor evde...

Fakat şımardı şerefsiz, en olmadık zamanda öterek korkutuyor, sanki bizimle kafa yapmaya başladı...

Onu satıp üst modelini, konuşan bir papağan almayı düşünüyorum!

Balıkesirli mucit Cengiz Bey, seri üretime geçinceye kadar böyle idare edeceğiz mecburen...