Bursa
Açık
21.4°
Selahattin Adıgüzeller
Selahattin Adıgüzeller
sadiguzeller@gmail.com

Beyaz bornozlu Hülya!

27 Haziran 2020 Cumartesi, 18:26

Meslek hayatımda yazarlığa terfi edene kadar muhabirliğin hemen her branşında görev yaptım...

Hastane, adliye-polis, ekonomi, magazin, spor, belediye-valilik, politika...

Gerçi ne o branşlar kaldı ne de bu saydığım alanlarda muhabir çalıştıracak kadar zengin medya kuruluşları!

Peki şimdi haberleri nasıl mı alıyorlar?

Çoğu abonesi oldukları ajanslardan ve ilan-reklam aldıkları resmi-özel kurumların basın bürolarından, kılçıksız balık gibi temizlenmiş bir şekilde geliyor haberler...

Birçok gazetede haberlerin aynı başlıkla çıkmasına şaşırıyorsunuz ya, işte bu yüzden...

***

Neyse biz dönelim konumuza...

Muhabirlik döneminde en çok hangi branştan zevk aldığımı itiraf ediyorum...

Magazin muhabirliğinin tadı bir başkaydı!

Tek kötü yanı, beş yıldızlı otellerde yemek yiyen, eğlenen, düğün yapıp oynayan zenginlerin fotoğraflarını çekmekti.

Çekerken önce nazlanırlardı, çektikten hemen sonra da gazetede ne zaman çıkacağını sorarlardı.

Bazı sonradan görmeler ise fotoğrafı gazetede daha iyi yerde ve büyük çıksın diye bahşiş vermeye kalkışırdı.

Fotoğrafının çıkmasını istemeyenler de olurdu, anlardık ki yanındaki hatun kişi eşi değil manitası!

***

Utangaçlığımı üzerimden atamadığım için çok kısa sürdü magazin servisindeki serüvenim...

Bir diğer talihsizliğim de o dönem, Recai Güler, Ahmet Kundakçı, Salih Oran, Aslan Şahin gibi magazinin usta isimleri vardı...

Bursa'ya bir sanatçı, manken (özellikle kadın) gelmesin, ne yapar eder, ya kaldığı otelin havuzu başında ya balkonunda üstsüz ya da Uludağ'da karlar üzerinde bikinili fotoğraflarını çeker, haber yaparlardı.

Ben de bu arkadaşların sanatçıları muz gibi soyma yeteneklerini yutkunarak izlerdim sadece...

Onlarla birlikte fotoğraf çekerken de objektifim sürekli buhar olurdu nedense!

Elim ayağım titrer bir türlü netlik ayarı yapamazdım!

O halimi gören sanatçı veya mankenler de soyunmaktan ziyade bana giyinik poz vermeyi tercih ederdi ne hikmetse!

İşte köşemde gördüğünüz Hülya Avşar'lı hafif flu siyah-beyaz fotoğraf da o kısa dönem magazin muhabirliğimden belge niteliğinde bir hatıra...

Hiç unutmuyorum, güzel sanatçının gol kralı Tanju Çolak'la adının anıldığı yıllardı...

Oteldeki bir düğünde konser vermek için Bursa'ya gelmişti.

Konser bitiminde, aynı gazetede çalıştığımız Recai Güler abim, kadıncağızın daha sahne teri kurumadan beni kulisteki odasına sokmuş ve bornozlu olmasına aldırış etmeden bu tarihi kareyi çekmişti.

Çekti ama daha sonra bin pişman olmuştum...

Gazetede arkadaşlar, "Bu fotoğrafı sakın Tanju Çolak görmesin çok kıskanır, senin de Recai'nin de bitirir meslek hayatını!" diyerek epey mavra yapmışlardı benimle...

Korkudan, Avşar'ın bornoz kokusu burnumdan gidene kadar uzunca bir süre fotoğrafı kimselere gösterememiştim.