Bursa
Açık
22.1°
Selahattin Adıgüzeller
Selahattin Adıgüzeller
sadiguzeller@gmail.com

Asıl tehlike bir ay sonra

20 Mart 2020 Cuma, 22:51

Ne var bir ay sonra?

On bir ayın Sultanı Ramazan ayı var!

Hadi toplu iftar yemeklerini, teravih namazlarının cemaatle kılınmasını yasakladı Diyanet İşleri Başkanlığı diyelim...

Oruç tutmayı da yasaklayabilir mi?

Yasaklasa da ne kadar başarılı olabilir ki?

***

Umre dönüşü yaşananlar ortada, vatandaş evinde bile 14 günlük karantinaya karşı çıktı, tepki gösterdi. Uymayanlar vardı.

Böyle bir kitleye "Bir ay oruç tutma! Bağışıklık sistemin zayıflamasın! Korona virüsü en çok bağışık sistemi zayıfları seçiyor" deseniz de korkutamazsınız...

Öyle insanlar var ki, hasta da olsa, öleceğini de bilse orucundan vazgeçmez...

Farz olan vakit namazlarını kılmaz ama ramazan ayı geldi mi orucunu kaçırmayan çok kişi biliyorum.

Oruç tutanların yaş ortalamasına bakınca ürküyor insan... Çünkü korona virüsünün en çok etkilediği kesim bu yaş ortalamasının içinde...

O yüzden mücadelede zorlanabilir sağlık çalışanları, ölüm vakalarında artış yaşanabilir.

Bu virüs yokken bile ramazan aylarında ölüm oranının arttığı istatistiki bir gerçek!

***

Dua edelim de, ramazan ayına kadar ülkemizde korona virüs belasının etkisi azalsın, kontrol altına alınsın, hatta aşısı bulunsun da millet olarak bir 'oh' diyelim, normale dönelim...

Zor ama Bakanlığın ve uzmanların uyarılarını, önerilerini ciddiye alıp taviz vermeden uygularsak, tehlikeli süreci daha kısa sürede atlatabiliriz.

Camilerde vakit ve cuma namazlarının cemaatsiz kılınması zaten yeteri kadar halkımızın yüreğini sızlatıyor, bunun üzerine bir de ramazan ayında oruç yasağı gelirse, daha da koyar acısı, üzüntüsü katlanır.

Ramazanda camilerdeki mahyalarda "Oruç tut, sıhhat bul" yerine "Evinde kal, kimseye sarılma" yazılarını, sahurlarda davulcuları maskeli görmeyelim, koronalı maniler duymayalım, ne olur!

Bayramımız zehir olmasın!

SOSYAL MESAFEYİ KORUYALIM

Sağlık Bakanlığı açıkladı. Korona virüsle mücadele için sosyal mesafeyi korumak şartmış.

O halde;

Alacaklılar, borçlularla...

Patronlar, çalışanlarıyla...

Ev ve dükkân sahipleri, kiracılarıyla...

Gelinler, kaynanalarıyla...

Bankalar, kredi ve kart borçlu mudileriyle...

Esnaf, müşterisiyle...

Siyasetçi, seçmeniyle...

Liderler, partilileriyle...

Fırsatçılar, vicdanlarıyla...

Stokçular, cüzdanlarıyla...

Evde kalanlar, kalmayanlarla...

Maskeliler, maskesizlerle...

Kolonyalılar, sabuncularla...

Marketçiler, etiketlerle...

Zamlar, maaşlarla...

İmamlar, cemaatle...

Provokatörler, sosyal medyayla...

Futbolcular, taraftarlarla...

Öğrenciler, okullarıyla...

Yazarlar, okurlarıyla, lütfen sosyal mesafeyi korusun...

Korumazsak ne olur, sonucunu düşünmek bile istemiyorum...

Allah korusun!