Bursa
Açık
23°
Selahattin Adıgüzeller
Selahattin Adıgüzeller
sadiguzeller@gmail.com

Açıldıkça eller bükülür beller!

05 Aralık 2019 Perşembe, 00:15

Dünya Sağlık Örgütü'nün (DSÖ) yaptığı bir araştırmada, Türk halkının en çok 'bel ağrısı' çektiği ortaya çıkmış.

Haberi okuyunca şaşırmadım.

Yıllardır yediği zamlardan, ödediği katmerli vergilerden belini bir türlü doğrultamayan vatandaşın, bel ağrılarına tutulması gayet normal.

Elektriğe zam, suya zam, ulaşıma, doğalgaza, akaryakıta, yediğine, içtiğine, giydiğine zam...

Bel mi kalır insanda!

Bunların üstüne bir de çifte kavrulmuş yeni yeni vergiler ve işsizlikten kaynaklanan çaresizlik eklenince, beldeki ağrı ister istemez ta kuyruk sokumuna kadar inebiliyor!

Ne demiş atalarımız, "Açıldıkça el, bükülür bel!"

***

Yine Dünya Sağlık Örgütü'nün aynı sağlık araştırmasında, bel ağrısından sonra ikinci sırada migren ve baş ağrısı gelmiş ülkemizde...

Bu sonuca da hiç şaşırmadım!

İşçi, memur, emekli aldığı maaşla ay sonunu çıkarmanın hesabını yaparken...

Üretici, esnaf, iş adamı, sanayici ise vergi üstüne vergi ödemenin yollarını ararken, ne baş kalır ağrımadık insanda ne kulak arkası!

DSÖ, üçüncü sırada çıkan rahatsızlığımızı açıklamamış...

Muhtemelen Türk halkının bel ve baş ağrısından sonra en çok çektiği böbrek taşı veya hemoroit olabilir!

***

Neyse konuyu sulandırıp başınızı daha fazla ağrıtmadan konuyu güzel bir fıkrayla bağlayalım...

Doktora giden Temel, işaret parmağını göstermiş:

"Ula doktor, bu parmağımla vücudumun neresine dokunsam, orası acıyor! Derdime bir çare bulasın da!"

Doktor, önce Temel'in dokunduğu yerlerin hepsinin filmini çekmiş fakat bir şey çıkmamış. Ardından da gösterdiği parmağının filmini çektirmiş.

Bir bakmış, parmak kırık!

Benden size naçizane tavsiye, ağrıyan yerlerinizi boşuna parmaklamayın! Geçince bir şey kalmaz!

ÇAYA ÇORBAYA DOLDUR TORBAYA!

Termik santrallerin bacalarına filtre takma zorunluluğunu 2,5 yıl öteleyen kanun maddesi Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından veto edilince, geçtiğimiz günlerde medyamızı ziyaret eden AK Parti Bursa Milletvekili M. Müfit Aydın'la yaptığımız sohbeti hatırladım.

Köşemde de yazmıştım hatta...

Geçmişte Bursa'da Çevre Müdürlüğü yapan Aydın'a yekten sormuştum, termik santrallerin 2,5 yıl daha çevremize zehir kusmalarına nasıl evet dediğini...

Müfit Bey de, bu konuda grup kararı bulunduğunu, torba yasadaki tüm maddelerle birlikte mecburen oylandığını söylemişti.

Umarım, Tayyip Bey'in bu veto kararı bir gerçeği de göstermiştir iktidar vekillerine...

Nedir mi?

O torba yasalar, çarşı pazardaki esnafın "çaya çorbaya, doldur torbaya" diye seslendiği alışveriş torbası değil, ülkenin geleceği olduğunu unutmamalı!

Bir dönem daha seçilememe ve parti içinde muhalif yaftası vurulmaktan korkmadan, ülke yararı görmediği maddelere de itiraz etmeli! Gerekirse oylamada hayır diyebilmeli!

En önemlisi her şeyi Cumhurbaşkanı'ndan beklememeli!