Bursa
Açık
19.5°
Nail Özer
Nail Özer

Timsah Arena'da bitmeyen ne var?

07 Ocak 2020 Salı, 14:31

Vakur bir özgüvenle başlayan toplantı, tam olarak sosyal medya ve sokaktaki taraftarın beklentilerini, tepkilerini dindirmeyi amaçlıyordu. Ortaya konan tablonun gerçekliği ile çelişmeyecek güzel bir yardım kampanyası formüle edilmiş. Sağlanan destekle bu sezonun futbolcu alacakları garanti altına alınmış olacak.

Toplantının soru-cevap kısmında basın mensubu arkadaşımız mikrofonu istiyor.

- Şunu kabul etmek gerekir ki Bursaspor yardımla değil, gelirle sürdürülebilir bir ivme yakalayabilir. Hâlihazırda Büyükşehir Belediyesi'ne ait olan stadyumun 365 gün yaşayan bir alan olabilmesi, tamamlanarak buradaki dükkânların kiraya verilip, gelir elde edilmesi (Bu esnada BTSO Başkanımız, büyük bir özgüvenle tuttuğu mikrofonu yavaşça Sayın Alinur Aktaş'a uzatıyor) ne zaman gerçekleşecek?

Sayın Aktaş'ın gergin bir yüz ifadesi ile dinlediği bu sorudan sonraki cevabı, soru ile karşılık vermek oluyor.

- Stadyumda bitmeyen ne var?

Basın mensubu arkadaşımız duraksamadan ilk göze çarpan eksiklikleri ifade ederek, arkadaşlarından da bu soruya destek arıyor. Ama "Stadyumda bitmeyen ne var?" sorusuna başka yanıt veren çıkmıyor salonda. Sayın Aktaş, devam ediyor:

- Bir kere altındaki dükkânların kiraya verilmesi için hiçbir engel yok. Yıllardır boş. Kulüp, isim hakkı ve kiralama konusunda yaptığı çalışmalardan hiçbir sonuç alamıyor. Biz kulübe kiraladığımız bu stadın kirasını alamadığımız gibi, loca falan aldığımız için, ayrıca soruşturma geçiriyoruz. Bir kere kalan kısımlara (Stadyumda eksik kalan, yani yapılmayan, yani bitmeyen kısımlara) biz istesek de iki yıldır bir çivi çakamazdık. Çünkü mevcut şirket kayyumdaydı. Şimdi artık o Timsah kafasının kapatılması, itfaiye ile alakalı yangın merdiveni ve bahsettiğiniz o eksikliklerle alakalı 18-20 milyon TL'lik ihale yapıldı.

"Stadyumda bitmeyen ne var?" sorusu ile başlayan cevap, eksikliklerin hala 20 milyonu bulan, muhtemelen de aşacak eksiklerin (şimdilik) varlığını resmi ağızdan bir kez daha öğrenmemiz ile son buldu.

Öncelikle Sayın Başkan'ın bu soru karşısında yaşadığı bezginlik ve hatta kızgınlık için doğrusu onu anlıyorum.

Şairin bir dizesi vardır: "Hiç bir şeyden çekmedi dünyada, nasırdan çektiği kadar."

Sayın başkan(lar)ın da bu stadyumdan çektiğini başka hiçbir şeyden çekmediği malum.

Çünkü yıkılan Atatürk Stadyumu'nun ahı var!

Öncelikle o dükkânların kiraya verilebilmesi için boş olmasının yetmeyeceğini hatırlatmak istiyorum. Her boş yeri kiraya veremez, hele iş yeri ruhsatı asla alamazsınız, o dükkânı kiralayacak kişi ve yasalar, sizden o mekânın kullanım amacına uygun şartları ister.

Bakalım...

O dükkânlar perakende satış ya da hizmet üreten iş yerlerine kiraya verilebilir. Gelgelelim yaya aksına açık değil. Etrafı 3 metreyi bulan duvar ve demir parmaklıklarla çepeçevre sarılı. Müşteri yok yani. Stadyumun altındaki on binlerce metrekare alan depolama için kullanıma açılabilir. Ancak lojistik amaçlı orta ya da büyük tonajlı araçların giriş çıkışları planlanmamış. Kapı yükseklikleri dönüşler ve yol genişlikleri ve zemin yetersiz.

Dükkânların yangın güvenliği, elektrik, su kanalizasyon alt yapısı vb. konularına girmiyorum.

Dolayısıyla konunun bütünüyle yeniden ele alınması gerekiyor. Kimsenin de uzun vadeli bir plan yapmaya mecali yok. Yine de hızla o duvarların ve parmaklıkların stadyumun çerçevesinden kaldırılması ile bir adım atılabilir. Dükkânların işlevsel hale getirilmesi için de proje bazlı kiralama en akla yatkın ve hızlı çözümdür. Örneğin, stadyumun altı yine araç kiralama şirketleri için oldukça kullanışlı bir yer olabilir. Geniş park alanı ve ulaşım kolaylığı nedeni ile firmalar için çok cazip olacaktır. Böylelikle şehrin dağınıklığı içinde yol kenarlarını, kaldırımları işgal eden kiralık araç filoları da toparlanmış olur.

Topu kulübe atan Sayın Başkan'ın bilmesi gerektiği de şudur ki; o dükkân veya isim hakkı için her satış toplantısında, parayı verip oranın isim hakkı veya dükkânı kiralayacak olanın sorduğu soru da aynıdır.

Stadyumda bitmeyen ne var?