Bursa
Dumanlı
24.5°
enBursa Haber
Nail Özer
Nail Özer

Krizi yönetememek!

29 Temmuz 2019 Pazartesi, 14:42

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı, ikinci kez bir krizin tam ortasında buldu kendi.

18 Temmuz 2019 tarihli Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi'nde, çanlar Sayın Aktaş için çalacaktı. Henüz durumdan habersiz, aynada da kravatını düzeltiyor, evden çıkmaya hazırlanıyordu Sayın Başkan. Bu kez yaptığı gaf öncesine oranla daha çok tepki toplayacak, duyarlı kesimler tarafından infial, hatta çoğunlukla istifa çağrılarına neden olacaktı.

"Türkan Saylan, Uğur Mumcu, Nazım Hikmet, Bahriye Üçok'un, nerede dinle diyanetle problemi olan adam varsa hepsinin ismini belirli merkezlere verdin..." demiş ve bu talihsiz açıklamadan aylar sonra yarım ağız özür dilemişti.

18 Temmuz'da ise alışılagelen dini bayramlarda ücretsiz ulaşımın milli bayramlarda da uygulanması konusu tartışılırken "30 Ağustos halkın genelini ilgilendirmiyor, oldu olacak Orman Haftası'nda da ücretsiz yapalım" deyiverdi. Tartışmanın devamında 30 Ağustos'ta da ulaşımın ücretsiz olmasını öneren Meclis üyesine "Çık dışarıya" diye bağırıyor. Verilen arada konudan haberdar olan parti yöneticilerinin bu konuda kafalarınıN ağrıyacağı, konunun daha fazla uzatılmaması tavsiyesi ile geri adım atıp 30 Ağustos zafer Bayramı'nda da ulaşımın ücretsiz olmasını kabul ediyor, kendince krizi sonlandırıyordu.

Ancak kriz başlamıştı. Sosyal medya ve Bursa Büyükşehir Belediyesi kapısında ilan için sabahlayan Bursa yerel medyasının çoğunluğu hariç ulusal ve hatta uluslararası medyanın Türkiye temsilcileri tarafından duyurulmaya başlanmıştı bile. Gelmekte olan geliyordu. Sayın Aktaş ve danışmanları hariç, herkes ve tüm iletişim kanalları tarihte az görülen türden bir zaferin anmasını protokol düzeyinde algılayan bu küçümsemeye şiddetle karşı çıktı.

Hala durumu açıklayıcı bir açıklama yoktu. En nihayet 4. gün, yani 21 Temmuz tarihinde resmi bir açıklama yapılmak zorunda kalındı. Rahmetli Süleyman Demirel benzeri bir durum için "Meseleyi, mesele olmadan önce halletmek mühimdir" demişti.

Ancak Sayın Aktaş ve danışmanları meselenin mesele olduğunu çok geç fark ettiler.

İlber Ortaylı, "30 Ağustos, Başkumandanlık Muharebesi'nin kazanıldığı, Yunan Orduları'nın dağınık olarak ricata başladığı gündür. 30 Ağustos, Anadolu'dan asla çıkmayacağımızın belgesidir. Birçok ülkede böyle bir tarihî gün yoktur; böylesine değerli bir zafere sahip olanlar da her zaman kutlar" diye yazdı.

Sunay Akın, "Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin kararlarıyla, bağımsızlık yolunda işgal güçlerine karşı kazanılan zafer mi, halkın genelini ilgilendirmiyor?" diye sordu.

Tüm muhaliflerin, sivil tolum örgütleri, akademik odalar ve yüz binlerce vatandaşın sosyal medya üzerinden tepkileri sürerken, nihayet MHP Genel Başkan Yardımcısı Hidayet Vahapoğlu'nun "30 Ağustos birilerini hiç ilgilendirmeyebilir. Hatta onlar için 30 Ağustos yas günü bile olabilir" şeklindeki tepkisi eklendi. Ardından 38 Baro tarafından ortak bir çağrıyla istifası istendi Aktaş'ın.

Peki, bu sırada Sayın Aktaş ve danışmanları ne yapıyordu?

Krize ilişkin açıklamada neden geç kaldılar?

Dahası böylesi bir krizin karşılığının böyle bir açıklama olamayacağını anlamayacak, anlatamayacak bir danışmanla mı çalışıyor Sayın Başkan?

Kişi ve kurumların krizlere karşı refleks mekanizmasını bünyelerinde geliştirmesi gerekiyor. Ancak böylelikle krizleri algılayıp zamanında aksiyon alınabilir.

Peki kriz yönetimi nedir?

  • "Mış" gibi yapmamaktır.
  • Durumu kurtaracak kestirme yollar bulmak değil, durumu değiştirecek kararlar almaktır.
  • Sosyal paydaşları dayanışma ya da paylaşıma hazır tutmaktır.
  • İletişim kanallarının en mikro olanını bile açık tutmaktır.
  • Yok, sayılacak kriz vardır, ancak küçümsenecek kriz yoktur.

Yani Sayın Başkan'ın,

  • Açık yüreklilikle maksadını aşan bu sözler nedeniyle hemen özür dilemesi,
  • Tartışmanın diğer tarafı meclis üyeleri ile bir basın toplantısı düzenleyerek, milli ve dini günler üzerinden polemik ve ayrışmaya meydan verilmeyeceği yönünde ortak açıklama yapılması,
  • 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlamalarında Bursa Büyükşehir Belediyesi'nin rolünü daha anlamlı olacak kararların gündeme alınması gerekliydi.

Sayın Başkanı yaklaşan evlilik yıldönümü nedeniyle kutlar, mutluluklar dilerim; ancak bilmesi gerekir ki onun evlilik yıldönümü halkın genelini ilgilendirmiyor.