Bursa
Çok Bulutlu
5.5°
enBursa Haber
Nail Özer
Nail Özer

İnternet gazeteciliği

13 Ocak 2020 Pazartesi, 23:32

İnternet hayatımıza girdi gireli her şey hızla değişti. Değişmeye devam ediyor.

Bizde dünyaya göre daha geç olmakla beraber, hızla değişen alanlardan biri de medyadır. Yaşanan gecikmenin nedenleri ise şöyle sıralanabilir:

*Dijital Teknolojinin, ülkemizde (alt yapı nedeniyle) geç yaygınlaşması,

*Donanım teknolojisinin gerekliliklere göre değil karlılıklara göre yönetiliyor olması,

*Geleneksel medya kurumlarının mevcut büyük yatırım ve altyapıları nedeniyle geleneksel mecralardan çık(a)mamaları,

*Tüketicilerin habere erişim alışkanlıkları,

*İktidarların geleneksel mecralar üzerinden kurduğu denetimi korumak için gösterdiği tutuculuk.

Her ne kadar ülkemizde medya sektörünün çağın niteliklerine göre değişimi yavaşladıysa da değişim kaçınılmazdı ve gelecek olan geldi. Özellikle iki binli yılların ikinci yarısından sonra sosyal medya baş döndürücü bir hızla hayatımıza (neredeyse) hâkim olarak karasal yayıncılık sektörünü, adeta suya itmiş, yüzmek zorunda bırakmıştır. Yüzmeyi öğrenenler devam ediyor. Yüzemeyenler dükkânı kapatıp gidiyor. Tabii esas gelişme ise tamamen dijital yayıncılık refleksleri ile kurulmuş yeni nesil çevrimiçi yayın mecralarının giderek güçlenip büyüyor olması.

Örneğin radyo yayıncılığının yerini podcast ve spotify gibi platformlar alıyor. Televizyon yayıncılığı ise Netflix, BluTv gibi yayın platformlarınca kuşatılmış durumda. Öte yandan, periyodik basılan gazeteler, dergiler hızlanan bu değişimden en sert etkilenenler. Baskı makinaları için yüzlerce metrekare alan gereksinimi duyan, bir yığın lojistik ve malzeme tedarikine ihtiyaç duyan gazete ve dergi yayıncılığı ciddi bir krizin içinde. Basılı yayıncılığın önünde; bloklar, web siteleri ciddi olarak baskı sayısı ve okur kaybetmelerine neden oldu. Doksanlı yılların ikinci yarısından başlayarak bu günlere ulaşan sürecin hem bir okur olarak hem bir sektör profesyoneli olarak tanığıyım. Sektörümüz ne çok şey kazanmış ne çok şey kaybetmiş son onbeş yılda. Doğrusu şaşkınlık verici.

İçerik, nicelik, görsellik, çeşitlilik ve erişim kolaylığı ile herkes her habere anında ulaşır hale gelmiş durumda. Periscope, Youtube, Twiitter, Facebook gibi kanallarla herkes kendi başına yayıncılık yapabilir halde. Kısacası dijital yayıncılık ve sosyal medya çağında; çok renkli, çok sesli, çok hızlı, çok çeşitli, çok yönlü bu dünyada her şeyin yeni baştan kurgulanması gerekiyor.

Ne var ki, yıl 2020 olmuş bizim daha bir internet gazeteciliği yasamız yok. İlgili yasanın taslak hazırlıkları devam ediyor.

İktidar denetim açısından, sektör haksız rekabet koşullarının ortadan kaldırılması açısından, tüketici bilgi kirliliğinin önlenebilmesi açısından beklenti içinde.

Bakalım bu bekleyiş ne kadar sürecek.