Bursa
Dumanlı
24.5°
enBursa Haber
Nail Özer
Nail Özer

Hatırlı sömürgenler!

01 Ağustos 2019 Perşembe, 18:24

Başlamalıyız bir yerden, dünyayı kirlettik. Temizlemeye başlamalıyız.

Gerçek uygarlık, topyekûn insanlık bu ortak akla gönülden hizmet etmeye başladığında yaşanacak.

Buna umudunuz varmı?

Dünyayı kendi malımız gibi görme hoyratlığına kapıldık.

Yer altı da bizimdir dünyanın yer kabuğunu çatlatana kadar oyalım. Denizler zaten bizim, balığını bitirelim, yosununu bile toplayalım.

Ovalara fabrikalar doldurduk, kuruttular toprağın, suyunu bereketini, ya da kirlettiler.

Dağları uyandırdık mitolojik uykularından; manzaralı köşkler, baylara, bayanlara lüks oteller döşedik.

Göllerimizi kuruttuk, sularını emdik bir vampir gibi, kanını emmek için memleketin, özel yasalar çıkardık hatırlı sömürgenlere.

Denizlerimizi kolibasillerine teslim edip, kenarlarına havuz yapıp oralarda yüzüyoruz.

Ormanlarımızı satmak için yasalar üretiyoruz, b1, b2, b3 bakalım kaça kadar gidecek.

Yangın sezonu (!) gözyaşı döküyoruz. Ancak yangınlar gözyaşları ile sönmüyor.

Ayakları kurak topraklara saplı kalmış iskelelerin üzerlerinde, öylece kalakalmış göçmen kuşlarının hüzünlü bir fotoğrafını görmüştüm geçtiğimiz günlerde.

Göçmen kuşlar, şimdilerde susuzluk, yani malum ifadesi ile "küresel ısınma" sonucu kurumuş su havzalarında şaşkınlıkla yaşadıklarının nedenini anlamaya çalışıyorlar kuş beyinleri ile. Artık eskisi kadar çoğalamayacaklar beiki de hiç olmayacaklar.

Az önce de Kaz Dağlarının 195 bin ağaç kesilen altın havzasının fotoğrafına rastladım.

Kaz dağları'nda 195 bin ağaç kesen maden şirketi CEO'su diyor ki: "Mütevazi bir yatırım yaptık. Üretime 2020 yılında başlayacağız ve 15 sene sürecek. TL'nin değer kaybetmesi maliyetleri düşürdü. Yabancı işçi çalıştırmıyoruz. Türkler taş taşımakta çok iyiler."

Belki bir gün yaşam alanlarımızı tümden kaybedeceğiz göç kuşları gibi hüzün ve korku içinde, insan beynimizle gayet iyi anlayacağız nedenlerini bu yok oluşun. Ancak çok geç kalmış olacağız.

Kim bilir belki de dünyanın döngüsü budur. Bu yaşlı dünya, yorgunluk ve kirliliği kaldıramaz olunca bizden kurtulmanın yollarını arıyor olabilir. Doğadaki canlılar ekolojik süreçte sahip oldukları rolün gereklerini yapıyorlar. Hiçbir şeye sorun çıkarmadan kendi evrimlerinin bilmem kaçıncı milyon yılını yaşayarak değişmeye devam edip doğayla uyumları neyi gerektiriyorsao nu yaşıyorlar...

Ya insan?

Ümit Yaşar Oğuzcan'dan ve bu yazının üzerine merhem gibi gelecek bir güzel şiir paylaşmak istiyorum, çünkü böyle anlarda şiir yetişir imdada.

Affet Beni Dünya

Derken mutsuzluğumu anlamış olmalı

Bugün bütün iyi kalpliliğim üzerimde
Cümle düşmanlarımı affettim
Yediğim meyvelerden
Kokladığım çiçeklerden af diliyorum
Yerde yürürken gördüğüm
Sebepsiz kanına girdiğim
Zevk için öldürdüğüm
Böceklerden af diliyorum
Dağdan, topraktan, taştan

Yağan yağmurdan, doğan güneşten
Denizlerden, göklerden af diliyorum.