Bursa
Çok Bulutlu
21.4°
enBursa Haber
Nail Özer
Nail Özer

Dorian Gray'in Portresi

30 Ağustos 2019 Cuma, 17:17

"Evet Dorian, her zaman seveceksin beni. Çünkü ben senin, göze alamadığın tüm günahları simgeliyorum."

"Dorian Gray'in Portresi" kitabı, 1854-1900 yılları arasında yaşamış olan İrlandalı yazar Oscar Wilde'nin; bir arkadaşının "Sen asla roman yazamayacaksın" iddiası üzerine, kaleme aldığı ve birkaç günde bitirdiği klasikleşmiş romanından, bir alıntı yukarıdaki söz. Toplumun çağa, inanca, düşünceye, cinsiyete ve belki coğrafyaya göre belirlediği ahlakçılığın, bireyin hayatı ile yarattığı ile çatışmalara romantik bir dille meydan okuyuşu, kitabı bir başyapıt haline getirmiş.

Çağdaşımız diyebileceğimiz Oscar Wilde'nin hayatı, kitabın yayımından sonra asla bir daha eskisi gibi olmaz. Yaşamış olduğu İngiltere Wiktoryan döneminin ikiyüzlü ahlakçı anlayışı ile kıyasıya bir çatışmaya girer. Bu çatışma kendi tercihinden çok, muktedirlerinin bu meydan okumadan duydukları korku ile saldırganlaşmalarından kaynaklanır.

Ressam Basil Hallward tarafından yapılan portre, ressamın roman kahramanımıza aşkı ile birleşince muhteşem güzellikte bir eser meydana gelir. Eserde portresi yapılan Dorian; yaşlandıkça, bedeninin gençlik ve güzelliğini koruması, yaşlanıp çirkinleşenin ise tablodaki resmin olmasını diler. Bunun için ruhunu şeytana satmaya hazır olduğunu ifade eder ve bu dileği gerçekleşir. Zamanla esiri olduğu dünyevi hazlarla, iç dünyasının gitgide çirkinleşmesini tabloda görmenin acısı Dorian'ın lanetine dönüşür.

Bu kurgu üzerinden Oscar Wilde bize, insanın iç dünyasındaki çirkinlikler ile yüzleşmesinin, ya da görünür olmasının sonuçları karşısındaki zayıflığımızı hatırlatırken, aşık olduğu aktrisle olan tutkulu ilişkisi, iktidar ilişkisinden ibaret rollerimizin irademizden bağımsız anlam ve sonuçları ile yüzleştiriyor bizi.

Oscar Wilde'nin mahkeme tarafından iki yıl kürek cezasına mahkûm edilmesine neden olan yargılamalarında delil olan Dorian Gray'in portresi hikâyesi, günümüze dek bitmiş değil elbette. Cezasını çekip geldikten sonra sefalet içinde bir hayat yaşayarak kısa bir süre sonra ölen Oskar Wilde, çağdaş bir filozof olarak günümüz insan ilişkileri konusunda kararlı bir manifesto niteliğindeki romanı ile güncelliğini koruyor.

Bu ay kitap grubumuzda okuduğumuz bu kitabımızın, keyifli tartışmalarının bir özetini çıkarmak istedim. Bu arada, Harvel's kitap grubumuzdaki değerli dostlarıma, ışıltılı bir içtenlikle paylaştıkları görüşleri için de sevgilerimi sunuyorum.