Bursa
Açık
22.8°
Mustafa Gültekin
Mustafa Gültekin

Sahi, kimdi O başkan adayı?

24 Haziran 2020 Çarşamba, 00:14

Recep Altepe'yi biliyorsunuz,

Bursa Büyükşehir Belediyesi eski başkanı. Donald Trump'ı da biliyorsunuz, Amerika Birleşik Devlerleri Başkanı. Altepe, Müslüman; Trump, Hıristiyan. Ne var ki; bu iki ismi aynı noktada buluşturan bir konu var. Biraz merak edin, bu konuya birazdan geleceğim.

Biliyorsunuz,

Bursa'da korkunç bir sel felaketi yaşadık. Ardı ardına acı haberler yüreğimizi dağladı. Binlerce dönüm tarım arazisi sular altında kaldı. Giden mal mülk şöyle dursun beş canımızı kaybettik, bir kişi ise hala kayıp ve aramalar devam ediyor. Sel riski ise henüz geçmiş değil. Meteoroloji'den ve yetkili makamlardan peş peşe uyarılar geliyor. Umarım daha fazla üzüleceğimiz bir sonuçla karşılaşmayız.

Buraya kadar,

Okuma sabrı gösterdiyseniz, bundan sonrasını sadece bir köşe yazısı olarak okumayın lütfen. Bir çağrı, bir çığlık, bir imdat olarak okuyun ve siz de bu çağrıya, çığlıya, imdada katılın. Katılın ki; yaşam alanlarımızı, hayatımızı, çocuklarımızın hayatını kurtarma noktasında kırıntı nispetinde de olsa bir adım atmış, bir fakındalık yaratmış olalım.

Dostlarım, okurlarım!

Kayıtlara geçen en sıcak 20 yılın tamamı son 22 yıl içerisinde yaşandığını biliyor muydunuz? Üstelik 2015 ile 2018 arasındaki yıllar en sıcak ilk dört arasında. Dünya gelelinde deniz suyu yüksekliği sürekli artıyor. Bunun yegane nedeni, küresel ısınma ve iklim değişikliği...

Evet,

Dünyamız daha çok ısınıyor. Isındıkça daha fazla su buharlaşıyor ve nem miktarının artmasına yok açıyor. Bu ise bazı bölgeler kuraklıkla boğuşurken bazı bölgelerin daha yoğun yağmur almasına, işte Bursa'da yaşadığımız ve ileride daha fazla zararla daha büyüklerini de yaşayabileceğimiz sel baskınlarına sebep oluyor.

Kürsel ısınma ve iklim değişikliğiyle,

Tatlı su kaynaklarımız hızla azalırken, sel, fırtına gibi afetler yaşanıyor. Tıpkı, Bursa'da kaybettiğimiz 5 can gibi, böylesi can kayıplarının yanında aşırı sıcak havalardan dolayı da can kayıplarının artması söz konusu. Orman yangınları doğadaki canlı yaşamını altüst edip, ekosistemi ölümcül derecede bozuyor.

Halihazırda,

Somut sonuçlarını acı tecrübelerle yaşadığımız Küresel Isınma ve İklim Değişikliği, bugün artık dünyanın bilimsel olarak kabul ettiği ve tedbirler geliştirdiği çok ama çok önemli bir konu.

Tabii, dünyada,

Bu bilimsel gerçeğin aksini düşünenler de yok değil. Şimdi başa dönüp ilk paragrafı tekrar okumanızı istiyorum. Okudunuz mu? Trump ile Altepe'nin buluştuğu nokta tam da burası işte...

ABD Başkanı Trump,

Küresel ısınmaya inanmadığını söyledi. Aynı şekilde bizim Recep Altepe de inanmadığını söylemişti. Ak Parti Bursa il kongresiydi. Dışarıda kar yağıyor, salonda seçim yapılıyordu. Kürsüye çıkan Recep Altepe, "Bazı şom ağızlılar küresel ısınmadan bahsediyorlar. Böyle bir şey yoktur. Bakın dışarıda kar var. Allah'ın işine karışmayın..." demişti ki; o kongrede İçişleri Bakanı Süleyman Soylu da Genel Başkan Yardımcısı sıfatıyla bulunuyordu. Aynı Süleyman Soylu, Recep Altepe'nin inanmadığı küresel ısınmanın doğal sonucu olarak Bursa'yı perişan eden, 5 canımızı alan sel felaketinin yaralarını sarmak için şehrimize geldi. Alpete, bu son afet hakkında ne düşünüyor bilmiyorum fakat bizim "Küresel Isınma ve İklim Değişikliği Eylem Planı" hakkında çok ciddi düşünmemiz gerekiyor artık. Zira ilk emri, "oku" olan bir dinin sahibi Allah, bizim hatalarımızı ve liyakatsizliğimizi örtecek bir örtü olarak kullanılamaz.

Peki, ne yapmalıyız?

Önce tüm yerleşim birimlerinin "Sel Planları"nı yapmalı, derelerle ilgili çok yönlü stratejileri çalışmalı, afetten korunma yolları tespit edilmelidir. Sular, şehrin içinde iyi planlanmış kanallarla dağıtılmalı ve bu suların boşa akıp gitmesine izin verilmemelidir. Mesela bu sular biriktirilebilir ve yeraltı sularının azaldığı zamanlarda kullanılabilir.

SON SÖZ:

Recep Altepe, belediye başkanı olarak, "Bazı şom ağızlılar küresel ısınmadan bahsediyorlar. Böyle bir şey yoktur..." derken son iki seçimdir Bursa'da, ezberleri bozarak, küresel ısınma ve iklim değişikliğinden, derelerden, şehir içi su yollarından, "İklim Göçmenliği"nden ve buna bağlı olarak 2050 yılına kadar 140 milyon insanın göç etmek zorunda kalacağından, Bursa diasporasından, metro ve kent tünellerinden, Bursa indeks portalından bahseden bir belediye başkan adayı da vardı, hatırlayanınız var mı? Biz önemsememiş, sahip çıkmamış, unutmuş olsak da bir anda Bursa'yı esir alan, adeta felç eden sel felaketi bu konulardaki ilgisizliğimizi, bilgisizliğimizi ve hepsinden de önemlisi vefasızlığımızı yüzümüze vurmuş olmadı mı? Oysa şimdi bunlara ne kadar ihtiyacımız olduğu ortaya çıktı değil mi? Sahi kimdi o belediye başkan adayı?