Bursa
Açık
22.8°
Mustafa Gültekin
Mustafa Gültekin

Babacan, Bursa'da ilk düğmeyi yanlış ilikledi!

04 Temmuz 2020 Cumartesi, 23:39

Hafızalara kazınan birçok sözüyle,

Türk siyaset tarihine damgasını vuran Süleyman Demirel'e atıfla anlatılan bir fıkra vardır.

Efendim,

Avrupa Birliği'ne girmek isteyen ülkeleri sınava alırlar. Bulgaristan'a, "atom bombası ne zaman atıldı" diye sorarlar. "1945" der ve geçer. Sonra Romanya sınava alınır. "Atom bombası nereye atıldı?" diye sorulur. "Japonya" der ve O da geçer. Sıra Türkiye'ye gelir. "Atom bombası atıldıktan sonra ölenlerin adları, soyadları, doğum yerleri, meslekleri" sorulur...

İşte O Demirel'in

Altı defa gidip yedi defa geldiği uzun siyaset yolculuğunda her seçim sonrası, sonucunu ilk istediği şehrin Bursa olduğu da rivayet edilir. Sadece Demirel mi? Necmettin Erbakan'ın da partisine il başkanı ararken Tunceli ve Bursa'da çektiği sıkıntı çok manidar sözlerle anlatılır. Ak parti'nin Bursa'daki kuruluş sürecinde yaşananlara ise bizatihi şahidiz.

Demem o ki;

Bursa'da siyaset yapacaklar "atom bombasından sonra ölenlerin şeceresi" sorusu kadar karmaşık sorularla/sorunlarla karşılaşacaklarını peşinen kabul ederken, partiler ise böylesi çetin süreci yönetecek deve dişi gibi adamlarla sahaya çıkarlar Bursa'da...

Gelin, partilere biz göz atalım isterseniz.

MHP, İsmet Büyükataman'la Genel Sekreter düzeyinde temsil ediliyor. İYİ Parti, Bursalı ve Bursa'yı çok iyi bilen İsmail Tatlıoğlu ve Ahmet Erozan olmak üzere iki genel başkan yardımcısıyla temsil ediliyor. CHP'de de durum farklı değil. Ak Parti ise kurulduğundan beri Bursa'yı Faruk Çelik, Bülent Arınç, Mehmet Müezzinoğlu, Efkan Ala gibi hep tepe isimlerle temsil edilmesini sağladı.

Ak Parti'de

Son dönemde biraz da siyasi eksen kaymasının etkisiyle bir boşluk oluştu ki; bu boşluk hem Bursa'da hem de Türkiye'de partiyi boşluğa düşürdü. Zaten bu yakıcı durumun bir sonucu olarak Gelecek ve Deva Partileri siyaset sahnesine çıkmadı mı?

Gelecek Partisi,

Daha erken yola çıktığı için birçok ille birilikte Bursa'da da teşkilatını kurdu, şimdi kongre sürecine hazırlanıyor. Burada, Gelecek Partisi'nin, Bursa eski valisi ve Bursa eski milletvekili olmak üzere iki önemli isimle temsil edildiğini hatırlatıp, "Bursa Siyaset Okuması"nı kendi ölçeğinde doğru yaptığının da altını çizmek isterim.

Deva Partisi ise

Hala il başkanı arayışını sürdürüyor. Peki; Deva Partisi, yeni partiler arasında görece daha ilgi duyulan bir siyasi adres olmasına rağmen üç milyonluk Bursa'da neden hala dişe dokunur bir ismi il başkanı olarak ata(ya)madı dersiniz?

Bunun cevabını

Yazının başlığında verdik. Evet, Babacan Bursa'da ilk düğmeyi yanlış iliklediği için beklenen etkili sonuca gidemedi/gidemiyor.

Bursa'nın

Bir mahallesi kadar büyüklüğündeki şehirden yardımcı alan Babacan'ın aynı özeni Bursa'da göstermediği görülüyor. Burada il başkanı bulmak ve teşkilatı kurmakla görevli isimler emekli asker Mehmet Şanver, Balıkesir eski belediye başkanı Edip Uğur ve Bursa doğumlu genç isim Burak Dalgın. İlk iki ismin Bursa'yla uzaktan yakından zaten bir ilgisi/bilgisi yok. Dalgın ise genç ve gelecek vadeden bir isim olmasına rağmen henüz, "atom bombasından sonra ölenlerin şeceresi" sorusu kadar karmaşık soruları/sorunları karşılayacak tecrübe, birikim, şehir ve siyaset bilgisine ve şehri heyecanlandıracak bilinilirliğe sahip değil. Oysa siyaset, etki oluşturabilecek yetkinlikteki kişiler üzerinde yükselir. Bu çerçeveden bakacak olursak, Deva Partisi'nin müstakbel il başkanının, diğer partilerin il başkanları kadar Ankara ayağının güçlü olmayacağı ortada.

SON SÖZ:

Halbuki, Bursa, Bursa'yı iyi bilen, Bursa'nın iyi bildiği, temsil kabiliyeti yüksek, şehirde ağırlığı ve saygınlığı olan bir isme emanet edilmiş olsaydı, durum bugünkünden çok farklı olabilirdi. Bursa, Türkiye profilini yansıtan seçmen ayağı ve serbest piyasanın gücüne inanan müteşebbis potansiyeliyle üzerinde titizlikle durulmayı hak eden bir sanayi, tarım, turizm ve kültür şehridir. Bursa bir başkenttir. Bu özellikleriyle siyasette Bursa'yı hafife almak bir derttir. Babacan'ın ilk düğmeyi yanlış ilikleyerek düştüğü bu derde nasıl bir "Deva" bulacağını ise bekleyip göreceğiz.