Bursa
Açık
31.7°
İsmail Kemankaş
İsmail Kemankaş

Zekavet ile belâhet yan yana!

06 Mart 2020 Cuma, 23:01

Konu çok önemli ve hassas... Çünkü işin ucunda Bursa halkının sağlık hizmetine hem parasız, hem de kolay ulaşması var. Bunu ben değil, Anayasa maddesi söylüyor. Laik, demokratik, sosyal hukuk devletinde, sağlık, eğitim ve güvenlik ücretsiz sağlanmak zorunda. Uygulamada bunu görebilir misiniz?

Bunları düşünürken, genç politikacılarımızdan CHP Bursa İl Başkanlığına yeni seçilen İsmet Karaca'nın partililer ile birlikte hastane önüne giderek yaptığı açıklamayı görüyorum. Karaca ve vatandaşın, adını dayatma ile ezberlediği Muradiye Devlet Hastanesi'dir önünde açıklama yapılacak olan... Buradaki ilk hastane Ahmet Vefik Paşa tarafından yapılmış, 1945 yılında Bursa Valisi olan Haşim İşcan da, şehirden para toplayarak şimdi boşaltılan ek binayı inşa ettirmiş. Kaynak Bursalı'dan sağlandığı için de adı Türkiye'de bir ilk olarak "Memleket Hastanesi" olarak konmuş.

Gelelim Karaca'nın sloganına... "Hastanemizi geri istiyoruz" adını taşıyor. Daha önce de yapımı yarıda kalan Ali Osman Sönmez Devlet Hastanesi inşaatı önünde açıklama yaparak dikkati bu soruna çekmişti.

Bu kez daha hazırlıklı ve sert görünüyor. Dersine çalışmış olmalı ki, Bursa Şehir Hastanesi'nin açılışı ardından kapatılan hastanelerin yatak sayısını veriyor ve ortaya 50 yatak eksik çıkıyor. Bu arada benim de zaman zaman tanık olduğum gibi, Bursa'daki yoğun bakım ünitelerinin giderek ve tehlikeli seviyede azaldığını söylüyor. Kapanan hastaneler olduğuna göre bu saptama da çok doğal. Yoğun bakım için hastaların ilçelere taşındığını da biliyoruz. CHP Bursa İl Başkanı İsmet Karaca, beraberindeki partilileri ile açıklama yaparken, o semtte oturan bir yaşlı kadın Şehir Hastanesi'ne ulaşımın hem zor hem de pahalı olduğuna vurgu yapıyor ve hastanesini geri istiyor. Bununla da bitmiyor, olası bir korona virüs salgınında Memleket Hastanesi'nin karantina görevi yapacağını duyduklarını, bunu da istemediklerini belirtiyor.

İlginç; vatandaş, politikacı ve habercilerden daha hızlı haber alıyor demek ki!

İşte bu açıklamalar bombanın fitilini ateşliyor ve İktidar Partisi'nin Bursa'daki en etkin vekili Dr. Mustafa Esgin basına açıklama yaparak, "CHP İl Başkanı hastanemizi geri istiyoruz diye kampanya başlatıyormuş. Hiç şaşırmadım. Programa alınmış ve projesi ihale aşamasındaki bir sağlık yatırımını geri istiyoruz diye meydana çıkmak ya 'zekavet' sorunudur ya da 'algıdan yağ çıkarmaya çalışmaktır'" diyor .

Bu açıklama Karaca'ya da iletiliyor, o da "Zekâvet sorunu varsa, bunu arayacağı adres kendi partisidir" diyor.

Bu açıklamalar çok doğal. CHP Bursa İl Başkanı göreve yeni geldi ve hızlı bir başlangıç yapması da normal. Sağlığa en az harcama ile kolay ulaşmak kadar da önemli bir istek olamaz... Bu da tamam... Ama bu kadar çarpıcı konu varken, oturdum düşündüm, algıdan yağ çıkarmak gibi yeni bir tanımlama öğrendiğim için sevindim, bu arada "zekâvet sorununa" da takıldım! Anlamına baktım, tahmin ettiğim gibi ortaya zekâ sorunu çıktı. Bu iktidar döneminde jargon değişikleri aldı başını gitti ya, işte onlardan biridir, derken, zekâvet kelimesinin geçtiği bir cümleye daha rastladım.

"Kendini çok zekî sananlar böyle oluyor. Senin kafatasının içinde zekâvet daha ağır basıyor, ama bâzan da miktârı az olan belâhet zeytinyağı gibi üst tabakaya çıkıyor."

Belâhet kelimesinin anlamı daha da çarpıcı. Bönlük, alıklık, kalın kafalılık demekmiş. Söyleyen de ünlü romancı Refik Halit Karay...

Ben de bönlük yoksa ve doğru anladıysam, bazen akıllıca laf söyleyecekken tam tersi olarak ahmaklık da ortaya çıkabiliyormuş.

CHP Bursa İl Başkanı Karaca, doğal ve haklı olarak hastane kapanışlarına, yeni yapılanların yerlerinin çarpıklıklarına ve şehir hastanesi efsanesinin doğuracağı mali yüklere değinerek, muhalefet görevini yapıyor. Belki de çok uzun bir süreden beri duyamadığımız, dozu yerinde bir eleştiri görüyoruz. Bunları enbursa.com haberleri içinde gördüğümü de belirteyim. Bir de fotoğraf vardı haberin içinde... Sağlık Bakanı ve Bursa Milletvekili Esgin yan yana duruyordu. İsmet Karaca, şehir hastaneleri ve harcanan paraya, vatandaşın sağlığa zor ulaşmasına neden şaşırıyor ki diye düşündüm bir an!

Oysa fotoğrafa dikkatli baksa belki de başka cümleler kuracaktı. Kendileri sağlık kurumu patronu iki adam, vatandaşa parasız ve kolay ulaşılır bir iş için görevlendirilmişler! Sizce bu görevlendirmede "zekâvet" mi yoksa "belâhet" sorunu mu var?