Bursa
Açık
32.2°
İsmail Kemankaş
İsmail Kemankaş

Ülkemde muhalif olmak!..

18 Haziran 2020 Perşembe, 18:56

Güzel haberler aldık...

Büyükelçi Volkan Bozkır'ın seçim başarısı ile Türkiye-Libya görüşmeleri buna iki somut örnek... Birleşmiş Millet Genel Kurulu'na ilk kez bir Türk diplomat Volkan Bozkır, 1 yıllık süre için başkanlık yapacak. Gurur duyduk.

Dışişleri, Maliye ve Hazine bakanları ile MİT Başkanı ve Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Libya'da, BM tarafından da tanınan Başbakan Sarrach ve heyeti ile görüştü. Akdeniz'deki Münhasır Ekonomik Alan ile güvenlik sorunlarının yanı sıra ticari anlaşmalar üzerinde mutabık kalınırken, daha önce bu ülkede iş yapan yüklenicilerin alacakları konusunda da olumlu gelişmeler kaydedildi...

Bu da müjde niteliğindeki bir gelişmeydi.

Mesleğim gereği, olaylara muhalif gözlükle bakma alışkanlığıma rağmen iki örneğini verdiğim önemli gelişmelerle de gurur duyabiliyorum. Bu da muhalif biçimde yazma-çizmenin lüksü olsa gerek.

Üzücü olan haberler de vardı... Silopi'de yakıt aracına bombalı PKK saldırısı ve 4 şehit... Yurt içinde çok az sayıda terörist kaldı denirken bu haber can yakıcıydı. Bunun yanı sıra Bursa'da giderek artan adli vakalar ve yaygınlaşan virüs tehlikesi de üzücü nitelikteydi. Bu anlamda üzüntümü azaltacak bir karar da alındı. İstanbul ve Ankara'nın yanı sıra Bursa'da da her daim maske kullanım mecburiyeti...

Düşündüren gelişmeler de yaşandı... Pençe-Kartal ve Pençe-Kaplan harekâtları... Neden mi şüphe uyandırıyor? Bu operasyonlar için makul sebep; terör örgütünün Irak-Suriye bağlantısını kesmek... Her iki harekâtın da başarıyla yapılması işin sevindirici ve mutlu edici tarafı... Muğlak olan da Türkiye-Rusya heyetleri görüşmesinin ertelenmesinin hemen ardından Libya ziyareti ve iki askeri harekâtın yapılması... Rusya'nın tutumuna karşı bir yaklaşım mıydı acaba? Önemli toplantının ertelenmesi de Türkiye'nin bu iki atağına yaptığı hazırlık mıydı? Erteleme kararı bu nedenle mi alındı? Aslında bu harekatlar, Kuzey Suriye'deki oluş için mi önemliydi? Son bir hafta içinde İYİ Parti lideri Akşener, sürekli Kuzey Suriye'de ABD destekli bir otonom devletçiğin kurulduğundan bahsediyor çünkü...

...Ve benim dışımda, muhalif gözlerin gördükleri ve söyledikleri...

Konuşanlar; Burak Dalgın, Nihal Olçok ve Meral Akşener...

Şimdi de ayrıntılar. Bu isimlerin söylediklerini aktarabilmek, üzerinde yorum yapmak, ülkemde muhalif olmanın en büyük nimetlerinden!

Burak Dalgın'dan başlayayım... Bursalı genç ve yeni bir siyasetçi... İyi eğitimli, girişimci ve heyecanlı. Çocukluk yıllarımda Dalgın'ın dedesini, Balabanbey İlkokulu Müdürü, ardından Bursa İlköğretim Müdürü olduğu yıllarda birkaç kez gördüm ve ismini sürekli duyardım. Teyzem öğretmendi ve onun okul müdürüydü. Sonra da kısa bir süre Anavatan Partisi'nde meclis üyeliği yaptı sanırım. Genç Dalgın'a gelince. DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı. Ekranda izledim. Bilmem kaç adet çalışma grubu ve 300 kişilik ekipten söz ediyor. 2030 yılındaki geçerli iş türlerini ve buna uyabilecek eğitimli gençliğin yetişmesi gerektiğini, polemiğe girmeden anlatıyor. Bir de iddiası var; Türkiye'nin her yıl 1 milyon eğitimli gence iş bulamazsa, işsizlik artışını durduramayacağını savunuyor. Sonra da partisinin anlayışına örnek, "yönetimlerde yüzde 35 genç, yüzde 20 kadın kontenjanımız var" diyerek ekliyor. Yönetici yaşı şu anda ortalama 30 diyerek, bu nedenle genç kuşakların aradığı partinin DEVA olduğunu savunuyor.

Muhalif yerine muvafık gazeteci olsam, "hadi oradan bunu nasıl yapacaklar?" der, buna inansam da gelişmelere gözümü kapatır, geçer giderdim.

İşte, yönetimlerden, iktidardan yana olmak bu denli zor zanaat!

Bu tür misyonu üstlenen meslektaşlara Allah ve iktidar kolaylık versin!

Bayan Olçok... 15 Temmuz gecesi eşi ve oğlunu, darbecilerin ateşi ile şehit verdi. Ama bunu içine bir türlü sindiremedi. Şimdi de, Gelecek Partisi kurucu üyesi olarak bir cümlesi ile pekiştirdi. "Ben 15 Temmuz gecesi kandırıldım."

Vallahi, nereye çekseniz oraya gidecek bir cümle, yorumlamak zor, yürek ister!

Bir yürekli kadın daha... Meral Akşener... "Memleket masasını kurmadınız, ahanda size millet" diyerek, grup toplantısında, konuşmasını keserek Ankara Kahveciler Esnaf Odası Başkanı'na kürsüsünü devretti. Ben ilk kez tanık oldum, sizi bilemem. Rahat ve inanarak takdir ediyorum.

Bu örnekleri neden verdim, neden bu kadar laf kalabalığı yaptım, anlatayım.

Bazı iddialara göre, şu anda ülkemizde yazılı basının yüzde 90'ını oluşturuyor denilen, iktidar yanlısı yayın organları çalışanlarının güçlüklerini anlamaya çalışıyorum bu sayede!.. Bu tür bir gazetecilik vasfı taşıyorsanız, çoğu kez inanmadığınız bir uygulamayı ölesiye savunmak ya da kendinizi o yanlışın doğru olduğuna inandırmak yeteneğine sahip olmanız gerekir sanıyorum.

Çok şükür bu güçlüğü yaşamıyorum. Muhalif muharrir olarak, şimdilik bir elim yağda, bir elim balda, beynim ve ağzım da geniş bir özgürlükle hep yanımda.