Bursa
Açık
20.9°
İsmail Kemankaş
İsmail Kemankaş

Sorunların kenti ve çözümsüzlüğüm

20 Ocak 2020 Pazartesi, 23:18

Yahudi tüccar, başı sıkışınca eski defterleri karıştırırmış. Ben de eski notlarıma şöyle bir baktım. Derdim; Bursa'nın kent sorunları, vatandaşın günlük yaşam konforunu geliştirecek önlemler...

Bir an için kendimi kentin en önemli yöneticisi ve özgür karar verebilen bir politikacısı yerine koydum. Ama pişman da oldum.

Neden mi? Kendim sorup, kendim yanıtlayayım. Kasım ayında yapılan Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi'nde kabul edilen bütçe rakamlarına şöyle bir baktım, Başkan Aktaş'ın yerinde olmadığıma şükrettim!

Tahmini gelir 1 milyar 800 milyon, giderler de 1 milyar 600 milyon lira... Yanlış anlamadıysam, gelir hanesini bu rakama yükseltmek için de mevcut borçları ödemenin yanı sıra, yeni bir finans kaynağı yaratmak da gerekiyor.

Şimdi bu yamalı bohça misali bütçe ile neler yapılması gerektiğine bir göz atalım. Ama bu benim gözümden olacak.

Bu arada, bu girişten sonra, belediye başkanı ve bürokratlarını desteklemek ve onlara hak vererek, kente hiçbir yatırım yapılmasın demek niyetinde değilim. Bir kere bu benim işim değil. İkincisi de, bu tür görevlere talip olarak getirilenler benden daha öngörülü, deneyimli ve eleştiriye dayanıklı olmalılar, diye düşünüyorum.

Şimdi de benim gözümden eksiklere bir değinelim...

Öncelikle, 2 milyon 200 bin kent içi nüfusa sahip Bursa'nın daha da berbat hale gelmesini önlemek için, mevzii planlar, pansuman önlemler yeterli değil. Kent Anayasası denebilecek 1/100 binlik plana ya da bir başka deyişle, bu plan doğrultusunda en azından 2050 yılı baz alınarak uzun erimli bir projeksiyon gerekli. Bu süre içinde nüfus ne olacak, içme ve kullanım suyu yetebilecek mi, motorlu taşıt sayısı ve bu nedenle hava kirliliği hangi mertebede olacak gibi soruları yanıtlayacak planlar onaylanarak hayata geçirilmeli. Örneğin eğitim, sağlık, spor alanları ve yerleşim bölgeleri önceden bilinmeli... Ona göre, hava ve trafik sirkülasyonu gözetilmeli... Bu bilindiği andan itibaren, spekülatif yatırımların yapılmasını önleyecek yasa ve yönetmelikler devreye sokulmalı...

Kendimi bir an için, belediye başkan adayı gibi hissettim. Rahat olun, öyle bir niyetim yok. Ben yıllar önce ağzımın payını aldım çünkü!

Daha somutlara geçelim ve gerekirse tartışalım.

Uludağ için "Alan Başkanlığı Yönetimi" önerilmiş ve yaklaşık bir yıl önce bir toplantı yapılmış. Sonuç ne oldu bilmiyorum.

Alan Başkanlığı uygulanan Kapadokya ve Gelibolu şehitliği varmış ülkemizde... Birkaç bakanlık ve yerel yönetim temsilcilerinden oluşan bir kurul, buralardaki planlamayı, turizm amaçlı yatırımları, kısaca bölgenin geleceğini belirliyormuş. Bursa'da doğmuş ve belli bir yaşa gelmiş bir fani olarak, Uludağ'daki işletmeciler buna sıcak bakmazlar diye düşünüyorum. Hatta daha da ileri giderek, bu girişimi önleyebilirler... Yanılmayı çok isterim. Böyle düşünmüyorlar ise sözümü geri alabilirim.

Büyük ölçekli bir büyük proje de "Termal Bölge" hayali... Birilerinin çok arzuladığı, her büyükşehir adayının önüne koyduğu proje, büyüklüğü ve yaratacağı rant iştah kabartıyor. Ama kimse de, kimlerin yatırımcı, kimlerin rantiyeci olacağını, kentin bundan nasıl bir pay alacağını henüz sorgulamıyor. Böyle bir proje ete kemiğe büründüğünde, kent halkının onayına sunularak "plepisit" yapılır mı sorusu da korkutuculuğunu koruyor. Önümüzde Bir İstanbul Masalı pardon Kanalı dururken...

Satırlar ve yerim yetmedi, yeni ismiyle İstanbul Caddesi'nde yarım kalmış tramvay hattına bile giremedim... BursaRay hattına paralel çalışan minübüs sorununu ise düşünemedim bile... Yaklaşık 15 yıldan beri kentin doğu yakasında, minibüsleri "besleme hattına" sokamayan idare, bundan sonra ne yapabilir, ben de bilmiyorum...

Az daha unutuyordum; bir de Kestel Esnaf Sarayı mı desem, Yalova yolu dükkan sahiplerinin bir türlü içine sinmeyen proje mi desem şaşırdım kaldım. O kadar yatırım boşa mı gitti? Kamulaştırma nedeni, oraya başka bir uygulama getirmeye engelmiş bir de...

Klavyeye "Kültürpark " yazmaya da korkuyorum! Çünkü hemen yanında, yüksek duvarlar arasından güçlükle görebildiğim hummalı bir çalışma var. Bursa'nın yeşil alan ihtiyacını, Ankara'daki sıcak odalarından daha iyi görebilen bürokrasi oraya yeni ismiyle "Millet Bahçesi" yapıyor. Demek ki bizler yıllarca aldatılmışız! Benzeri ve daha iyisi olan Kültürpark milletin değilmiş bunca yıl.

Galiba fazla kafa şişirdim. İsterseniz devamını bir başka güne bırakalım.

Hoşça kalın, biraz da Bursa'nın sorunlarında kalın.