Bursa
Açık
20.6°
İsmail Kemankaş
İsmail Kemankaş

Siyaset gerçeklerin neresinde?

03 Aralık 2019 Salı, 11:50

Rastlantılar bazen güzel sonuçlar doğuruyor. Benim yaşadığım da ilginç sınıfına girecek türden... Geçtiğimiz cumartesi günü, bir arkadaşımla Merinos'ta buluşup spora dair bir konuda görüş alışverişi yapacaktık.

Bahçe geniş, o benden önce gelmiş bir köşeye oturmuş. Bundan habersiz biçimde çayımı yudumlarken o sırada bir masaya gözüm ilişti. Uzun süreden beri görmediğim bir dost Nuri Karaca'ya rastladım. Hoş beşten sonra orada bulunma nedenlerimizi sıraladık. İçerideki salonda Vatan Partisi'nin etkinliği olduğunu söyledi. Karaca'yı da sanırım Ertuğrul Yalçınbayır önermiş konuşmacı olarak... Sonradan öğrendiğim üzere etkinliğin adı "Üretim Devrimi Kurultayı" olarak belirlenmiş. Öncelikle tarımsal üretim akla geldiği için Karaca'nın davet edilmesi doğal diye düşündüm.

Sohbet ilerledi ama Nuri Karaca salona dönmedi. Sanırım ortam ona göre değilmiş. Yalçınbayır adını duyunca ilgim arttı bu toplantıya...Pek beceremezsem de siyasi bir kulis yakalamanın heyecanı ile "Yalçınbayır Vatan Partisi'ne üye mi olmuş?" diye sordum. Karaca, "Bilmiyorum, ama salona Perinçek ile kol kola girdiler" dedi.

Aslında Ertuğrul Yalçınbayır'ı iyi tanıyan biri olarak sorumun yersizliğini düşündüm. Yalçınbayır, görüşüne başvurulduğunda, demokrasi ve hukuk adına söyleyecek sözü olan ve siyasi ideolojiyi bir kenara bırakarak, cesurca konuşan bir demokrattır.

Gerçekten de durum böyleymiş. Politik yaşamı fiilen sürdürmese de sorunlar ve çözümler için kafa yormaya, elinden gelen çalışmayı yapmaya sonuna kadar devam edecekmiş.

Söz konusu toplantıda Doğu Perinçek'ten hemen sonra söz verildiğinde nelere değindiğini videodan izledim. Yine hak diyor, yolsuzlukla mücadele diyor ve hepsinden önemlisi de iklim değişikliklerini müsebbibi olarak devletleri hukuksuzca yönetenleri gösteriyor. Bir anlamda küresel sermayenin acımasızlığına vurgu yapıyor.

Bunları yazarken yıllar önce onun hakkında duyduğum birkaç cümle geldi aklıma... Dönemin Bursa milletvekili ve ANAP Genel Başkan Yardımcısı Kenan Sönmez ile canlı yayın öncesi konuşuyorduk. Söz Yalçınbayır'a gelmişti. Ben ısrarla hukuk konusundaki titizliğini dile getirirken, Sönmez, bunu kabul etmekle birlikte bir gözlemini nakletti ve aynen şunu söyledi.

"Bildiğiniz gibi şu an Koalisyon Hükümeti üç partiden oluşuyor. Ertuğrul bey de dördüncü parti" deyiverdi.

Doğruyu konuştuğunuzda işte böyle tanımlanıyorsunuz. İktidara mensupsanız, gerçekler yerine inandırmak istediğinizi söylersiniz. Daha da ileri giderek, inanmadığınız değer ve gelişmeleri savunursunuz. Çünkü şu an içinde bulunduğumuz ortam buna da çok uygun!

Yine cumartesi gününden söz edeceğim...CHP Osmangazi Örgütü oturduğum mahalle Kükürtlü'de delege seçimi yapıyor... İki liste var... Şöyle bir göz gezdiriyor ve adayları tanımadığım için partinin eski tüfeklerinden bilgi alıyorum. Sonra da onların bir türlü geçerliğini yitirmeyen tezine kulak veriyorum.

Deneyimli arkadaşım diyor ki "Bak burada iki liste çekişiyor. Çoğu kişi de oy kullanmadığı halde buraya gelmiş. Bu heyecanı tatmak istiyor. Listenin biri kazanacak, sonra da öbür liste taraftarı asıl seçimde küskün olacak ve çalışmayacak. Bunun adı da demokrasi olacak.."

Ne diyebilirim... Haklılık payı büyük ama partilerde demokrasinin yolu ön seçimlerden geçmez mi? Demek ki, seçimi kazanan grup ile kaybedenlerin birlikte hareket ettiği dönemlere henüz geçememişiz.

Sonuçta listenin biri diğerine 14 fark yaparak kazanmış. Ben gecenin ilerleyen saatlerinde sonucu ancak öğrenebildim.

Bu durum ne kadar doğal ise sevgili Yüksel Baysal'ın seçim sonucunu, orada bulunmama rağmen benden önce öğrenip köşesine yazması da galiba doğal.

Siyasi kulis yazarlığının inceliği bu olsa gerek.