Bursa
Açık
32.3°
İsmail Kemankaş
İsmail Kemankaş

Sivas da ayakta, Bursaspor da...

09 Şubat 2020 Pazar, 21:55

Bırakın onlar limit aşımı, Federasyon Başkanı sorunu, hakem hataları ile oyalansınlar... Bir Anadolu takımı Sivasspor, anlamlı bir pankart eşliğinde çıktığı maçta, zirvedeki yerini korudu ve korumaya çalışacak.

Neden böyle bir giriş yaptım dersiniz? Tüm hafta boyunca yaygın kanalların spor programlarının hemen hepsinde aynı konular vardı da...

İstanbul'un, semtlerinden ismini alan üç kulübünün başkan ve yöneticileri işi gücü bırakmış Nihat Özdemir istifa mı edecek, yoksa Ali Koç ile Mustafa Cengiz birbirine mi girecek tartışmasında...Hakem tartışmaları da VAR gücüyle sürüyor zaten! Koskoca 82 milyonluk ülkede, sadece üç takım mı belirliyor sporun veya futbolun gelişmişliğini ya da gerileme nedenlerini!

Yetti artık; biri de ortaya çıkıp, "Süper Lig maçlarımız neden vasatı aşamayıp ismine yakışır biçimde oynanamıyor ? Futbolun güzelliğini, doyuruculuğunu konuşup ne zaman keyif alacağız" gibi bir cümle kuramıyor.

Oysa Sivasspor'un, buz kesmiş bir kentte, gösterişsiz ama "birlikte oynamayı adeta beyinlere çakan futbolundan" neden söz etmiyor? Girişte belirttiğim gibi Başakşehir maçı öncesi fark ettim, Sivas taraftarı "yarıda kalan işimizi bitirmeye geldik" diyordu. Haklılar, çabuk unutuyoruz; Bursaspor'un şampiyonluk yılından önceydi. 2007-2008 ve 2008-2009 sezonlarında şampiyonluk yarışını son anlarda kaybetmişti.

Tamam, burada konuyu değiştiriyor, laf kalabalığını bitiriyorum. Ama bir oyuncudan söz etmeden geçemeyeceğim; Sivassporlu Mert Hakan Yandaş. Son derece akıllı, işini süslemeden yapıyor. Fizik gücünü ideal biçimde kullandığı gibi, serbest vuruşlarda da çok iyi. Devamlılığı ise kıskanılacak düzeyde.

"Eee, bize ne bundan?" diyeceksiniz. Bu satırları sürekli okuyan bilir, Mert Hakan'dan daha önce söz ettim. Çünkü Bursa'da futbola başladıktan sonra, alt liglerde oyununu geliştirerek Sivas'a kadar gitmiş. Şimdi de kendini tüm ülkeye izletiyor. Benim toprağımdan yetişmiş olması ile ne denli gurur duyuyorsam, yeşil beyaz forma içinde göremediğim için de o kadar üzülüyorum.

Birbirimizi eleştireceğimize, kendi değerlerimize sahip çıkalım da böyle değerleri elimizden kaçırmayalım.

ÖZER, ÖZER VE ÖZER...

Sakın bana Bursaspor güçlü kadrosuyla galip gelerek hak ettiğini aldı falan demeyin. Eğer Özer henüz ikinci yarı başında frikik golünü atmasaydı, kişisel becerisi ile takımı rahatlatmasaydı, şimdi farklı şeyler konuşurduk. Bu galibiyetten mutlu olup olmadığımı sorgularsanız, niye olmayayım yanıtını veririm. Ama güneş balçıkla sıvanmıyor!

Tamam, geçen hafta oynayan 3 oyuncu cezalı... Buna rağmen aynı kadrodan tam 6 isim olmadan bir sonraki maça çıkmak da neyin nesi?

Anladım şimdi, siz kadro zenginliğinden söz edeceksiniz. Kadro zengin ama, kolektif oyun fakir! Transfer zorluğunu biliyorum, ama bu kadar da olmaz.

İsmail neden oynatıldı, sonra da neden çıkarıldı. Böyle ağır bir saha, ligde kritik bir durumda, haftalardan beri takımda yer almamış, üstelik genç sayılabilecek bir futbolcuyu sahaya sürmek, ancak onu yok etmek içi yapılabilir. Ya da basiret bağlanmasından olabilir! Bir de Tayfur'un durumu var; İbrahim Üzülmez onu savunma için mi, kanat oyuncusu olarak mı aldı? Ben biraz uzağım bu gelişmelerden, bilen varsa lütfen bana bildirsin.

Seleznov mu diyorsunuz yoksa? Tek kişilik gösteriye çıkmış "stand up oyuncusu" adeta... Olmuyor bir türlü...Ayakta kaldığı anlar, yerde kaldığından daha azdı dünkü maçta...Teknik adamlar ve yöneticiler bu denli "tecrübeli oyuncu düşkünü" olmamalı. Biraz da risk alalım canım...

Neyse konumuza dönelim, Bursaspor lideri takipte, biz de onu...

Yenilgiye rağmen geçen hafta, Üzülmez kadrosunu buldu sanırım diyordum. Sorunları anlıyorum ama, birlikte oynamayı ezbere yapacak bir kadro hemen oluşmazsa, üst lige yükselmek başka bahara kalır diyeceğim.Ama diyemiyorum.

Çünkü bu ligde bir daha böyle fırsat gelmez. Dostun dostuna söylediği acı sözler ile kapatıyorum konuyu...