Bursa
Açık
31.1°
İsmail Kemankaş
İsmail Kemankaş

Sana şehrin yolları, bana odalar!

07 Mayıs 2020 Perşembe, 18:21

İki günden beri ülkemdeki gelişmelere, gazete ve TV haberlerine bakıyor ve bazen çok öfkeleniyorum. Neden mi, aslında sorunun yanıtı çok basit; içinde bulunduğumuz olağanüstü durumdan, bırakın etkilenmeyi "haberi olmamış tavrı" takınanlar var.

Bilim insanları sürekli bağırıyor; "artık yeni bir normalimiz olacak, tedbiri elden bırakmayacağız. Önce tedbir, sonra temizlik ve hepsinden önemlisi caddede, sokakta sosyal mesafeyi koruyacağız."

Nokta.

Bu öneri demetinin tartışılır yanı var mı? Çok olmasa da yok diyenlerin sesini duyar gibiyim. Benim gibi yaşamı boyunca konulan kuralları, gelenekten gelen kollamayı ve koruma hasletini, bunlara keskin biçimde uymayı ilke edinmiş bir fert olarak öfkeliyim dostlar.

Sen sokakta pervasızca, maskesiz, dip dibe yürüyecek, çaktırmadan kaçak kahveye, kumarhaneye gidecek, sıkıldım diye AVM dolaşacaksın, bu nedenle salgın hiç bitmeyecek, ben ve benim gibiler de beyhude yere evde oturup normalleşmeyi bekleyeceğiz.

Bu durum en hafifi ile uygar ve demokrasinin kural yerine yaşam biçimi olarak kabul edildiği bir ülkede, kişisel bir hakkın gaspıdır. Benim ev dışındaki sosyal alanımın kısıtlanmasıdır.

Bu yazının, birkaç satırını okumak zahmetine katlananların, kısa bir süre sonra, başka bir yöne odaklandığını görür gibiyim ve bundan çok eminim.

Öyle olmasa, dolar yükseldiğinde "bana ne dolarla bir şey almıyorum ki" diyen vatandaşla (!) aynı ülkede yaşar mıydık?

AVM türü, kültürümüze zorla yerleştirilen, tüketimin pompalandığı mekânlar açılırken, Türkiye'nin en önemli kurumu Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni kapalı tutan bir zihniyeti bırakın eleştirmeyi, bunun ne anlama geldiğini bile kavrayamayan, yaşamını düzenleyen bu yüce kurumun nasıl bir anlamı olduğunu hayatında hiç düşünmeyen canlılarla birlikte yaşar mıydık?

Galiba çok kızmışım "sokağa çıkma kısıtlamasını" delen zihniyete... Hani kibarca "kısıtlama" deniyor ya, "yasak" yerine... Sanki böyle demekle, yasakçı bir zihniyetle ülkenin yönetildiğinin üzeri örtülecek!

Bu satırları yazarken ateş bastı, camdan bakma ihtiyacı hissettim ve ana artere göz gezdirdim. Acemler'e doğru sakin, merkeze doğru çok sıkışık görünüyordu. Aslında sisli, puslu, hafifçe soğuk bir bahar sabahıydı. İklim bile içinde bulunduğumuz durumu anlamış olmalı ki, ona uygun bir ağırlık içindeydi. Bunu görünce, doğanın gerçekten de insan denen yaratığa ders verdiğine kanaat getirdim. Mayıs'ın ilk haftası geçmiş ve kışa girer gibi bir hava vardı.

Camı kapatıp bilgisayarın başına geçtim, bir de ne göreyim...

Saate baktım 10.30, buna karşın ABD Doları 7.24... Adeta durmadan, 7 gün 24 saat çalışıyor ki bu seviyelere gelmiş canım ülkemizde!..

Aynı anda bir TV kanalında, pek de görmeye alışık olmadığımız bir zat konuşuyor ve diyor ki "dolar neden yükseliyor, çünkü Maliye karşılıksız para basıyor." Adı da Mithat Sancar, HDP Eş Genel Başkanı... Hukuk profesörüymüş. Titrini yazması da çok zor. Partisinde böyleymiş görev dağılımı... Demek ki yasalara aykırı değil böyle bir unvan. Oysa, barolar ve akademik odalar birliklerine uygulanacak yeni model ile seçim sistemleri değiştirilecek, belki de isimlerinin başındaki Türkiye kelimesi çıkarılacakmış... Neyse konumuz bu değil, meslekleri savunma olan baroları bizim savunacak halimiz de yok sanırım... Bu arada bir habere gözüm takılıyor. Bir yerden sızmış demek ki... AKP yetkilileri hazırlık içindeymiş, büyük şehirlerde alternatif barolar kurulacakmış. Mevcutlar, bir daha Ankara Barosu gibi yaramazlık yapmasınlar diye herhalde... Çorbada benim de tuzum olsun istedim ve bir isim buldum, olası bu yeni hukuk kurumlarına; "Muhafazakâr Avukatlar Barosu."

Bu konuda Partili Cumhurbaşkanı, akademik odalar ve baroların seçim sistemini eleştirmişti önceki akşam... Çoğunluk sitemi olmasın, temsilde adalet için, çoğulcu olsun, en fazla oyu alan değil de diğer görüşte olanlar da baro yönetimlerinde yer alsın istiyor. Ne kadar güzel değil mi böyle bir istek...

Hadi biz seçmen olarak diyelim ki "Sayın Cumhurbaşkanı, Seçim Yasası'nı değiştirseniz baraj kalksa , tüm siyasi partiler yüce Meclis'te temsil edilse."

Sizce diyebilir miyiz? Ya da bunu gündeme getiren bir siyasetçi olabilir mi?

Neyse bunu da geçelim... Faydalı ve güncel sorunlarla ilgilenelim. Bir vatandaş sosyal medyada son dakika haberi gibi ispiyonlamış yine bir gelişmeyi!

Saat 11.20 dolar 7.25... Artık üzerimdeki korkuyu attım, ne hali varsa görsün bu dolar demeye başladım. Aklıma bir cinlik geldi, acaba yaz saatini standart hale getiren kafa, günleri de 25 saate mi çıkarıyor diye huylandım!

Yok artık, tamam hiçbir şey bizi şaşırtmıyor, bu da olsa ne yazar diye konuyu kapattım... Bir de ne göreyim, bu kez de benzin zamlanmış. Hani varili en dip seviyeyi gördüğünde, neredeyse eksi fiyata satılacakken, vergiler nedeniyle yine de pahalı sayılacak fiyatlı "bizim petrol" var ya işte o.

Sonra baktım, bunlarla da ilgilenen yok, en iyisi ben öfkemi sürdüreyim, virüs ile dalga geçercesine, delikanlı ahalimin gösterisini izleyip kendimi de canlı tutayım dedim. Size de tavsiye ederim!