Bursa
Açık
20.6°
İsmail Kemankaş
İsmail Kemankaş

Sağlıklı diziler ve farkındalık!

10 Şubat 2020 Pazartesi, 23:36

İsterseniz vakit geçirmek deyin ya da yapabileceğimiz başka bir uğraş yok, deyin; ne derseniz deyin, TV dizileri başköşedeki yerini koruyor.

Bu, sadece benim tesbitim. Özellikle, uzun gecelerde zamanını kitap okuyarak, klasik müzik dinleyerek veya kahvehanede pişpirik oynayarak geçirenlere sözüm yok. Herkesin kendi tercihi... Benim vurguladığım, ortalama emekçi ailesi, esnaf, küçük sanayicinin ailesi ile birlikte geçirdiği zamanla ilgili...

Ben de o gruba dahil bir faniyim. Son aylarda iki TV kanalında sağlıkla ilgili iki dizi bana müthiş heyecan veriyor. Entelektüel bir yaşamın içinde olduğumu iddia etmediğim için daha bir dikkatle izliyorum.

Nedenlerini hemen sıralayayım. Birincisi hastalık ve tedavi için dikkat çekici... Doktor-hasta ilişkisi açısından adeta eğitici... Özellikle birinde işlenen "otizm" konusunda heyecan verici.

Bu kavram toplumda pek bilinmiyor. Hele, otistik çocuklar ve hastalar için davranışın nasıl olması gerektiğinde ise tam anlamıyla bilgisiz bir toplumuz. Bir de normal olmayan çocuğunu daha düne kadar insan içine çıkaramayan ailelerin çekingen tutumu vardı. Bu tabu artık yıkılıyor galiba... Özellikle BursaRay yolculuğum sırasında, farklı vak'alar ve çocuklara rastlıyorum. Bu arada insanları gözlüyorum. Görebildiğim kadarıyla, en geniş seviyede anlayış ve şefkat göze çarpıyor. Bu tür dizilerin konuya dair olumlu gelişme sağlayacağına da inanmak istiyorum.

Bazı hasta yakınlarının, doktorlara karşı takındığı acımasız tavrın bu tür örneklerle daha aza indirgeneceği umudunu da taşımak istiyorum.

Yeni moda tabir ile "subliminal" etki yaratacağını umuyorum. Ukalalık demezseniz, hemen bu kelimenin anlamını vereyim. Kişinin bilinç altına gizli mesaj vermek olarak tanımlanıyor. Bir de endişem ve cevabını merak ettiğim bir soru var kafamda... Toplum içinde gördüğüm örneklerin çokluğu nedeniyle... Otizm giderek yaygınlaşıyor mu, yoksa biz yeni mi fark ediyoruz?

Sağlıklı dizilerin (!) olumlu yönü böyle. Şimdilik geçelim biraz da şüpheci bir yaklaşımla farklı bir "subliminal" mesajlarına bakalım bu dizilerin...

İki yapım da özel hastanelerde geçiyor. Birinde poliklinik sahneleri vatandaşın boş vehimlerini içeriyor, diğerinde ise sadece bir kez açtıkları, kimsesizlere ücretsiz poliklinik hastalarının, mikrop taşıma olasılığı, personele takındıkları olumsuz tavır adeta resmediliyor. Öte yandan, kaliteli hizmete ulaşılan bölümlerdeki, otel hizmetleri, hekim kalitesi ve örneği çok az vak'aların cerrahi müdahalesi müthiş biçimde vurgulanıyor. Kaba tabir ile "paran varsa, sağlık da var" cümlesi, bilinç altına gizli mesaj olarak gönderiliyor. Katılmayanınız olabilir, bu sadece benim görüşüm ve saptamam... Şimdi de size T.C. Anayasası'nın 56. Maddesi'nin metnini vereyim.

"MADDE 56.- Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir.

Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek Devletin ve vatandaşların ödevidir.

Devlet, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak; insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi artırarak, işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenler.

Devlet, bu görevini kamu ve özel kesimlerdeki sağlık ve sosyal kurumlarından yararlanarak, onları denetleyerek yerine getirir.

Sağlık hizmetlerinin yaygın bir şekilde yerine getirilmesi için kanunla genel sağlık sigortası kurulabilir."

Burada dikkat edilecek üç cümle var, birincisi "Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir." Temel yasamız böyle diyor. Bu cümledeki "herkes" ibaresi, parası olanı da olmayanı da kapsıyor zannımca!

Şimdi ikincisine gelelim.

"Devlet, bu görevini kamu ve özel kesimlerdeki sağlık ve sosyal kurumlarından yararlanarak, onları denetleyerek yerine getirir."

Bu cümlede de iki önemli bölüm var. Birincisi Devlet'in bu kaçınılmaz görevi yaparken kamu ve özel sektörden yararlanması, ikincisi de denetleme görevi. Acaba mı dedirtecek bir ibare bu da... Ya üçüncü cümle, tam anlamıyla "şeytan ayrıntıda gizlidir" dedirtecek bir söylem.

Sağlık hizmetlerinin yaygın bir şekilde yerine getirilmesi için kanunla genel sağlık sigortası kurulabilir."

Şu anda zaten bu uygulama var. Eskiye oran ile farkı nedir? Artık işi ve sosyal güvenliği olmayan da bu sistem içine girdi, prim borcunu ödedi ya da ödeyemedi, ama borçlandı ve sonunda ödeyecek. Sıkı durun asıl önemli olan da, o dizilerdeki hizmeti tam anlamıyla alacaksanız ve görerek özendiyseniz, yaptıracağınız "özel sağlık sigortası" emperyalist ülkelerde olduğu gibi vatandaşa ek yük getirecek. İşte, fakirin eğlencesi TV dizileri, işte dünya egemenlerinin sağlık üzerinden sömürüsü.

Sağlıcakla kalın!