Bursa
Açık
30.1°
İsmail Kemankaş
İsmail Kemankaş

Onlarda Kanal, bizde Termal

18 Aralık 2019 Çarşamba, 00:00

Genç işsizliği yüzde 26 olmuş...1,5 milyon üniversite mezunu genç işsiz...

Asgari ücret belirleme çalışmaları "orta oyunu" gibi geçiyor.

Toplumun psikolojisi bozuk, maganda eşini öldürüyor, müptezeller adam bıçaklıyor...Cezaevlerinde tutuklu ve hükümlü yatıracak yer kalmamış.

Ne olmuş yani diyebilir 'bu kadar olumsuz bakma' şeklinde öneride bulunabilirsiniz.

Öyle bir şey demedim, sadece bu kara tablonun üzerine yemyeşil ağaçlar çizilse, masmavi deniz konsa ne olur diye düşünüyordum !

Çok uzattım, günlerdir sorunları bir kenara bırakarak "Kanal İstanbul" güzellemesini izliyor, yorumluyor ve kafamızdaki sorunları neredeyse siliyoruz. Ya da silmemiz için kolaylık sağlanıyor !

Haberin birinde emekli Tümamiral Cem Gürdeniz'i dinliyorum, ama şairin dediği gibi gözlerim kapalı değil, İstanbul ve Türkiye için sonuna kadar açık dinliyorum.

Gürdeniz Paşa o kadar rahat bir cümle kuruyor ki, ürperiyorum...

"ABD bir iki yılda bir, direkt veya maşaları aracığıyla Montrö Anlaşmasını dile getirir ve değişim ister."

Bunu söyleyen, FETÖ kumpasıyla hapis yatmış ve daha önce NATO'da 10 yıl çalışmış olan kahraman bir Türk generali. Gürdeniz paşa şunu da ilave ediyor; "ABD biliyorsunuz Dünya'nın tek hakimi görüyor kendini...Montrö nedeniyle giremediği tek yer Karadeniz suları. Çünkü bu denize kıyısı yok. Ama Bulgaristan ve Romanya'yı isterse maşa olarak kullanabilir. Bu nedenle Kanal İstanbul projesinin nedenlerini merak ediyorum."

İşin, coğrafi tarafı, ekolojik yönünden daha önce kara sularımızın güvenliği sorunu var. Bunlar hesap edilmeden, bayram değil seyran değil... Gerisini siz getirirseniz, nereden çıktı bu kanal işi diyorum.

Bursa'nın termal rüyası !

Büyük projeler sadece İstanbul'da mı olur, Bursa'da neden olmasın ?

Gelelim bizimkine...Eski Tabakhaneler Bölgesi'nde yıllardır düşünülen ve her büyükşehir başka adayının önüne konan, hayal gibi Termal Proje'den söz ediyorum. Dünkü yazım da şöyle bir dokunup geçmiştim. Geçerken de Büyükşehir Belediye Başkanı Aktaş'ın Dubai sermayesi ile görüştüğünü belirten açıklamasını unutup, " Katar da Katar" demişim.

Sürç-ü lisan etmişsem af ola.

Bunu düşünürken, Alinur Aktaş'ın çizdiği proje sınırı göz ardı etmişim. Oysa başka ağızlardan bu projenin Paşa Çiftliği'nden başlayıp, Merinos Stadyumu'na kadar gideceğini duymuştum. Hatta, önceki yıllarda tabakhanede işletmesi olan bir arkadaşım, İzmir yolunun Acemler bölümünün dahi yer altına alınabileceğini söylemişti de pek anlayamamıştım !

Galiba söylenenler tek tek ortaya çıkıyor.

Bir de projenin müellifini ve içeriğini öğrenebilsek iyi olacak. Geçmişte her büyükşehir adayının önüne konan "akıntı havuzları" içeren, aynı anda binlerce insanın termal sulardan yararlandığı ve kenarında otellerin yer aldığı devasa projeden mi söz ediliyor, bir bilebilsek...

Bundan 6-7 yıl önce, bu projeyi ikna odasında ilk izleyenlerden biri olarak merakımı da mazur görün lütfen !

Bursa'nın ulaşımda T2 gibi, Hızlı Tren gibi, Şehir Hastanesi'nin uzaklığı gibi sorunları varken, kışa girmekte olduğumuz şu günlerde doğalgaz yerine ikame edilmesi muhtemel kömür ve getireceği hava kirliliği problemi baş ağrıtırken, "Termal Bölge de nereden çıktı ?" sorusu anlamını koruyor.

Bunlara, bu kadim şehri kimliğinden çıkaran yapılaşmayı, kentin genel anlamda yaşadığı, buna karşın açıkça ifade edemediği ekonomik durgunluğu falan ekleyemiyorum.

Tek tesellim; İstanbul ile aynı anda böylesi projeler ve gündem değişikliklerinde benzerlikler yaşayarak, Türkiye'de önemli bir yeri olan bir kentte yaşamak oluyor.

Ne de olsa İktidar'ın elinde İstanbul dışındaki en önemli şehir Bursa değil mi ?

Bu kadar benzerliği de çok görmeyelim artık!