Bursa
Açık
20.9°
İsmail Kemankaş
İsmail Kemankaş

O herkes ile 'Barışık'tı!

07 Aralık 2019 Cumartesi, 00:24

Önceden belirlenen bir programa yetişmek için BursaRay yolculuğu yapıyorum. Öncelikli olarak aklıma Bursa'nın son 20 yılına damga vuran bu yeni ulaşım sistemi ve tasarlayıcısı geliyor.

Randevu sonrası katılacağım cenaze töreni o tasarlayıcı için yapılıyor çünkü...

Söz konusu kişi, 1980 sonrası tam 7 yıl Bursa Belediye Başkanı olarak görev yapan Ekrem Barışık'tır. Bu 7 yıllık dönemin 5 yılı "büyükşehir" statüsünde geçen bir dönemdir hatırlatmak istediğim...

Asker kökenli olduğunu, albay rütbesi ile emekli olduktan sonra, kalan ömrünü Bursa'da geçirmek için gelen ve bir anda başkanlık koltuğuna oturan Ekrem Barışık'tır söz ettiğim.

Bir an için yöneticiliği bir yana bırakalım, diyorum. Çünkü son derece kibar, karşısındakini sıkmayan, mütevazı bir kişiydi Ekrem Barışık... Fazla konuşmaz, makamının ağırlığını size hissettirmez, sorulara kısa yanıtlar vererek konuyu bağlardı.

Kent hafızası ile pek ilgisi olmayan toplumumuzun bireylerine bazı gerçekleri anımsatmak için "Döneminde hangi önemli icraatlara imza atmıştı?" sorusunu kendime soruyor ve yanıtlıyorum.

Değerlendirmem sonucu ilk sırayı "Bursa'nın Ulaşım Master Planı" alır. Bursa Kültür Sanat Turizm Vakfı'nın kuruluşu, Uluslararası Bursa Festivali'ne yaptığı katkılar ve başkanlık döneminin ardından BKSTV Genel Sekreterliği görevini yüksünmeden yapması da çok önemliydi.

Doğal olarak politikanın zikzaklı yollarında yürümek onun için gerçekten zordu. Öyle de oldu. Bize yansıyan kadarıyla bu anlamda kimseyle küskünlüğü yoktu.

BEŞİ BİR YERDE

Bursa'nın "Bütünşehir Statüsü" kazanacağı 2014 yerel seçimleri öncesi, çalıştığım kurum adına hayatta olan 5 belediye başkanını bir araya getirmiştim.

Dönemin Başkanı Recep Altepe'nin davetlisi olarak yapılacak Hünkâr Köşkündeki toplantıya ilk gelen Ekrem Bey'di. Kahvaltı sırasında çok az konuştu. Unutamadığı bir anı bölümünde anlattıkları da gerçekten ilginçti.

"Bu yedi sene içinde beni en çok etkileyen, hafızamda kalan Sayın Eroğlu'nun tutuklanarak karakola götürüldüğü ve orada da intihar ettiğini, bir yabancı; Hollanda'dan gelen iki kişilik bir heyetin ağzından dinledim. Çok enteresan. Geldiler, makamımda oturdular, dediler ki,

'Sayın Eroğlu niçin intihar etti?' Şaşırdım öyle deyince. Nereden çıktı bu, dedim. Onu tevkif etmişler, o da dayanamamış, pencereden atlayarak intihar etmiş, dediler. Ben hemen bu lafı duyar duymaz, bir dakika, dedim. Dışarı çıktım, çabuk, dedim Mustafa Eroğlu'nu bulun getirin. Mustafa Eroğlu da Bursa'da tabii. Gittiler getirdiler, dediler ki, tamam dışarıda bekliyor. Alın içeri, dedim. Aldılar. İşte, dedim, intihar ettiğini söylediğiniz Belediye Başkanı Eroğlu burada. Dondular kaldılar. Ne diyeceklerini bilemediler. Özür dileriz, dediler ve çıktılar. Ben bu hatırayı hiç unutmuyorum."

Şehrimizin bir dönemine imza atan bir saygıdeğer kişiden son buluşmamda bende kalan bunlar... Bir de o günkü fotoğraflarına baktığımda, hayatta kalan beş yerine üç kişi görüyorum.

Barışık bizi yine yanıltmadı!

Son yolculuğuna uğurlanmak üzere, şehrin asri mezarlıklarından birine değil de Hamitler'e, çok sevdiği üniformasını giyen askerlerin omuzlarında götürüldü.

Neden mi?

Çünkü o hem mütevazı hem de herkes ile "barışık"tı.