Bursa
Açık
20.3°
İsmail Kemankaş
İsmail Kemankaş

NOT DEFTERİ: Yarım kalan Avrupa mutluluğu/ Göz, göz... Göztepe

17 Kasım 2017 Cuma, 13:52

Öfkeden mutluluğa...

Henüz liseye yeni başlamıştım. Büyük tutkumuz futbol ve doğal olarak Bursaspor'du.

Üstelik, 1. Lig'de ikinci yılını tamamlayan takımımız, Avrupa kupasına katılma biletini almak için gişenin önündeydi!

İkinci finalisti belirleyecek maç için takımlar sahaya çıktığında heyecan tam anlamıyla doruktaydı.

Bursalı taraftar, 1-1 biten ilk maçta sahadan atılan Kaptan Mesut'un yokluğu nedeniyle endişeliydi, ama İzmir'deki skor yine de umut vericiydi.

Herkes, kulaklarını açmış kadroları dinliyordu. Hakem üçlüsü Zeki Gürkan, Cumhur Demir, Özcan Gürkaynak şeklindeydi. Bursaspor'un hücumdaki sağ kanadında Canan oynayacaktı. 11 zaten ezberimizdeydi ve kolay kolay değişmezdi... Osman-Müfit, İrfan-İsmail, Ahmet, Cengiz-Canan (Orhan), Ersel, Stefanoviç (İbrahim), Taner, Haluk kadrosu zorunlu mu, yoksa taktik gereği mi oluştu, bilemezdik bunu. Sanki beraberliğe göre kurulmuştu.

Göztepe'nin kadrosunu neredeyse tüm Türkiye ezbere biliyordu, onlarda da değişiklik kolay olmazdı. Sadece, Kaptan Mesut ile birlikte, markajcısı Çağlayan da atılmıştı ilk maçta... Ali-K. Mehmet, Sabahattin-Hüseyin, B. Mehmet, A. İhsan-Cenap, Nihat, Fevzi, Gürsel, Halil tertibinde, Nihat ve Fevzi'nin yan yana oluşu dikkat çekiciydi. Artık, bu sonucu önemli, heyecan verici maçı izlemek kalmıştı geriye...

'TOP BİR DURSA YA DA BİRİ YETİŞSE DE ÇIKARSA'

Bursaspor için Avrupa biletinin cebe indirilmesi sadece 90 dakikalık bir mücadeleye bağlıydı. Hem de golsüz bir beraberlik bile Avrupa kapısını ardına kadar açacaktı. Çünkü kupanın diğer finalisti Galatasaray, lig şampiyonluğunu garantilemişti.

Dolu tribünlerdeki binlerce Bursalı, takımların birbirini denemekle geçirdiği 90 dakikanın sonuna gelmiş, sahayı gözlemeyi bırakmış, kol saatlerinin kadranına odaklanmıştı. Çünkü şimdiki gibi, dev skorbordlar falan devrede değildi. Hakemin verdiği uzatmayı da ancak sahadaki üç siyah giyimli adam bilirdi.