Bursa
Açık
30.7°
İsmail Kemankaş
İsmail Kemankaş

NOT DEFTERİ: Varlıktan vergi doğar!

28 Aralık 2019 Cumartesi, 23:08

Adalet ve Kalkınma Partisi'nin 17 yıllık iktidar döneminde pek de rastlanmayan bir geri dönüş oldu geçtiğimiz günlerde... Değeri 5 milyon liranın üzerinde olan konutlar için yükümlülere "değerli konut" adıyla yeni bir vergi konmuştu. Bu yeni vergi 7 Aralık'ta da yürürlüğe girdi. Ardından itirazlar, çaresizlikler ve panik başladı. Aslında toplumun tümünü kapsayan bir yasa değildi. Sadece 18 bin kişiye tebligat yapıldığı bildirildi. İyi de, miras yoluyla çok uygun bir bölgede elde edilen bir konutta oturan ve emekli aylığından başka geliri olmayan biri ne yapacaktı?

Örneğin, İstanbul'da dedenizden kalma ve deniz kenarında ahşap bir binada oturuyorsunuz. Üç odalı ama mevkii çok iyi... Evinizin yanı, denize nazır yalı tarzı konutlarla kaplanmış, arada siz varsınız ve emekli maaşınız 2 bin lira...

Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü, profesyonel destek ile bir değerleme şirketine konutunuzun satış değerini hesaplattı ve "5 milyon lira" dedi. Yıllık 15 bin lira verginiz hemen tahakkuk edecekti. Cek'li, cak'lı, konuşuyorum, çünkü yasanın kendisi yeniden değerlendirmeye tabi oldu.

Nasıl oldu falan demeyin, çok kolay oldu çünkü... Mehmet Barlas gibi bilgili, öngörülü, varlıklı bir ünlü gazeteci bile şikâyetlenmez mi? Zaten İstanbul'un kaybedilişinin üzerinden daha 6 geçmemişken insanları korkutup, bu kez de kızdırmanın ne anlamı vardı!

Olaya, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin başı Partili Cumhurbaşkanımız el koydu ve sadece "yeniden gözden geçirin" dedi ve yasa şimdilik buzdolabına kalktı. Ama buzluğa değil, sadece raflarda... Biraz üzerinde oynanacak ve bu tür bir konuta sahip, ama dar gelirli olanlar muaf tutulacak falan...

İşte bu beklenmedik ve sıkça rastlanmayan bu geri dönüşün ardından, büyük bir benzerlik taşımasa da, çıkarılış amacı çok farklı da olsa, beni tarihin sayfalarına götürürken, yaklaşık 77 yıl önce çıkarılan Varlık Vergisi ile acı sonuçlarını hatırlattı.

HEDEF AZINLIKLARDI

Aralık 1942 ve Ocak 1943'te İstanbul'da, azınlıklara ait binlerce taşınmaz mülk el değiştirir. Aynı yıl içinde, tümü azınlıklardan oluşan toplam bin 229 kişi demiryolu inşaatında çalışmak üzere Erzurum Aşkale'ye yollanır. Bu uygulama nereden çıkmıştır, yüzyıllardır bu topraklarda yaşayan vatandaşlara yapılan nedir? Oysa bu uygulamanın tek kelimelik bir yanıtı vardır: Varlık Vergisi... Başbakan Şükrü Saracoğlu, 5 Ağustos 1942 günü okuduğu hükümet programında "Biz ne sarayın, ne sermayenin, ne de sınıfların saltanatıni istiyoruz. İstediğimiz sadece Türk Milleti'nin hakimiyetidir." der. Öte yandan, gazetelerde hırsızlık, karaborsacılık ile vurgunculuğa dair haberler çıkar ve "karaborsacı Yahudi" karikatürleri yayınlanır.

Varlık Vergisi Kanunu'nun resmi gerekçesi, hükümet tarafından "olağanüstü savaş koşullarının yarattığı yüksek kârlılığı vergilemek" olarak dile getirilir ve herhangi bir dini veya etnik grup hedef alınmamıştır, açıklaması yapılır. Oysa Başbakan Saracoğlu, "Piyasamıza egemen yabancıları ortadan kaldırarak, Türklerin eline vereceğiz." demektedir yakın çevresine... 11 Kasım 1942 günü, Varlık Vergisi Kanunu Meclis'te tartışılmadan kabul edilir. Yasaya göre, vergi miktarını belirleyecek servet tespit komisyonları kurulması, verilecek kararlarının kati olması ön görülür. Ayrıca, borcunu ödemeyenlerin mallarının haczedilerek icra yoluyla satılması kabul edilir. Buna rağmen borcunu 1 ay içerisinde ödemeyenlerin bedeni kabiliyetlerine göre kamuda çalıştırılması da öngörülür. Tahakkuk eden vergilerin yüzde 87'si gayr-ı müslim, yüzde 7'si Türk mükelleflere yüklenir. Geri kalan yüzde 6, değişik kalemlerdedir. Hedef, azınlıkların ekonomideki ağırlığıdır aslında... Kısa süre sonra azınlıklara ait binlerce taşınmaz, özellikle İstiklal Caddesi'ndeki yapılar el değiştirir. Borcunu ödeyemeyenler, çalıştırılmak üzere Aşkale'ye yollanır. Verilecek ücretlerin yarısı borçlara mahsup edilecektir. Yaşlı mükelleflerin bir bölümü, kendileri yerine kar temizleme işine Aşkaleli gençleri gönderir, karşılığında günlük ödeme yapar. Bu uygulama sürerken New York Times gazetesinde, eleştirel bir dizi yazı çıkar, ardından Meclis, tahsil edilmemiş borçların silinmesine karar verir. Aşkale ve Sivrihisar'daki vergi sürgünleri, on aylık esaretten sonra bırakılır. Çünkü, İkinci Dünya Savaşı'nın en kritik günleri yaşanıyordur o dönemde... Varlık Vergisi'nin gerçek hedefi, 6-7 Eylül 1955 olaylarında bir kez daha ortaya çıkar ve azınlıklar kısa sürede Türkiye'yi terk eder.

İşte bu verginin hazin öyküsü böyle... Hattâ, bu gerçek, Salkım Hanım'ın Taneleri, Eylül Fırtınası ve Kelebeğin Rüyası filmlerine de tema teşkil etmişti. Başta da söyledim, şu günlerde gündeme gelen "Değerli Konut Vergisi" ile Varlık Vergisi'nin tek benzerliği, daha önce türlü vergiler ödemenize karşın, mükerrer biçimde ve hem de yüklüce bir parasal yükümlülük getirilmesiydi. Ama yanlıştan da dönüldü bu kez...