Bursa
Açık
21.4°
İsmail Kemankaş
İsmail Kemankaş

NOT DEFTERİ: Piccinato ne demişti?

27 Haziran 2020 Cumartesi, 18:44

Uzun yıllar sonra, can ve mal kaybıyla sonuçlanan bir sel felaketi Bursa'yı derinden etkiledi. Doğal olarak çarpık yapılaşma, kapatılan dere yatakları ve rant uğruna yapılan plan değişimleri, az da olsa konuşulmaya başladı. Böyle bir dönemde, tam 60 yıl önce Bursa'nın kaderini ve çizgisini belirlemek üzere yapılan planlamanın başına gelenleri anlatmak istedim. Belgeselini yaptığım bu konuyu satırlara taşırken, "masalı bırak, günümüze bak diyenleri" şimdiden duyar gibiyim. Ben yine de ilginize sunuyorum.

Bundan 40 yıl önce, Uludağ'ın düzlüklerinden ne zaman Bursa ovasına bakılsa, bir cümle ister istemez dudaklardan dökülürdü...

"Keşke Piccinato Planı tam uygulansaydı da yemyeşil ova bitirilmeseydi..."

Adeta bir efsanenin adıdır Piccinato ve Bursa Planı...136 bin nüfusa sahip 1958 yılındaki Bursa'da İtalyan mimarın ismi ezbere bilinirdi.

1998 yılında söyleşi yapma şansını bulduğum dönemin belediye başkanı Reşat Oyal, bu önemli projeyi en ince ayrıntısına kadar anlatmıştı...

Ali Ferruh Yücel'in 1954 seçimlerinde milletvekili seçilmesinin ardından, Bursa Belediye Meclis grubunda, belediye başkanı seçilen Reşat Oyal (o dönemde seçilen başkanlar, yasa gereği başkanvekili konumundadır) ve arkadaşları, Bursa'nın nazım planını yapmak için kolları sıvar. Oyal'a göre planlar, bir şehrin anayasası değerindedir...

Önce önemli bir şehir plancısı aranır... Meclis üyesi mimar İhsan Erbak'ın İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi'ndeki hocası ve Türkiye'nin tek şehir plancısı Prof. Dr. Sedat Hakkı Eldem Bursa'ya getirilir.

Eldem, Bursa heyetini kıramaz, gelir, şehri gezer ve o sihirli cümleyi sarf eder:

"Bu güzel kentin vebalini üzerime alamam..."

Sedat Hakkı Eldem, bu değerlendirmenin ardından, Uluslararası Mimarlar Birliği Başkanı ünlü şehir plancısı İtalyan Luigi Piccinato'yu Bursa'ya gelmesi için ikna eder. Piccinato, 1956 yılının sonlarında Bursa'dadır... Bir mimar meclis üyesi ve kenti çok iyi bilen bir sürücüyle 48 saat gezer, tespitler yapar.

Düşüncelerini açıklar ama bu ilk temasta anlaşma sağlanamaz.

Bu temastan bir süre sonra 1958 yılındaki Kapalıçarşı yangını Bursa'nın kalbini yakar. Yangının izleri silinmeden Piccinato bir kez daha Bursa'ya çağrılır ve anlaşma sağlanır. Kapalıçarşı yangını, ticaret merkezi ile birlikte şehri de bir anlamda yerle bir etmiştir. Bursalılar, yangını kentin yok oluşu gibi kabul ederken, Piccinato bu felaketi şans olarak niteleyerek herkesi şaşırtır ve "çalışmamda bazı bölgelerin belki de yıkılması gerekecekti. Şimdi istediğimiz gibi şekil verebiliriz" derken, notlarında da bunu açıkça ifade eder.

Çalışmaların hız kazandığı 1958 sonrası için Belediye Başkanı Reşat Oyal, plan çalışmasıyla ilgili çok ilginç notlar da aktarır...

"Kendisine, Ulucami karşısında yeni yapılan banka binasının üst katını tahsis ettik. Yanına aldığı genç mimarlarla bir yıl çalıştı ve nazım planı bitirdi... O dönem benim maaşım 150 liraydı, Piccinato'ya 70 bin lira verdik." sözleriyle, çalışmanın önemini de vurgular.

Aslında Piccinato'nun mukavele öncesi koşulu sadece alacağı ücret değildir... Bunun yanı sıra iki koşul daha öne sürer ve "ben sağ olduğum müddetçe plana el sürmeyeceksiniz ve bazı yerlerin istimlaki için para bulmalısınız" diyerek anlaşmaya bu koşullarla imza koymuştur. Çalışmaya başlamadan önce vilayette üst düzey yöneticilerin bulunduğu bir toplantı da yapılır.

Piccinato'nun plan konusunda duyarlı olmasının çok önemli bir nedeni de, daha önce Roma'da yaşadığı deneyimdir. Çünkü Roma çalışmasında, eski ve tarihi kente hiç dokunmadan, biraz dışarıda yeni bir Roma yaratmasındadır işin sırrı...

Ünlü şehir plancısının yanındaki mimar heyetinde Emin Canbolat bulunur... Canbolat'ın ekibindeyse, Sema Seyrek, Hüseyin Pamukatan, Ahmet Turan Telli, Fikret Çuhadaroğlu, Ahmet Özkan ve Mehmet İlker gibi genç mimarlar vardır. Ayrıca harita teknikerleri de çalışmada görev alırlar.

İtalyan plancının kafasındaki en önemli konu, kenti 350 bin kişilik bir nüfusa göre planlamaktır. Tarihi dokusu olan Bursa'ya yüksek yapı izni verilmemesi, Çekirge yönünde aralıklı yapılaşma da gözetilecektir. Sanayi için de şehrin doğusunda İnegöl ve Yenişehir çıkışları, batıda Mustafakemalpaşa ve Karacabey'e doğru verimsiz araziler üzerinde "filtre bölgeleri" oluşturmaktır. Öte yandan şehrin önde gelenlerinin önerisi ile Yalakçayırı bölgesinde sanayiye yönelik yapılanma da kabul görür. Hatta, hemen doğusundaki bir alanı da (şimdiki Akpınar) konut bölgesi yaparak, çalışanların burada ikameti ile trafik sirkülasyonunun önlenmesini öngörür İtalyan mimar...

Plan kağıt üzerinde tamamlanır sıra meclis üyelerine anlatmaya gelir. İtalyan mimar ayrıntılı biçimde anlatır ama, tümü Demokrat Parti'ye mensup 39 meclis üyesi sürekli itiraz eder. Piccinato da tepkileri görünce son kozunu oynar...

"Beyler sizi anlıyorum... Amerika'daki gibi gökdelenler inşa etmek istiyorsunuz... Böyle bir ihtiyacınız olursa, Kızıklarla İnegöl arasına yapabilirsiniz" der.

Sonunda oylama yapılır ve plan Meclis'ten geçer.

Bursa'nın geleceği, 1959 yılının ortalarında böyle şekillenir... Reşat Oyal'ın ifadesine göre, 27 Mayıs 1960 tarihine kadar plana el süren olmaz ve istimlak bedelleri için Başbakan Adnan Menderes'ten söz de alınır.

Plan neleri içeriyor?

Demokrat Parti meclis üyelerinin önce karşı çıktığı, sonra da onayladığı, Bursa'yı yeniden şekillendirecek nazım planda neler vardır... Onu da, Reşat Oyal'ın ifadelerinden öğreniyoruz.

"Stadyum-Çekirge arasında 20 dönümde bir konut inşa edilecek... Binaların arasında kesinlikle yeşil alan olacak... Çelik Palas'tan yüksek bir proje yapılmayacak ve ovanın görüşü kapatılmayacak..."

Dönemin belediye başkanı Reşat Oyal, 1960 İhtilali sonrası, politikadan fiilen uzaklaşır ama planın uygulanıp uygulanmadığını ve nasıl delindiğini de yakından izler... Oyal ile 1998 yılında yaptığım röportajda "plan, ihtilal hükümetleri sonrası iktidara gelen Adalet Partisi yöneticileri tarafından rafa kaldırılmamalıydı." der. Bunu doğrulayan görüşler, eski belediye başkanlarından Erdem Saker ve eski milletvekili Hüseyin Suat Sungur tarafından da ifade edilir.

1963-68 yılları arasında belediye meclis üyesi ve encümen azası olan Hüseyin Sungur, birlikte görev yaptığı arkadaşlarıyla birlikte planı korumak için büyük gayret sarf ettiklerini ama başarılı olamadıklarını belirtir.

Luigi Piccinato, planında, Bursa'yı bölgelere ayırır ve her birinde ne tür uygulama yapılması gerektiğini de belirler... Bursa planına dair tuttuğu notları elde eden mimar Mithat Kırayoğlu, ilginç bir örnek verir. El yazısı ile kaleme alınan plan notunda Yalakçayır'daki OSB karşısına, işçi konutlarının yapılması da işaretlenmiştir. 1960'da tamamlanan Bursa planında "opera" bile yerini almıştır. Aradan geçen 60 yılda bu sanat dalında neden bir atılım olmadığı da ayrı bir tartışma konusudur! Mussolini dönemini yaşayan İtalyan plancı, adeta bu döneme atıfta bulunurcasına "faşizan mimari düşünceyi terk edelim" cümlesini de sarf eder notlarında...

"Bir kent sizden farklı bir kültürdeyse, onun dünyasına girmek ve o dünyada yaşamak gerek" der ayrıca...

Bu yorum, daha önce Bursa'da plan deneyimi yaşayan Ahmet Vefik Paşa'ya, Alman Lörcher ve Fransız Prost'a sanki bir göndermedir...

Ünlü şehir plancısı Luigi Piccinato'yla, Bursa planı projesinden yaklaşık 12 yıl sonra görüşme şansını yakalayan mimar Mithat Kırayoğlu, buluşmanın ilginçliğine de dikkat çekerek, "Öğrenciydim. Okuluma gelmişti. Bursalıyım deyince çok ilgi gösterdi ve sıcak davrandı." sözleriyle İtalyan plancıdaki Bursa ilgi ve sevgisini anlatmaya çalışır.

Piccinato ve ekibi kenti adeta yeniden yaratmışır. İtalyan mimar, yeşil dokulu, kırmızı kiremitli ahşap konutlarla, onların içinde yer alan taş ve tuğladan yapılmış anıtsal yapıları sonuna kadar korumayı düşlemiştir.

Piccinato, "sultan külliyeleri" etrafında şekillenmiş mahallelerin aynen korunmasını da ister... Böylece Hisar, Muradiye, Çekirge, Yeşil, Emirsultan ve Yıldırım gibi tarih kokan semtlere dikkat çeker...

Yıldırım külliyesinin kuzey doğusunda sanayi çarşısı ile toplu konut alanlarını da belirler Piccinato planı... İtalyan şehir plancısı, Ankara yolu istikametindeki doğu bölgesinde, birbirinden yeşil alanlarla ayrılmış bir dizi modern semt önerir. Söz konusu alanlarda inşa edilen Çamlık Sitesi, DSİ blokları, Sosyal Meskenler ve Bin Konutlar, bu planın bir anlamda uygulandığının göstergesidir.

Piccinato planında, şehri çevreleyen verimli tarım alanları belirlenerek koruma altına alınacaktır... Bu nedenle Büyük Sanayi Mudanya yolu üzerindeki bataklık alanda ve çalışanların oturacağı konutlarla birlikte öngörülmüştür.

Sanayi ve el sanatları için kentin doğusundaki tarım dışı alanlar belirlenir...

Bu arada yeni yapılacak, hastane, otel ve mezarlık bölgeleri de plandaki yerini alır. 1 Ocak 1960 tarihinde yürürlüğe giren Piccinato planı çerçevesinde Belediye başkanı Reşat Oyal, bazı bölgelerde istimlak işlemlerine hazırlanırken, 27 Mayıs 1960 sabahı Silahlı Kuvvetler ülke yönetimine el koyar ve bu önemli planın uygulanmasına ilk darbe vurulur.

27 Mayıs 1960'tan 16 Ekim 1963'e kadar, Bursa'nın kent yönetimi ve şehircilik faaliyetleri, valilerle yürütülür... Bu nedenle plan hükümlerine fazlaca dokunulmaz. 1963'te yapılan yerel seçimde, Adalet Partisi adayı, eski Nafıa Müdürü Kemal Bengü belediye başkanı seçilir. Türkiye, bu seçimde ilk kez belediye başkanının doğrudan halk tarafından seçilmesi yöntemini de yaşar... Bu özgürlük, belediye meclisi ve encümen üyelerinin Piccinato planına sadık kalma zorunluluğunu da adeta ortadan kaldırmıştır... Kişisel çıkarlar ön plana çıkmış, kentin geleceği düşünülmemiştir... Bu arada Organize Sanayi Bölgesi devreye girmiş, göç dalgası yavaş yavaş Bursa kıyılarına doğru vurmaya başlamıştır...

Başkan Kemal Bengü, ilk 5 yıllık döneminde Bursa'nın neredeyse her sokağını asfaltlar ve "Asfalt Kemal" unvanını alır ve halkın sempatisini de kazanır.

Partisi bir kez daha aday göstermeyince, 1968 yılındaki yerel seçime bu kez bağımsız aday olarak girer ve yine kazanır. Oysa Bengü'yü önemli bir gelişme beklemektedir. TOFAŞ, Organize Sanayi Bölgesi dışında, yeni Yalova yolunda fabrika kurma iznini Ankara'dan alır ve uygular...Piccinato planı çoktan rafa kalkmıştır. Tam 10 yıl belediye başkanlığı yapan Kemal Bengü 1973 yerel seçimi öncesi aday olmaz. Adalet Partisi yarışa bu kez albay emeklisi İsmet Tavgaç ile girer ve seçimi kazanır. Tavgaç, Piccinato planından söz etmese de benzer uygulamalar içine girer, "ova koruma protokolü"yapar ve kaçak yapılaşmanın önüne geçmeye çalışır.

Bursa nüfusunun 136 bin olduğu dönemde kağıda dökülen Piccinato planı uygulanamamış, ortaya 2 milyon kişinin (şimdi bütün şehirde 3 milyon) yaşadığı bir metropol çıkmıştır. İtalyan mimar o günün koşullarında her şeyi düşünmüş, sadece otomotiv sektörünün Bursa'ya gelme olasılığını hesaba katamamıştır! Rastlantı o ki, planı delen otomobil fabrikası İtalyan markasının Türkiye versiyonudur.

Söylenecek söz kalmadı ama "Bir Masaldı Bursa" demekten kendimi alamıyorum!