Bursa
Açık
31.5°
İsmail Kemankaş
İsmail Kemankaş

NOT DEFTERİ: Kral Bursa'da devrildi!

15 Aralık 2019 Pazar, 00:50

Türkiye, bir yandan yeni parti oluşumları sonucu siyasi gelişmelere sahne oluyor. Dış dünyada da önemli adımlar atmak zorunda... Suriye'de henüz net bir sonuç alınamazken, bu kez Doğu Akdeniz ve "münhasır ekonomik alanlar" gibi bir sorunla boğuşuyor. Doğalgaz ve petrol arama çalışmalarının siyasi krize dönüştüğü Akdeniz'de söz sahibi ülkelerin başında gelen Türkiye, bu konumunu koruyabilmek için çok önemli bir hamle ile Libya'nın üçte birlik bölümünde hakimiyet kuran ve Birleşmiş Milletler'in muhatap kabul ettiği Trablus Libyası ile diğer bir adı ile Ulusal Mutabakat Hükümeti ile mutabık kaldı. Böylece Yunanistan ile Güney Kıbrıs Rum Kesimi'nin denizde ilişkisini kesti. Avrupa'nın önemli ülkeleri gözünü bu mutabakata dikmiş durumda. Özellikle Yunanistan, Türkiye'nin anlaşma yoluna girdiği Trablus Hükümeti için "ülkenin tamamını temsil etmiyor" kozunu oynamaya çalışıyor. Çünkü Tobruk'ta Rusya'nın ve önemli Arap ülkelerinin desteklediği General Hafter'in ve onun oluşturduğu Temsilciler Meclisi'nin hakimiyeti bulunuyor. Bu iki Libya'nın dışında bir takım silahlı grupların güneyde egemenlik savaşı verdiği üçüncü bir bölge daha var. Velhasıl, Suriye'nin bugünkü durumunu andıran karmaşık bir tablo duruyor karşımızda...

Buradan hareketle tam 50 yıl önce Bursa'da yaşanan bir olayın Türkiye-Libya ilişkilerinde çok önemli bir yer tuttuğunun altına çizerek o yıllara şöyle bir geri dönelim istedim...

LİBYA'DA KADDAFİ DÖNEMİ NASIL BAŞLADI?

Bu önemli olayı anımsatırken, önce Libya'nın özgürlük mücadelesine göz atmak gerekir. Libya, çok uzun yıllar Osmanlı İmparatorluğu'nun bir parçasıdır. Sonra da aşiretler, kabileler birleştirilerek bağımsızlık adımları atmıştır. Bu mücadeleyi başlatıp geliştiren Sunusi ailesinin bir ferdi olan İdris El Sunusi'dir.

Sunusi ailesi Libya için tarih boyunca önemli bir yer ediniyor. Senusi tarikatının liderliğini 1916 yılında fiilen devralan İdris El Sunusi, ülkesini işgal eden İtalyanlarla, önce anlaşma yapıyor. Buna rağmen işgal sürünce Mısır'a geçerek diplomatik yolla mücadele ediyor. Sonra da çok sayıda kabile, nüfuzlu çevreler ve dış dünyanın desteğiyle 24 Aralık 1951 tarihinde krallığını ilan ediyor. Böylece Libya özgürlüğüne kavuşuyor.

ÇELİK PALAS'TA ALINAN DARBE HABERİ

Yıl 1969... Libya'yı özgürlüğüne kavuşturan ülkenin ilk kralı 79 yaşındaki İdris El Sunusi, Bursa'nın kaplıcalarında şifa arıyor. 1 Eylül Pazartesi günü, öğle saatlerinde gelen bir habere göre, Libya'da genç bir albay, arkadaşlarıyla ülke yönetimine el koyuyor ve bu haber Bursa'ya ulaşıyor.

Yaşlı kral, olayı serinkanlılıkla karşılayarak, günlük programını aynen uyguluyor ve 16 günden beri kalmakta olduğu Çelik Palas'ta geceyi geçiriyor. Ertesi gün harekete geçen Bursa polisi, Kral El Sunusi'yi, banyo kısmındaki bir kapıdan arka sokağa gizlice çıkarıyor ve otomobile bindiriyor.

Gazetecileri atlatmayı başaran polis, Kral Sunusi'yi Mudanya limanına götürüyor. Beyaz harmaniye içindeki devrik kral, eşi, ailenin diğer fertleri, hizmetkarları ve Libya'nın Atina Büyükelçisi Tahir Karamanlı'nın eşliğinde Yunan bandıralı Knossos yatına bindiriliyor. Bitkin görünen Kral Sunusi ve beraberindekiler, Yunanistan'ın Volos limanına doğru hareket ediyor. Polisin atlatma operasyonuna karşın gazeteciler yine de Kral Sunusi'nin gidişine tanık oluyor. Dönemin Cumhuriyet gazetesi muhabiri Çetin Özbayrak'ın edindiği bilgiye göre, bu mecburi seyahatinde kral, üç lüks otomobilin yanı sıra 3 adet buzdolabıyla, çok sayıda transistörlü radyo ve bavulla gemiye biniyor.

SUNUSİ'DEN KADDAFİ'YE BURSA'DAN ÇAĞRI

Serinkanlı davranışları dikkati çeken Kral İdris El Sunusi, darbeyi gerçekleştiren genç subaylara Bursa'dan bir de çağrı yapıyor. Onlardan derhal görev yerlerine dönmelerini istiyor. Bu çağrı yanıtsız kalınca, özel sekreteri Ömer El Şelbi'yi Londra'ya gönderiyor. El Şelbi'nin Londra temaslarından bir sonuç çıkmayınca, Kral Sunusi rotayı Mısır'a çeviriyor.

Libyalı genç subaylar ve önderleri Albay Muammer Muhammed Abu Minyar El- Kaddafi, krallığın sona erdiğini ve Libya Halk Cumhuriyeti'nin kurulduğunu ilan ediyor. Böylece, Kuzey Afrika'nın bu petrol zengini ülkesi, krallık rejiminden Cumhuriyet'e geçiş yapıyor. Yeni yönetimin adı, Libya Sosyalist Halk Cemahiriyesi olarak ilan ediliyor.

İtalyanlarla yaptığı bağımsızlık mücadelesi nedeniyle Libya halk kahramanı olarak Türkler'in dostluğunu da kazanmış olan Şeyh Ahmet Sunusi'nin yeğeni İdris El Sunusi, 1951 yılında ilan ettiği krallığına, 23 yıl sonra bir askeri darbeyle veda ediyor. Kalan ömrünü Mısır'da sürgün yaşamıyla sürdüren İdris El Sunusi, 25 Mayıs 1983 tarihinde hayata gözlerini yumuyor.

Benzeri az görülen bir ihtilal ve Bursa...

1969 yılı sonbaharının ilk gününde, Libya'nın, krallıktan Halk Cumhuriyeti'ne geçiş yaptığı bir ihtilali, tüm dünyadan önce Bursa duyuyor. Çelik Palas tatilini yarıda keserek Atina'ya uçan İdris El Sunusi de havuzda kaplıca kürü yaparken devrilen ilk kral olarak tarihe geçiyor.

Sözün özü; her dönemde Libya ile Türkiye'nin yolları kesişiyor.

Aynen bugün olduğu gibi...