Bursa
Açık
30.7°
İsmail Kemankaş
İsmail Kemankaş

NOT DEFTERİ: Bursa'da jet gibi ilk grev

02 Mayıs 2020 Cumartesi, 20:20

Bir dönemin silah zoruyla kapatıldığı 27 Mayıs 1960 İhtilâli, toplumun çok büyük bir bölümünü üzüntüye boğmuştu. Ekonomik sıkıntılar ve darbenin bıraktığı izler, ülkeyi oldukça germişti. 6 Ocak 1961'de oluşturulan Kurucu Meclis yeni bir anayasa çalışması yaparken, bir anlamda darbenin izleri de silinmeye çalışılıyordu.

Takvimler 9 Temmuz 1961 tarihini gösterdiğinde, halk oylaması yapılıyor ve yeni anayasa yüzde 60.4 oranıyla kabul ediliyordu. Kuvvetler ayrılığına vurgu yapan 1961 Anayasası, Anayasa Mahkemesi gibi demokratik kurumları da beraberinde getiriyordu. 15 Ekim 1961 Seçimi sonrası, İsmet İnönü'nün Başbakanlığında kurulan koalisyon hükümetinde Bülent Ecevit Çalışma Bakanı olmuştu. Ecevit, yeni anayasanın verdiği güçle çalışma yaşamında bazı değişimler için hazırlığa başlamıştı.

Bu gelişmeler olurken, 14 Şubat 1963 günü, İstanbul'da daha önce pek de görülmeyen bir olay yaşanıyordu. Kavel Kablo fabrikası işçileri başlattıkları oturma eyleminin on yedinci gününde polis müdahalesine maruz kalmış ve 9 işçi yaralanmıştı. Yasal zemini olmayan bu grev 4 Mart günü sona erdiriliyor, buna karşın polisin sert müdahalesine halk tepki gösteriyordu.

Buna benzer işçi hareketleri Çalışma Bakanı Bülent Ecevit'in de dikkatinden kaçmamış, yasal düzenlemeler konusuna hız verilmişti. Bunun sonucu olarak, 24 Temmuz 1963 tarihinde, 275 sayılı Sendikalar Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanunu yeni ve ilk kez görülen hükümlerle çıkıyordu. Yasanın 24 Ağustos'ta yürürlüğe girmesi de öngörülmüştü.

TOPLU PAZARLIK VE YEREL SEÇİM DEĞİŞİKLİĞİ

Yeni yasanın yürürlüğü girdiği günlerde Bursa Otobüs İşletmesi'ndeki yetkili sendika, idareyle pazarlık halindeydi, ama bir türlü sonuç alınamıyordu.

1964 yılında BOİ Tamir Bakım Atölyesi

Yaklaşan yerel seçim öncesi uzlaşma sağlanamamıştı. Bunun yanı sıra, çalışma yaşamındaki bu önemli düzenleme ile birlikte, 1961 Anayasası yerel yönetim seçimlerine de demokratik bir hüküm getirmişti. 27 Temmuz 1963 tarihinde çıkarılan yasa ile belediye başkanları tek dereceli olarak, çoğunluk esasına göre halk tarafından seçilecekti. 17 Kasım 1963 tarihinde yapılması kabul edilen yerel seçimlerde, böylece bir ilk yaşanacaktı.

Seçime sayılı günler kaldığında, Bursa Belediyesi ile Otobüs İşletmesi'nde yetkili olan Motorlu Taşıt İşçileri Sendikası arasında ipler kopuyor ve bunun sonucu olarak, 7 Kasım 1963 sabahı Türkiye'nin ilk yasal grevi Bursa'da başlıyordu. Sendika üyesi 222 çalışan, Bursa Belediyesi Otobüs İşletmesi'ne ait 54 otobüsü garaja çekerek grevi başlatıyordu.

Öte yandan belediye başkanlığına da vekalet eden Vali Fahrettin Akkutlu gazetelere yaptığı açıklamada, "halkın mutazarrır olmaması için bütün semtlere, anlaştığımız otobüs firmalarıyla yolcu sevki devam edecektir" diyordu.

Bursa'daki diğer sendikaların da desteklediği grev sırasında, Türk-İş Temsilcisi İsmail Topkar ve sendika başkanı Necati Yıldırım, 25 kuruşa öğrenci taşıyan özel otobüsleri kastederek "Vali Bey grev kırıcılığı yapmamalı" diyerek Akkutlu'ya cevap veriyordu.

Çalışanlarıyla Türkiye'nin ilk yasal grevini başlatan Motorlu Taşıt İşçileri Sendikası, 14 Kasım günü konvoyla şehir turu yapmak istiyor ama Valilik izin vermiyordu.

17 Kasım 1963 Pazar günü, tek dereceli ilk yerel seçimde, eski Nafıa Müdürü Kemal Bengü doğrudan seçilen ilk Bursa Belediye Başkanı olurken, koltuğuna oturmadan bu ilginç grevi kucağında buluyordu.

Adalet Partisi adayı olarak başkanlık seçimini kazanan Kemal Bengü, sendikayla masaya oturuyor ve anlaşmaya vardığında takvimler 28 Kasım 1963 tarihini gösteriyordu. Çalışanlar ücret artışının yanı sıra yıllık izin, doğum ve ölüm yardımı gibi sosyal haklar da elde etmişti. 21 günlük ulaşım sıkıntısının ardından Bursa, ilk yasal grevi yaşarken, işçi hareketi de böylece Türkiye'deki ilk zaferini kazanıyordu.