Bursa
Açık
31.5°
İsmail Kemankaş
İsmail Kemankaş

NOT DEFTERİ: Bir bayram günü ve Bursa-Eskişehir kavgası

23 Mayıs 2020 Cumartesi, 18:45

Bir bayramı, bugüne değin hiç yaşanmamış biçimde kutluyoruz...

Bu arada not defterime bakıyor ve Bursa için yine sıkıntılı bir bayrama rastlıyorum. Üstelik olay bir maçta geçiyor ve nisan ayında, rövanşı da mayısın 29'unda yapılmış. Yani, sıkıntı, bayram ve yaşanan aylar benzerlik taşıyor. Olay bir maçta geçiyor, ama sonucu sportmenliğe hiç yakışmıyor.

Uzatmayayım ve sizi olayın satırları ile baş baş başa bırakayım.

Profesyonel futbolun henüz çocukluk çağını yaşadığı altmışlı yıllarda, iki kent birbirine harp ilan edivermişti bir futbol maçı sonrası...

Uzun süre araç plakaları hedef tahtası olmuştu futbol tutkunları için. Hazin ve düşündürücü bu olay, Kurban bayramının idrak edildiği ve takvimlerin 3 Nisan 1966 tarihini gösterdiği gün yaşanmıştı.

Play off maçlarına kötü bir giriş yapan Bursaspor, ilk dört karşılaşmada 3 puan kaybederken, Eskişehirspor yenilgisiz lider konumdaydı. Puan kayıpları ve Eskişehirspor'un giderek güçlenen şampiyonluk şansı, maçı çok gerilimli hale sokuyordu. Buna Eskişehirli futbolseverlerin binlerce bilet talebi de eklenince, bir Anadolu kentinde tansiyon ilk kez böylesine yükseliyordu.

Olaylı sezondan bir maç...

Karşılaşmanın başlamasına çok az bir süre kalmıştı... Saha kenarındaki bir olay benzini ateşleyen kıvılcım oluyordu... Bursaspor'un renklerini taşıyan bir kova ile sahayı dolaşan Eskişehirli taraftara derhal ve sertçe müdahale edilmesi tribünlerin iyice gerilmesine yol açmıştı.

Gergin bir havada maç başladı.

Peş peşe gelen rakip takım golleri atmosferi iyice germişti... Karşılaşma 3-1 Bursaspor'un yenilgisiyle sona erdiğinde, tribünlerdeki binlerce taraftar adeta kontrolden çıkıyordu. Taş yağmuru, yumruk ve itiş kakış sonunda, yüzlerce kişi yaralanıyor ve maç kana bulanıyordu. Eskişehirspor kafilesi güçlükle yola koyuluyor, futbolcuların eve dönüşü daha da gerilimli oluyordu.

PORSUK ÇAYI'NDA BİR MERCEDES

Eskişehir halkı, olayları abartılı biçimde, ölümlerin olduğu haberini alınca, galibiyet sevinciyle öfke, ortaya garip tablolar çıkarıyordu.

Bunun sonucu toplumsal bir linç yaşanmış, Bursa ismi taşıyan ve yeşil beyaz tabelaları olan iş yerleri yağmalanmıştı.

Eskişehirspor kaptanı Fethi Heper'in belleğinden de silinmeyen ve bu kader maçıyla ilgili olarak yıllarca konuşulan olay, 16 plakalı bir aracın Porsuk Çayı'na atılmasıydı. Bursalı avukat ve yazar Mustafa Kemal Keskin'in ailesiyle birlikte Ankara'dan bayram ziyaretinden dönüşte, kızgın taraftar grubuyla karşılaşması kötü bir rastlantıydı. Aile canını karakola sığınarak kurtarıyor, bu arada Mercedes marka otomobil, öfkeli taraftar grubu tarafından çaya atılıyordu.

Bir futbol maçı, komşu iki kenti düşman etmişti... Ulaşım sekteye uğruyor, Ankara yolu Bursa'ya, İzmir yolu da Eskişehir'e kapatılıyordu.

İki kentin valileri eleştirilere yanıt vermeye çalışırken, ortaya çıkan gerçek, idarenin böylesi bir tribün anarşisine karşı hazırlıksız olmasıydı.

DOSTLUK MAÇLARI VE MENDİLLERİ

Eskişehirspor emin adımlarla şampiyonluğa koşarken, Bursaspor kaçırdığı şansı bir türlü yakalayamıyordu. Eskişehir'deki rövanş karşılaşması ertelenmiş, takvimler 29 Mayıs 1966 pazar gününü gösterdiğinde bu kez Eskişehir Atatürk Stadı'nda nefesler tutulmuştu... Maçla ilgili gazete manşetleri de ilginçti:

"Türk futbolu bugün Eskişehir'de imtihan veriyor..."

Rövanş maçında Bursa seyircisi...

Karşılaşma golsüz bitmiş, tribünler olaysız dağılmıştı. Kütahya üzerinden yola çıkan 40 araçlık Bursa kafilesi, bir kaçının camlarının kırılmasıyla bu önemli sınavdan çıkmasını bilmişti...

Rekabetin ölesiye bir öfkeye dönüşmesini düşünmek bile istemeyen iki takım futbolcuları, dostluk köprüsünün ilk adımını tatil yaptıkları Gemlik'te atmışlardı.

1967-68 sezonu içinde iki kulüp yönetimi de bir araya gelerek, barış için etkinlikler düşündüler. Karşılıklı maçlar oynayarak iki kulüp taraftarına mesaj verilebilirdi.

Dostluk maçı...

Dostluğun anısına yaptırılan mendiller elden ele dolaşırken, Türkiye'de, profesyonel liglerin ilk tribün anarşisi de böylece önlenebilmişti.

O GÜNLERİ YAŞAYANLAR NE DİYOR?

Hasan Bora (Eskişehirspor futbolcusu)

"İlk yarı bitti ve soyunma odasına girdik. Bir sessizlik vardı. Ben ve kaleci Hakkı güya Bursaspor'a şike yapacakmışız. İkinci yarıda iki gol daha attık, 3-0 oldu. Kaleci Hakkı'ya bir tane ye de tribünler yatışsın dedim ve 3-1 oldu..."

Hasan Bora rakip ama Bursaspor ile foto çektiriyor...

Ersel Altıparmak(Bursasporlu futbolcu)

"Sakattım, maç öncesi Genel Kaptan Rahmi Okyar bana 'bir devre oynayacaksan hiç soyunma' dedi. 'Tamam' dedim. Böylece Mesut da yalnız kaldı. Sol bek oynayacağı bildirilen Müfit de tribüne çıktı. Takımın morali bir anda bozuldu. Erken gol de buna eklenince fark yedik. Sonrası malum!"

Ali Keskin (Porsuk mağduru)

"Maç cumartesi, Bursalılar Eskişehirlilerle kavga etmiş. Biz pazar günü dönüyoruz. Hiçbir şeyden haberimiz yok. Babam arabayı Eskişehir garajına park etti. Arabada annem, ben ve babam, üçümüz. Ben çocuğum, hemen Eskişehir garaj karakoluna sığındık. Vali babamın arkadaşıymış, tesadüf. O akşam misafirhanede kaldık. Gece uyuyamadım. Vali Bey'in tahsis etmiş olduğu arabayla Bursa'ya geldik... Bizim arabayı taşlıyorlar, camlarını kırıyorlar, içine taş dolduruyorlar, parçalıyorlar ve sonra Porsuk'a bin kişi atıyor. Babam avukat, Şoförler Cemiyeti'ne dava açıyor ve parayı aldığını da hatırlıyorum."