Bursa
Açık
20.6°
İsmail Kemankaş
İsmail Kemankaş

NOT DEFTERİ: 1 Mart Tezkeresi ve demokrasi

04 Ocak 2020 Cumartesi, 22:28

Yine ülke dışına asker gönderme, yine karşılıklı görüşmeler ve yeni bir tezkere oylaması... Bu kez, sonuç için sürpriz beklenmiyordu. İktidar partisi, grubu ve ittifak ortağı Milliyetçi Hareket Partisi'nden tam destek almıştı. Meclis'te de temsil edilen bir iki parti daha tezkerenin lehinde görüş bildirmişlerdi. Buna karşın diğer muhalefet partileri, başta CHP ve İYİ Parti olmak üzere, bu tezkere talebine şiddetle karşı çıktılar. Gerekçeleri de iki başlıklıydı; birincisi bir başka ülkenin içişlerine karışmamak, diğeri de Türk askerinin bir damla kanının bile dökülmemesini sağlamak. Sonuçta tezkere kabul edildi ve gelişmeleri büyük heyecanla bekleyeceğimiz bir sürece girdik.

Bunları yaşarken 18 yıl geriye giderek, sonucu tüm dünyada yankılanan ve ret edilen 1 Mart 2003 Tezkeresi'ni bir kez daha anımsatmak istedim.

SANDIKTAN KOCAMAN BİR SÜRPRİZ ÇIKMIŞTI

Türkiye, 2002 seçiminden yeni çıkmıştı. Sandıktan öyle bir sonuç çıktı ki, o güne değin böyle bir sürpriz görülmemişti. Ülkeyi yöneten son koalisyon hükümetinin üç partisi, hem de rekor küçülme ile yüzde 10'luk barajın altında kalmış, kuruluşunun üzerinden henüz bir yıl geçmeyen Adalet ve Kalkınma Partisi iktidar olmuş ve kapatıldıktan sonra küllerinden doğmaya çalışan CHP de tek muhalif olarak Meclis'teki yerini almıştı.

Siyasi yasaklı ama AKP'nin kurucusu pozisyonundaki Recep Tayyip Erdoğan'ın milletvekili olamayarak TBMM dışında kalışı sonucu, ilk AKP Hükümeti Abdullah Gül tarafından kurulmuştu. Yeni hükümet görev süresinin henüz dördüncü ayına girmişken, tarihi bir karar ve rastlanmayan bir talep ile karşılaşmıştı.

TEZKERE NEYİ AMAÇLIYORDU?

ABD ve koalisyon ortakları, yeni bir dünya düzeni kurmak amacı ile 11 Eylül 2001 saldırılarını bahane ederek, Ortadoğu ve gizli biçimde İslam Dünyasına karşı harekata geçmişti. Önce Afganistan'ı işgal eden ABD ve müttefiklerinin sonraki hedefi de Irak'tı. Bunun için de Irak'ın kuzeyinden yürüteceği operasyonda toprak ve hava sahasını kullanmak için Türkiye'den izin talep etmişti. Yeni kurulan AKP Hükümeti de bu isteği doğal olarak TBMM'nin onayına sunmak istemişti. Bu talebin kabul edileceğine dair kanaat, iktidar mensuplarında bulunuyordu. Gerekçe olarak Türkiye'nin çıkarları olacağı öne sürülüyordu. Oysa Türkiye'den istenenler çıkara dayalı değildi ve gerçek hedef açıkça ifade edilmiyordu.

Sonunda beklenen gün ve saat geldi çattı. Takvimler 1 Mart 2003'ü gösteriyor ve gözler TBMM'ye çevriliyordu. Sonuç açıklandığında Türkiye dahil tüm dünya hayret içindeydi. Çünkü tezkerenin geçmesi için yeterli kabul oyu çıkmamıştı.

OYLAMADAN NEDEN RET ÇIKTI?

TBMM'de 1 Mart 2003 tarihinde reddedilen "Türk Silahlı Kuvvetleri'nin yabancı ülkelere gönderilmesi ve yabancı silahlı kuvvetlerin Türkiye'de bulunması için hükümete Anayasa'nın 92'inci maddesi uyarınca yetki verilmesi" başlıklı savaş tezkeresi, 62 bin yabancı askeri personelin 6 ay süreyle Türkiye'de kalmasını da düzenlemekteydi. ABD, Irak'a kuzeyden yeni bir cephe açılmasını, TSK'nın da ABD'nin denetimi altında Irak'a sokulmasını planlamaktaydı. ABD askeri gücünün Güneydoğu'da ne kadar süreyle konuşlanacağı da belirsizdi.

Oylamaya 533 milletvekili katılmış, 264 kabul ve 250 ret oyu çıkarken, 19 çekimser oy kullanılmıştı. Bu sonuçlar önce AKP sıralarında sevinç gösterisine neden olmuş, ancak CHP'nin İçtüzük hükümlerini hatırlatması üzerine tezkerenin ret edildiği açıklanmıştı. Bu sonucun nasıl ret anlamına geldiği tam anlaşılabilmiş değildi. Oysa, bu tür oylamalarda, karar yeter sayısını düzenleyen İçtüzük 146. madde açıktı: "Oya konulan bütün hususlar toplantıya katılan milletvekillerinin salt çoğunluğuyla kararlaştırılır."

Oylamaya 533 milletvekili katıldığı için 267 kabul oyu yetecekti. AKP'nin 264 oyu yetmedi ve 3 oy eksikle tezkere ret edilmiş oldu.

BU TABLO NASIL ORTAYA ÇIKTI?

2002 seçimleri sonrasında iki partili bir Meclis oluşmuştu. AKP 365, CHP 177, bağımsızlar 8 milletvekili çıkarmıştı. Bağımsızlardan da ret oyu verenler olmakla birlikte, bu sonucu etkileyen en önemli faktör, çekimser oy kullanan 90 kadar AKP milletvekiliydi; bunların arasında bazı bakanlar da vardı. Gidişatı son süreçte belirleyenin, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal ile Genel Sekreteri Önder Sav'ın yaptığı konuşmaların tereddütte olan bazı AKP'li vekillerin üzerinde etkili olduğu da iddia edildi. Ret oyu veren AKP milletvekillerinin neredeyse tamamı bir sonraki seçimde aday gösterilmedi.

Yasama organının, yürütmeye karşı karar alma bağımsızlığını koruyabildiği örneklerin sayısı çok azdı ama, 1 Mart 2003 oylaması, sonuçları bakımından benzersizliğini halen sürdürmekte.