Bursa
Açık
31.7°
İsmail Kemankaş
İsmail Kemankaş

Normal, anormal ve yeni normal

31 Mayıs 2020 Pazar, 22:01

Kendi halinde yaşayan insanlardık... Haksızlıklara fazla ses çıkarmayan, eşitsizliklerle ilgilenmeyen, siyasete bulaşmayan ama günlük yaşamın her anında politik davranan bir toplumun bireyleriydik.

Geçinip gidiyorduk!

Ne oldu bilmiyorum; tüm dünya küçücük bir virüse boyun eğdi, "anormal bir döneme" girdi. Henüz, bu anormal yapay mı, doğal mı sorusuna net bir cevap bulanamadığı kanaatindeyim. Bu da benim küçük politikam oluversin.

Şimdi de ülkemiz için "yeni normal" bir dönem başlıyor bugün...

Ben talimatlardan pek fazla bir şey anlayamadım. Anlamaya da niyetli değilim sanki... Deniz mi, havuz mu ikilemini yaşayan konforlu yaşamın üyeleri bir yanda, kahveye gidebilecek ama okey oynayamayacak olan, mütedeyyin ve fazlasının hakkı olmadığını düşünen kesim bir yanda...

Çık çıkabilirsen işin içinden.

Bir de bizim gibi "koruma altına alınan" bir grup var. Seyahat edebilecekler ama gittikleri yerden en az bir ay dönemeyecekler. Zaten onlar bir yerlere gitmeye başlarsa, kurala kaideye gerek yok dönemezler zaten!

Tam bunları düşünürken, ekranda genç bir hanımefendi beliriyor. Yüz yogası hocasıymış. Bir anlatıyor ki, şaşırmamak elde değil. Yüzümüzde tam 57 kas varmış. Örneğin çene kasının kuvvetli olduğunu biliyordum ama kalçayı hareketlendirdiğinden haberim yoktu. Sadece şaşırdım. Evde oturduğumuzda şu günlerde ortaya çıkacak sakıncalardan söz ediyor ve örnekler veriyordu.

Neyse uzatmayayım bilemediğimiz o denli gerçek var ki, ömrümüz yetmez. Doğal olarak moral bozucu...

Bir de görüp anlayamadığım olaylar vardı bu anormal dönemde...

İşte örnekler... Elon Mask denen zat, uzaya iki astronot göndererek, özel sektörün ilk başarısına imza atmış. Bu arada ABD ve NASA bu işten bile kârlı çıkmış. Çünkü 2011 yılından beri uzaya astronot gönderirken, Ruslar'ın "soyuz" araçlarını kullanıyormuş NASA... Bu sayede astronot başına 85 milyon dolardan kurtulmuşlar. Şimdi anlaşıldı Vehbi'nin terrâkesi... Eski yazarlardan biri bu deyimi kullanırdı geçmiş zamanlarda...

Yani işin ucunda yeşillik, yani dolarlar var.

Ne diyordum; yeni normale girerken bunlardan da haberimiz olsun ve biraz da şeytan taşlamak istedim. Yoksa klasik deyimle "her şeyin başı para mı?" desem diyorum... Çünkü iş yerleri ve özellikle esnaf yarı normale döndüğünde, çalışanları da iş başı yapacak ve bu arada "kısa çalışma ödeneği" gibi bir külfet ortadan kalkacak devletin üzerinden... Acaba bu acele ondan mı?

Boş verelim gitsin, bizden iyi mi bilir yönetenler!

Unutmadan Amerika'ya bir kez daha dönmek istedim. Onlar da anormali yaşıyorlar henüz... Bir siyahinin hunharca ve polis tarafından öldürülmesi üzerine, ayaklanma başladı. Bir çok şehir karıştı.

İşte bu da insanoğlunun anlayamadığı bir durum daha... Salgında yüz binden fazla insan ölüyor, pek bir tepki yok, bir kişi öldürülüyor ortalık ayakta !

Biz de her akşam ekrana kilitleniyoruz ya, bugün kaybedilen sayısı kaç diye... Otuzun altında çıkınca en azından ferahlama geliyor içimizden...Oysa önceki gün ikisi asker üç şehidimiz vardı, kimse farkında olamadı sanki...

Dedim ya, bir çok şeyi ve normal ile anormali anlayamadan göçüp gideceğiz bu dünyadan... Bursa'daki bir intihar girişiminin haberini okudum enbursa.com sitemizden... Ağlanacak halimize gülünecek bir durum sanki... Bir kâğıt toplayıcı, ikinci kez binanın tepesine çıkıp intihar girişimi gibi hareket yapmış. Yoldan geçen bir zat 500 lira verince aşağıya inmiş. Polisler bakmış, bu ikinci girişim, geçmişini araştırmaya başlamış. İşte gerçekler böyle...

Ülkesinde yüz binlerce insan küçücük bir canlıdan yok olurken, elin oğlu uzaya gitme peşinde, bizimki de krizden fırsat çıkarma savaşında. Başta da söyledim, insan denen canlıyı anlamak, içindeki kazanma hırsını çözebilmek güç iş. Bunu çözmeden de, ne normal olur, ne de yeni normal bir yaşam... Yeni normal bir yana bizler her daim "anormal" yaşıyoruz ve farkında bile değiliz.