Bursa
Açık
32.3°
İsmail Kemankaş
İsmail Kemankaş

Kutlama bitti artık gerçekler...

03 Ocak 2020 Cuma, 23:09

İstenmeyen gelişme ve gerçeklerden söz edilince, kötümserlikle suçlanmak kaçınılmaz. Bunu göze almadan da yorum yapmanın bir anlamı yok, diye düşünüyorum.

Dün, resmi olarak 2019 yılı enflasyonu ve buna bağlı olarak, işçi ve memur emeklilerinin maaş zamları açıklandı.

TÜFE'de, yani tüketici fiyat endeksine göre, resmi enflasyon 11.84 olarak belirlenmiş! Mecburen bu ifadeyi kullanıyorum, kimse kusura bakmasın çarşı pazardaki, mağazadaki artışlar hiç de öyle değil.

Bu resmi rakama göre, memur ve memur emeklisinin maaşına yapılacak zam oranı 5.49 olarak belirlenmiş. İşçi emeklisinin maaşına da bir puan farkla 6.49 oranında zam yapılacakmış ve Ocak ayı maaşı bu artış ile verilecekmiş.

Bunlardan da makale yazılır mı?

Bu soruyu kendime ben de sordum, ama yine de ısrarcıyım. Çünkü en önemli konular yerine, bizim önümüze atılan, ağızlara sakız olacak konuları tartışmak daha keyif veriyor toplumumuzun büyük bölümüne!

Şimdi gelelim bu artışla birlikte yaşamayı sürdürmeye... Bir işiniz var, zaten herkes, ismi asgari, aslında standart olan ücretle çalışıyor. Kazanılan ücret yeterli olmuyor, bu durumda yapılacak en akıllıca iş, ikinci bir uğraş bularak aile bütçesine katkıda bulunmak. Kentimiz Bursa'da bu olanağı bulabilir miyiz?

Bana göre sihirli cümle böyle kurulabilir.

İşte nedeni... 2018 yılına dair matrahlara göre, gelir ve kurumlar vergisi rekortmenleri açıklanmış. Aslına bakarsanız, artık rekortmen kelimesini bir tarafa bırakmak gerekiyor. Çünkü çok kazanan ve gizlenmek isteyen ismini yazdırmıyor, yıllardan beri listenin üst sıralarını dolduran büyük işletmeler de artık yarışın dışında kalmış görünüyor. Rakamları vermeden bunu anlatamayacağım.

Örneğin kurumlar vergisinin ilk iki sırasında isim yok, yazılması istenmemiş. Bildik firmalardan Çemtaş dördüncü, Özdilek yirminci, Bursagaz otuzuncu, Oyak Renault otuz birinci, TOFAŞ otuz üçüncü sırada...

Gelir vergisi mükellefleri arasında, birinci sırada ismini vermeyen bir mükellef var. Gayrı menkul kira geliri ile 9 milyon 977 bin lira vergi tahakkuk etmiş.

Yani Bursa'da üretim yapanlar para kazanamamış!

Doğruysa vay halimize, değilse yine vay halimize...

Üretmeden tüketen illerin başında Bursa geliyor demektir bu verilere göre...

Kafamızı biraz daha zorlarsak, bu sonucu doğuran başka nedenler de bulabiliriz. Şeytanın avukatlığını yaparak; acaba Arap konuklarımızdan dolayı kayıt dışı üretimler nedeniyle, bu durum vergi gelirlerine mi yansıdı?

Veya, şehrin lokomotifi kurumlar gerçekten üretim maliyetlerinin yüksekliği sonucu frene mi bastı? Bu ihtimal daha yüksek oranda.

Bu sonuçları sizinle paylaşırken, kentin ekonomi egemenleri acaba ne yapıyor?

Bu da bir başka sihirli soru... Duyduklarım yüzde yüz doğruysa önemli sanayiciler üretimi es geçip, ucuz arsa kapatmayı, sonra da bunu ranta çevirmeyi akıllarına koymuş. Çok güvendiğim arkadaşlarımın bana aktardıkları böyle... Cebinde, pardon bankada parası olan kodamanlar, otoyol ve hızlı tren kenarlarında turistik geziler yapmış ve gezilerini olumlu sonuçlandırmış. İyimser bir bakışla; acaba küçük küçük yeni sanayi alanları mı oluşturacaklar, yoksa arsa spekülasyonculuğuna mı soyunacaklar, bekleyip göreceğiz.

Bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler... Liberalizmin temeli bu değil mi?

Dünya devi ABD'yi kurnaz bir iş adamı yönetmiyor mu? Bu satırları kaleme alırken, bu kurnaz işadamı-başkanın insan katlindeki marifetlerini de TV'den izliyorum. Biz niye bunun dışında kalalım!.. Devlet ahlakı ortadan kalkmışken, başka bir sonuç mu bekliyorduk yoksa?

Benim beklentim yok, çünkü kutlamayı kısa kesip gerçeklere gömüldüm zaten...