Bursa
Açık
22.1°
İsmail Kemankaş
İsmail Kemankaş

Kayıt, kayıt dışı veya kayıtsız...

11 Mayıs 2020 Pazartesi, 20:44

Önemli bir günü geride bıraktık... Anneler Günü... Nereden çıktığının da fazla önemi yok. Her zaman olduğu gibi batıdan gelmiş bu kutlama da... Antik Yunan'da ilk ipucunu vermiş, son noktayı Amerikalı Ana Jarvis, annesinin ölüm gününe denk gelen mayıs ayının ikinci pazarında anma yaparak koymuş. Toplumlar da bunu kabullenmiş. Önceki gün de böyleydi ve çok farklıydı. Analar evlerinde oturmayıp tam 4 saat sokaklarda dolaştı... Çünkü belki de yaşamlarında ilk kez devletin verdiği bir izne çıkıyorlardı... Hiçbir yönetimin, padişahın, cumhurbaşkanlarının yapamadığını küçücük bir virüs yapmış, analarla beraber tüm yaş almışları evlere kapatmıştı. Çok ilginç sahneler gördük TV ekranlarında... Yürüyüş yapanlar, gülüp oynayanlar, dostları ile sosyal mesafeden yarenlik edenler ve az da olsa, bu 4 saati fırsat bilerek ekmeğini çıkarmaya çalışan büyüklerimiz. Örnek, bu sürede boyacılık yapan bir yaşlımız.

İşte burası çok önemli...

Yaşlısına, hak ettiği ve geçimini sağlayacak bir aylığı vermeyi başaramayan bir zihniyet, o güzelim görüntülerin içine ediverdi bir anda...

Biz buraya nereden geldik? Gelenekler, dini inançlar ve Osmanlı döneminde kurumlaşan yardım organizasyonları yoksulu korurdu. Cumhuriyet ile birlikte oluşturulmaya çalışılan sosyal devlet anlayışı, nüfusu ölçülü biçimde artan, kendisini koruyup kollayan ve kendisine ümmet yerine millet olarak bakılan bu toplumun bireyini Devlet vatandaş yapmıştı.

Yani tüm sorumluluk "Devlet" dediğimiz kurumundu.

Anavatan ve Devlet Baba kavramları işte böyle doğmuştu.

Sonra ne mi oldu?

Devlet küçüldü, sarıp sarmalama görev olmaktan çıkarak, lütûf haline geldi. Kamu ağırlıklı karma ekonomik sistem yerini "liberal ekonomik düzene" bıraktı. Sonuç; "gemisini kurtaran kaptan" felsefesi galebe çaldı. Gemiyi kurtaramayan da yaşı ister 70, ister 80, emekli olsa bile yetersiz maaşla, olamadıysa, aş evleri ve yoksul yardımıyla geçinmeye mahkûm edildi.

Bu durumu ve şu an yaşadığımız salgın ortamını anlatacak işte sihirli kelimeler...

Başlıkta belirttim onları; "kayıt" dedim, çalışan vatandaşın durumuna açıklık ve destek getirecek kurum ve çalışmalar yetersiz kaldı. Yani kayıt, sözlükte kaldı!

Dün açıklanan ve geçtiğimiz yılın şubat ayı ile kıyaslanan rakamlar da şöyle... 2019 a göre işsizlik gerilemiş, istihdam oranı yükselmiş. Çünkü bir çoğu umudunu yitirip artık iş aramaktan vazgeçmiş. Bu verilere göre her yaştaki işsizlik oranı azalmış. Böyle bir ortamda bu bilgi içinizi serinletiyor değil mi? Ama, biraz düşününce, bu rakamların şubat ayına ait olduğunu, böyle olsa bile yeni işten ayrılanlarla, iş aramaktan vazgeçenlerin kayıt dışına kaydığını hemen anlıyorsunuz. İlginç bir veri daha; kayıt dışı çalışanların oranı yüzde 30 kadarmış. Ben bunu anlayamadım. Kayıt yoksa, kayıt dışıysa siz nasıl tespit ettiniz? Diyelim saptadınız, neden kayıt içine alınmadı bu insanlar?

Vallahi benim kısıtlı iktisat bilgim, az buçuk muhasebe deneyimim bunu çözmeye yetmedi. İşte size kayıt dışı kelimesine de çarpıcı örnek... Bu durum için birkaç sendikacı, yazar-çizer takımı dışında toplumun büyük bölümünün, siyasi partilerin "kayıtsız" kalması da bir gerçek.

Bu kayıtsızlığa bir de salgına karşına şövalye gibi dikilip "bana bir şey olmazcıların" içine düştüğü "kayıtsızlığı" ekleyelim, bu duruma nasıl geldiğimizi sanırım anlayabiliriz. Ben bir ekleme daha yaparak, bu durumdan ve kayıt dışına olan kayıtsızlıktan "kaygı" duyarak, bir kelime daha ilave ediyorum! Yan yana geldiğinde çok şey anlatır sanırım.

Eksik kayıt, çalışan ama kayıt dışı, toplum kayıtsız ve bizler kaygılı.

Unutmadan söylemek istiyorum... Bu verileri hangi kurum vermiş? Bileceğinizi sanmıyorum ben vereyim istedim... Tam adı ve cümle şöyle: "Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı'nın derlediği veriye göre..."

Çok tartışmalı TÜİK ne oldu acaba? Yerinde duruyor da bu kez veriler olumlu çıktığı (!) için mi bu kurum açıkladı bilemiyorum. Bildiğim bu yeni yönetim sistemimizin yeni doğan kurumlarından birinden ilk kez böyle bir açıklama duyuyorum. Daha önce duyurusu varsa onu bilemem.

KOLONYA VE MASKELERİM GELDİ

Cumhurbaşkanlığı kurumu daha önce vaat ettiği biçimde, biz 65+ grubun maske ve kolonya dağıtımını tam olarak ne ölçüde gerçekleştirdi bilemiyorum. Bana ve bulunduğum mahalle Kükürtlü'ye dün ulaştı emanetlerimiz ve kapımızdan teslim aldık. Maskemizi dışarıya çıkmadan elde ettiğimiz için bir sonraki hafta 4 saatlik "yaş almışlar bayramında!" rahatça önümüzdeki caddeye çıkıp yürüyebileceğiz. Emeği geçenlere teşekkürü bir borç biliriz.

Darısı sizin de başınıza.