Bursa
Açık
21.4°
İsmail Kemankaş
İsmail Kemankaş

Karar: Cargill tez yıkıla!..

17 Ocak 2020 Cuma, 23:50

Aman haaa... Başlığa bakarak, bu kararın uygulanacağını falan sanmayın. Boşuna hayale kapılmayın. Aslında bize ne, kim nerede, nasıl para kazanırsa kazansın... Üstelik istihdam da sağlıyor. Bursalı hemşerilerimiz para da kazanıyor. Bir de şehir efsaneleri olmasa...

Yaklaşık 23-24 yıl falan önceydi. Cargill konusu Bursa'da neredeyse her yerde konuşuluyordu. İznik Gölü'nden günde 3 ton su çekeceği bir yana, fabrika kurulduktan 8-10 yıl sonra uçan ne bir sinek, ne bir arı kalacakmış.

Bu ve benzer iddialar havada uçuşuyordu. İyiden iyiye bu konu, kamuoyu oluşturmuş, yöneticileri zorlar olmuştu. Benim kendimi bildiğimden bu yana en cesur belediye başkanı unvanını gözüm kapalı vereceğim Erdem Bey (Saker) bile, farklı platformlarda konu açıldığında en azından sessizliğini korurdu.

Ama, şirket dev gibiydi, uluslararası üne sahipti, kendi gelmeden ünü Bursa'ya gelmişti... En çok kurulan cümle de "Bu şirkete ters bakacak, git diyecek bir siyasi, bırakın onu başbakan bile olamaz" şeklindeydi. Buna rağmen şirketin Bursa yöneticileri, üşenmeden çalıştığımız yayın organına gelerek bize "brifing vermek" bahanesi ile belki ikna, belki de gözdağı verme çalışması amaçlamıştı.

O günlerde, patronumuzun öngörüsü ile, spor yazarlığından güncel makale yazarlığına hayretler arasında yeni terfi etmiştim!

Şirketin üst düzey yetkilisi bizi sinema salonunda toplamış ve fabrikanın, Bursa'ya dair kazanımlarını sıralıyordu.

Eh, serde biraz gençlik, biraz da yeni yazarlığın verdiği özgüven ile bir cümle sarf ettim: "Böyle bir fabrika Ontario Gölü kıyısında yapılsa, halkın tepkisi ne olurdu? Orada yapmak şirket için daha avantajlı değil mi?" dedim.

Cahilmişim gerçekten de, adam gülümsedi ve kısa bir cevap verdi: "Sizin haberiniz yok, Gemlik'teki Sunği İpek Fabrikası yıllardır, bu gölden su çekiyor, git kıyıya motoru görürsün" dedi. Cevabımı aldım ve düşünmeye başladım. Neden oraya kursunlar ki fabrikayı... Tabiat onlara bizden çok lazım! Bizim gibi üçüncü dünya ülkesi olmaktan çıktı çıkmadı seviyesindeki bir memlekette her işe evet diyecek yöneticiler varken, neden zorlansınlar. Üstelik burada üretecekleri NBŞ'yi (nişasta bazlı şeker) burada satmayacaklar mı?

Eh, ne yapalım toyluk işte... Bu sorum sayesinde sadece mesai arkadaşım İbrahim Sönmez'in biraz hayretini, biraz da hayranlığını kazanmıştım.

Neyse, günümüze dönelim... Aradan neredeyse 25 yıl geçti. Fabrika gölün suyunu çekti, şekeri üretti, bize sattı, çevrede yarattığı kirliliği bırakın önlemeyi, gündeme bile getirmedik. Bu arada şeker fabrikalarını kapattık, pancarı çamura bıraktık, Amerikalılar'dan aferini de aldık... Daha ne olsun ?

Oldu oldu... Yargı karar verdi; Cargill'in yapıldığı yer bu iş için uygun değilmiş. Tarım dışı alan kapsamına girmiyormuş. Ben bunu anladım karardan. Şimdi ne olur, onu bilmiyorum, gazeteci arkadaşlarımdan bir ikisine sordum, onlar da bilmiyor. Sadece biraz eski haberleri karıştırdım ve bir sağdan, bir soldan iki gazetedeki bir haberi hayretle okudum. Çünkü daha önce görmemişim. Görüp, duyan da olmamış ki, Bursa'da haber yapılmamış! Daha önce alınan izni ve iptal kararını içeren Odatv haberi aynen şöyle:

16 Mart 2009 tarihinde 25033 sayılı yazıyla "tarım dışı arazi kullanım izni" verilmişti... Bursa 2. İdare Mahkemesi, 11 yıl sonra verdiği kararının gerekçesinde "....Çevre Düzeni Planı'nın ise mahkemece iptal edildiği görüldüğünden, dayanağı plan iptal edilen iş bu davaya konu 1/1000 ölçekli uygulama imar planının onaylanmasına dair Bursa İl Genel Meclisi'nin 7 Temmuz 2009 kararında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır."

ŞEKER FABRİKALARI NASIL KAPATILDI?

Yeni karar böyle... En önemli kısmı sona sakladım. Hükümetimiz, şeker fabrikalarının kapatılması öncesi Cargill yetkililerinden bakın ne istemiş? Bu haber de Yeniçağ Gazetesi'nden:

" Cargill Gıda İletişim Direktörü Ediz Aksoy, 'Hükümet bu konu ile ilgili bizden bir rapor istedi. Çalışmalarımızı yaptık ve 2018 yılı Ocak ayında raporu sunduk' dedi."

Haber şöyle devam ediyor...

"Cargill tarafından hazırlanan raporda, şeker fabrikalarının özelleştirilmesi talep edilirken, şeker pancarının da aşırı su tükettiği ve mısır tarımına göre ekonomik verimliliğinin de düşük olduğuna dikkat çekilmişti. Hükümet, şeker fabrikalarının özelleştirme sürecinde Cargill raporuna yönelik kamuoyunda oluşan tepkiyi kırmak için geçtiğimiz yıl nişasta bazlı şekerlerin kotasını yüzde 10'dan yüzde 5'e düşürmüştü."

Sözün bittiği yerlerden biri daha...