Bursa
Açık
30.9°
İsmail Kemankaş
İsmail Kemankaş

İŞ Bankası, İpekİŞ ve Çelik Palas

26 Mayıs 2020 Salı, 21:05

Son dönemin en fazla konuşulan "suni gündemi" CHP'nin sembolik olarak sahip olduğu ve Atatürk mirası İŞ Bankası hisseleri...Hukuki açıdan konu "mülkiyet hakkı" ve "miras hukuku" çerçevesinde değerlendirildiğinde, bu sembolik hisselerin devrinin çok gereksiz olduğu biliniyor. Genel kanı bu yönde. Hukukçular dışında, bazı siyasi yetkililer de bu kanaati taşıyor. Söz konusu bankanın kuruluşunda ve iştiraklerinde Bursa ile ilişkisini de söylemeden geçemeyeceğim. Niyetim, sadece yaşadığı şehre hayranlık duyan ve bu konuda duyarlı bir kent sakini olarak, benzer iki mirası, hatta üç Atatürk mirasını gündeme getirmek. Nedir bu üç Ata mirası? Mustafa Kemal Atatürk'ün bizzat kurucusu olduğu İŞ Bankası'nın ürünü olarak, Bursa'da hayata geçirdiği İpekİŞ Fabrikası, kendine hediye edilen Atatürk Köşkü ve dönemin en modern ve bu sektördeki ilk örneği Çelik Palas... Daha da önemlisi, bu üç gözde Atatürk mirasını, hangi amaçla, ne zaman ve ne şekilde elden çıkarıp, kent olarak neden koruyamadık? Sorunun yanıtı ve işte öyküsü...

Daha önce bu sütunlarda belirttiğim gibi, Atatürk'ün evinde gerçekleşen toplantılar ve kendi direktifi ile İzmir İktisat Kongresi'nde alınan kararlar doğrultusunda, 26 Ağustos 1924 tarihinde İş Bankası resmen kurulur. İlk Genel Müdür Bursalı Celal Bayar ve nominal sermayesi 1 milyon liradır. Bu sermayenin fiilen ödenen 250 bin liralık bölümü ise bizzat Atatürk tarafından karşılanır. Geri kalan kısmı Celal Bey'in girişimi ile Türkiye'deki yabancı bankaların yöneticileri, biner liralık kendi hisselerini bağışlaması ile karşılanır. Bunun dışında yerli tüccar ve esnaftan da hisse karşılığı para toplanır. Cumhuriyet döneminin ilk özel bankası olan Türkiye İş Bankası'nın kurucuları arasında sekiz Bursalı da bulunur. Bankanın Bursa şubesi İzmir ile birlikte, taşrada açılan ilk şubelerden biridir ve şubenin ilk müdürü İnegöllü Hacı Mehmet Safvet Bey'dir.

İpekiş ve İş Bankası ilişkisi

Hakimiyeti Milliye Gazetesi'nin Onuncu Yıl Özel Eki'nin (29 Ekim 1933)

82'inci sayfasından alıntı:

"İş Bankası, kuruluş maksadının, esas nizamnamesinin çizdiği çerçeve içinde memleketimizde sanayi işleriyle yakından alakadar olacaktır.

400 bin lira sermaye ile çalışan İPEKİŞ'in ipek sanayii ve kozacılık itibariyle yaptığı hizmetler atiyen daha kendini gösterecektir."

Yukarıdaki metinde İpekiş'in İş Bankası tarafından kurulduğu söylense de, daha önce ipek kumaş üretimi, ticareti yapan Bursalı sanayici ve tüccarlar da hisseder olarak vardır. Ülkemizdeki ilk kamu-özel sektör ortaklığı örneği olarak da gösterilebilir İpekiş'in oluşumu. Aradan uzun yıllar geçer ve 1991 yılında Tarman Grup İpekiş'in sahibi olur. Sanırım borsadaki hisseleri toplayarak sahip olurlar. Ama marka değişmez. Demek ki, yaklaşık 60 yılda Cumhuriyet döneminin ilk fabrikalarından İpekiş, kaliteden ödün vermeden çalışmış.

Böyle bir işletmeyi Bursa neden sahiplenmemiş, işte soru bu?

Köşk ve Çelik Palas

Mustafa Kemal'in şehre ikinci ziyaretinde, Bursalılar konakladığı ve şahsa ait olan Çekirge'deki köşkü armağan eder. Atatürk, köşkün yanındaki arsaya Bursa'ya yakışır bir otel yapılmasını, inşaat için gerekli paranın büyük kısmını da kendisinin karşılayacağını söyler. Hatta Mısır Hidivi Abbas Hilmi Paşa ile bu konuyu görüşür. İtalyan asıllı Giulio Mongeri ile yardımcısı Hüsnü Tümer'in çizdikleri proje ile yapılan otel 26 Temmuz 1935'te işletmeye açılır. 1945 yılında göreve gelen dönemin Valisi Haşim İşcan otele ek bir bölüm yaptırır. Gazi Mustafa Kemal Atatürk 1938 yılındaki son Bursa gezisinde, Köşk ve Çelik Palas'taki 34 bin 500 liralık hissesini Bursa Belediyesi'ne devreder.

Bursa Belediyesi 1961'de, Atatürk'ün bağışladığı hisselerle eski ve yeni otel binalarını ve Atatürk Köşkü'nü Emekli Sandığı'na satar. Ancak bir protokolle, Atatürk Köşkü'nün amacı dışında kullanılamayacağı belirtilir. Emekli Sandığı daha sonra köşkü otellerden ayırarak Kültür Bakanlığı'na devreder. Köşk, 29 Ekim 1973 tarihinde müzeye dönüşür. Emekli Sandığı'na ait son otel olan Çelik Palas'ın özelleştirilmesi için 2006'da düğmeye basılır ve 2007 Ağustos'unda 38 milyon 900 bin dolarla en yüksek teklifi veren MSN Yapı A.Ş.'nin olur.

Şimdi de bilim insanı ve gazeteci Prof. Dr. Güngör Uras'ın 2006 yılındaki Bursa izlenimlerine ait satırları paylaşıyorum.

"Benim anlayamadığım Atatürk hisselerinin belediyeden nasıl Emekli Sandığı'na geçtiği, Emekli Sandığı'nın Atatürk'ün vasiyetine rağmen Atatürk'ün hisselerini nasıl satabileceğidir. Bursa'da Cumhuriyet döneminden kalan fabrikaları kapattık. Kalan son mimari eseri koruyamaz isek, yazık olacak..."

Benim de anlayamadığım yönler bunlar... Çelik Palas da İş Bankası gibi "miras hukuku" kapsamında değil mi? 60 yılı geride bıraktığımız bir 27 Mayıs gününde, İhtilal'in böyle bir konuyla ilişkili olacağını düşünemezdim. 1961 yılında Çelik Palas Palas'ı Emekli Sandığı'na devredenler geçici belediye başkanı ve ihtilal yönetimiydi. Diyelim ki bunu anladık. Emekli Sandığı'nın 2006'da Özelleştirme İdaresi'ni devreye sokmasına de ne demeli? Bursa'nın en önemli şahsiyetlerini konuk eden Çelik Palas'ın satışının, o şahıslar tarafından sadece seyredilmesi de hazmedilecek bir şey değil!..